İcra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de davacının zararının doğmasında davalı şirket çalışanının kusurlu eyleminin bulunması ve davacının müterafik kusurunun bulunduğu sonucuna ulaşılması durumunda alacağın belirlenmesi yargılamayı gerektireceğinden alacağın likit kabul edilemeyeceği- Bu itibarla icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Genel kredi sözleşmesine dayalı alacak davasında; bankanın temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı faiz oranı ile TCMB'ye bildirdiği oranlardan düşük olanın esas alınması gerektiği-
İtirazın iptali davasının kabulüne ilişkin mahkeme kararı sonrasında borçlu vekili tarafından "fatura ödemesi adı altında yapılan ödemeler tenzil edilerek dosya hesabı yapılması" talebi üzerine icra müdürlüğünce "alacaklı tarafından kabul edilmeyen harici ödemelerin borç hesabında dikkate alınıp alınmayacağı yargılamayı gerektirdiğinden talebin reddine" karar verildiği ve yine aynı tarihte dosya kapak hesabı yapıldığı, bu hesaba karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurulduğu görülmekle, Bölge Adliye Mahkemesince "itirazın iptali kararı ve dosya kapsamındaki belgeler dikkate alınarak gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak bakiye borç hesabı yapılıp dosya kapak hesabının düzeltilmesine" karar verilmesi gerekirken şikayetin, "İİK m. 36 uyarınca mehil vesikası verilebilmesi için yatırılması gereken teminat miktarının belirlenmesi" olarak değerlendirilip, "kapak hesabının iptali ile İİK m. 36 gereğince borçluya süre verilebilmesi koşulu olarak baz alınacak miktarın ... TL olduğuna, fazlaya ilişkin istemin reddine" şeklinde karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Hal Kayıt Sistemi (HKS) verilerinin, ticari defter ve kayıtlar karşısındaki ispat gücü tartışmasında; HKS'de "üretici/satıcı" olarak görünen tarafın hak sahipliğinin, sektör uzmanı bilirkişilerce detaylıca araştırılması gerektiği-
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada alacağın tahsili, birleşen davada alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir...
Asıl dava ve birleşen davalar eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Genel kredi sözleşmesine dayalı itirazın iptali davasında; istinaf aşamasında vefat eden davalının taraf ehliyetinin ve vekalet ilişkisinin sona erdiği, mirasçılar davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesinin kamu düzenine aykırı olduğu-
dava ve icra takibine konu paranın avans olarak gönderilmesinden sonra davacının talimatına istinaden dava dışı Altabadl Company'e ürün gönderdiği yönündeki savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalıya verilen sürede davalının sunduğu e-posta yazışma tercümeleri ve diğer belgelerde bu yönde bir açıklık bulunmadığı, davalının verilen ihtaratlı kesin sürede davacıya yemin teklifinde bulunarak yemin metnini de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü gerektiği-
Genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada; sözleşmede kefilin adres değişikliğini bildirmemesi halinde mevcut adrese yapılacak tebligatların geçerli sayılacağına dair açık hüküm bulunması durumunda, kefilin sözleşmedeki adresine gönderilen ancak iade dönen hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmiş sayılacağı ve kefilin bu tarihte temerrüde düşeceği gözetilmeksizin, sözleşme hükmünün kefil bakımından geçersiz sayılarak temerrüdün ancak takip tarihinde oluştuğunun kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunarak kararın bozulması gerektiği-
Yeraltı yangın suyu borularındaki gizli ayıp nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin davada; her ne kadar yerel mahkemece incelenen numunelerin davalı üretimi olduğunun saptanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, boruların üretim hatasından kaynaklı ayıplı olduğuna dair teknik rapora esas teşkil eden ve davalı şirket yetkilisinin de imzasını taşıdığı iddia edilen teslim tutanağı değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu-
