Davacının iş akdi işveren tarafından bir başka işçiye sataşması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram-genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesi talebiyle açılan davada, davacının maaş ödemelerinin yapıldığı bankadan maaş hesap ekstrelerinin getirtilerek Eylül ayına ait ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ile ücret alacağının hüküm altına alınması gerektiği- 
İş akdini işçinin kendisinin feshettiği davada, ihbar tazminatı talep hakkı bulunmadığından mahkemece bu talebin reddinin gerekeceği- Mahkemece, ilke kararındaki kriterlere göre emsal ücret araştırması yapılarak, banka kayıtları getirtilerek, diğer delillerle birlikte değerlendirerek davacının ücretini belirlemek ve buna göre diğer alacakların da hesabını yapmak olduğu-
Davacı sefer ücreti talebinde bulunduğundan ve sefer primine ilişkin talebini açıkça ortaya koyduğundan sefer primi ücreti talebinin dava dilekçesinde ve fesih ihtarnamesinde belirtilen miktarla sınırlı olarak değerlendirilip sefer primi talebinin hüküm altına alınması gerektiği- Dava dilekçesinde ve ıslah talebinde kıdem tazminatı dışındaki alacak talepleri açısından temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edildiğinden, mahkemece dava/ ıslah tarihi ayrımı yapılmaması gerektiği- Hükmedilen miktarların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hüküm fıkrasında belirtilmesi ve infazda tereddüde yol açılmaması gerektiği-
Davacı işçinin davalı işyerinde yaklaşık 14 yıl 5 ay kadar süreyle çalıştığı, davalı işyerinde tarafların kabulünde olduğu üzere davacının da yararlandığı Toplu İş Sözleşmesinin bulunduğu, bu sözleşmenin 24. maddesine göre işten çıkarma cezasının ancak disiplin kurulu kararı ile verilebilmesinin mümkün olduğu, somut olayda ise iş akdine disiplin kurulu kararı olmaksızın son verildiğinden feshin haklı bir nedene dayandığından söz edilemeyeceği, geçerli nedene dayandığının ise davalı işveren tarafından ispatlanamadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının davalı şirketteki işe iadesine karar verilmesinin isabetli olacağı - Davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 7 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru olmayıp, bu tazminatın davacının 5 aylık ücreti oranında belirlenmesinin dosyaya uygun olacağı-
Davacının ikramiye (ikramiye + ilave tediye) alacakları brüt ücret üzerinden hesaplanmış olsa da davacıya yapılan ödemeler net olduğundan,  yapılan ödemenin bunu karşılayıp karşılamadığı, bakiye alacağının kalıp kalmadığının hesaplatılması gerektiği-
Hasta bakıcı olan davacının, olay günü bakım evinde kalan yaşlı ...'a kötü davrandığı ve hakaret ettiği dosya kapsamından anlaşılmakla, her ne kadar ceza yargılaması sırasında yaşlı ...'un konuşamaması sebebiyle beyanı alınamamışsa da davacının davranışı ve olayın oluş şekli kamera kaydı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile ispatlanmış olduğundan feshin haklı sayılacağı, dolayısıyla kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiği-
Davacı işçinin, işverenin diğer bir işçisine hakaret edip sataştığı delil ve beyanlarla sabit olup işverenin feshi haklı sebebe dayanıp, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı talebinin yerinde olmadığı- Davacının haftada 6 gün çalıştığı kendisinin de kabulünde olduğundan davacının hafta tatilini kullandığı açık olup bunun karşılığı ücrete hak kazanmadığı-
TBK. mad. 74. gereği olayla ilgili ceza mahkemesinin beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağından davacı ve arkadaşlarının sahte faturalar ile gerçek hizmet alımı olmadan ödemelerin yapılıp, davalı yönünden davacıya karşı güven ilişkisinin kalmayıp davacının eyleminin doğruluk ve bağlılığa uymadığından işverenin feshi haklı nedene dayanıp işçinin kıdem-ihbar tazminatı taleplerinin yerinde olmadığı- Hükmedilen miktarın net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmediğinden hükmün hatalı olduğu-
Davacı-karşı davalı ile işveren arasında gerçekleşen tartışmada, işverenin hakaret içeren konuşmaları doğrudan işveren feshi olduğundan, davacı-karşı davalının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne, davalı-karşı davacının ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-