Adli para cezasının tayininde faiz, takip ve yargılama giderleri yönünden Anayasa Mahkemesince iptal kararı verildiğinden sözü edilen giderlerin karşılıksız kalan çek miktarına eklenmesinin mümkün olmadığı- Karşılıksız çek düzenleme suçunda, hükmedilecek para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağından, sanığın 38.710.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği-
Çek Kanunu'nun 5/1. maddesindeki "hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı ibaresinden sonra çekin üzerinde yazılı bulunan düzenlenme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunu göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından..." ibaresi Anayasa'ya aykırı olduğundan iptaline karar verildiğinden, sanığın, bankanın sorumlu olduğu miktar düşüldükten sonra suça konu çekin karşılıksız kalan miktarı tutarında adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği- Hükmün ilgili bölümünün "...5941 s. Çek K. mad. 5/1 gereğince hükmedilecek adli para cezasının miktarı çekin karşılıksız kalan miktarından az olmayacağından sanığın neticeten 120.710,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına..." şeklinde düzeltilmesi gerektiği-
Suça konu çekin üçüncü bir kişi tarafından 29/12/2016 tarihinde bankaya ödeme için ibraz edildiği ve karşılığının bulunmadığı bildirilmekle atılı suç oluşmuş ise de; şikayetçinin suça konu çeki muhatap bankaya ödeme için ibraz eden yetkili hamil olmadığı, böylece müştekinin şikayet hakkının bulunmaması nedeniyle yargılamaya devam olunmasının isabetsiz olduğu-
Keşidecinin lehdar hanesine kendisini "alacaklı" olarak yazmadığı, borçlu olduğunu belirtir şekilde "alacaklı veya emrühavalesine senedi ödeyeceğini" açıkladığı görülmüş olup alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğinden söz edilemeyeceği-
Muteriz borçlunun, senette düzenleyenin imzasının bulunmadığını ileri sürdüğü, düzenleyenin imzasının bulunmaması halinde, düzenleyen için aval vermiş olan şikayetçinin, senet bedelinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, bunun tek istisnasının, kambiyo senedi düzenlenmesi için vekaletname verilmesi olduğu, ancak dosyada, düzenleyen tarafından, avaliste verilen ve kambiyo senedi düzenleme yetkisini de içeren bir vekaletname bulunmadığından, senette düzenleyen imzasının bulunmadığı çekişmesiz olup, senet üzerinde atılı olan her iki imza da aval verene ait olduğundan, düzenleyen için aval vermiş olan şikayetçi borçlunun, bono bedelinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, o halde mahkemece şikayetçi borçlu hakkındaki takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Takip alacaklısı Ş. T.A.Ş'nin, ibraz işlemlerini, yönetmelik hükmü gereği, muhatap Y.K. Bankası A.Ş. adına vekaleten yaptığının görüldüğü, takip alacaklısı Ş. T.A.Ş, aynı zamanda muhatap banka durumunda olmadığından ve çek adı geçen banka tarafından, süresi içerisinde ibraz edildiğinden, takip yapan bankanın yetkili hamil olduğunun kabulü gerekeceği- Rehin cirosu iddiası ispatlanamadığı gibi, takip konusu çekin, mal alım satım işlemi gerçekleşmediği için bedelsiz kaldığına ilişkin iddia ise, sadece bu iddianın tarafları arasında ileri sürülebileceğinden, anılan ilişkinin tarafı olmayan diğer kişilere karşı veya diğer kişiler tarafından ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığı, o halde, mahkemece, borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayetinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun iddiası borcun lehdara ödendiğine ilişkin olup üçüncü kişiye yapılan ödemelerin, alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği, üçüncü kişiye yapılan ödemenin borçluyu borçtan kurtarmayacağı, yapılan bu ödemede iyiniyetten bahsedilerek borçlunun borçtan kurtulduğu sonucuna ulaşılamayacağından, borçlu icra mahkemesine başvurusunda TTK.'nun 687. maddesinde belirtildiği gibi alacaklı hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile zararına hareket ettiğini iddia ve ispat etmediğine göre mahkemece itirazın reddi yerine kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Takibe konu çekin, aslı yerine "aslı gibidir" şeklindeki sureti ile takibe girişildiği anlaşıldığından, mahkemece, İİK'nun 167/son maddesi hükmü uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece görülüp, sonuçlandırılan davada verilen hükmün, çek hamili olan üçüncü kişi tarafından temyiz edildiği, bu hali ile değinilen ilkeler ışığında, mümeyyiz çek hamili bankanın davada taraf sıfatının bulunmadığı ve esasen eldeki davanın tarafı olma imkanının da mevcut olmadığı anlaşılmakla, çek hamili ... T.A.Ş. vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekeceği-
Yargıtay ilamında, takip talebinde, asıl alacağın ve asıl alacağa işlemiş faizin Türk Lirası'na çevrilerek istendiği, bu haliyle, seçimlik hakkının TL yönünde kullanıldığı, bu nedenle faiz hesabının da buna göre yapılması gerekirken, yabancı para alacağına uygulanan faiz üzerinden hesaplama yapılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğu, başka bir anlatımla, asıl alacak miktarına yönelik bir bozma yapılmadığı halde, mahkemece, asıl alacak miktarı üzerinden faiz hesaplanması gerekirken, bozma ilamı aşılacak şekilde belirlenen miktar üzerinden faiz hesaplamasının yapıldığı-