İcra takibine vaki itirazın iptali istemi-
Ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi-
Sözleşmeden doğan alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemi-
Finansal kiralama sözleşmesi gereğince ödenmeyen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemi-
İtirazın iptali istemi-
Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi-
İlamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebi-
İtirazın iptali istemi-
Davacı şirket ortağının davalı şirkete borç verdiğini iddia ettiği paranın tahsili için yaptığı takibe davalının itirazının iptali talebi- Davacının inşaat için harcamış olabileceği bedelin davacı tarafça beyan edilen harcamalar üzerinden yapılan farazi hesaplamalar olduğu, bu harcamaların davacı tarafından yapıldığının ispatlanması gerektiği, usulüne uygun olarak tutulmayan davalı şirketin ticari kayıtlarında 2010 yılı ticari defterlerinde ortakların  her ikisi de ayrı ayrı 764.061,24 TL alacaklı olarak kayıtlı iken, 2011 yılına devirde dava dışı ortağın alacağının devredilmediği, davacı hesabına aktarılarak davacı alacağının 1.542.876,02 TL'ye çıkartıldığı, davalı şirketin yasal defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, sahibi lehine/aleyhine delil olma vasfı taşımadığı, davacının takibe konu alacağın doğduğu iddia edilen dönemde aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, defter kayıtlarının usulüne uygun tutulmasını sağlayabilecek durumda bulunduğu, davacının davalı şirket ticari defterlerine dayandığı, davalının kayıtlarında görünen alacağa yönelik davacı tarafça dosyaya sunulan ve ticari defterlerde kayıtlı olduğu bildirilen belgelerin bonolara yönelik olduğu, söz konusu bonoların davacı tarafından keşide edildiği, davalı şirket adına düzenlenmediği hususları dikkate alındığında bu ödemelerin şirket borçlarının ödenmesi maksadıyla yapıldığının kabul edilemeyeceği- Davacı tarafça iddia edilen alacağın davalı şirketin taşınmazının otele dönüştürme işlemi sırasında yapılan harcama olup olmadığı ve yap- işlet- devret usulüyle yapılıp yapılmadığı yönünde otelde keşif yapılmak suretiyle değerlendirme yapılması düşünülmüş ise de otelin depremde ağır hasar alması ve ilgili belediye tarafından yıkılması nedeniyle mümkün olmadığı, taraflarca da otelin yap-işlet- devret modeline göre yapıldığına dair herhangi bir sözleşme sunulmadığı, davanın ispatlanamadığı-
Kira ilişkisi kurulduktan sonra alınan taahhütnamenin kiracının serbest iradesini yansıttığının kabul edileceği- "Taahhütnamede yer alan tarihlerin sonradan doldurulduğu" iddiasını ispatla yükümlü olan davalının bu hususta yazılı tahliye taahhütnamesi ile aynı kuvvette delil sunamaması karşısında hukuken geçerli tahliye taahhütnamesi doğrultusunda tahliliye karar verilmesinin yerinde bulunduğu- "Kira sözleşmesinin ekiymiş gibi imzalatılan belgenin aslında bir tahliye taahhütnamesi olduğunun ve şirketin Türkçe bilmeyen yabancı yetkilisinin iradesinin fesada uğratıldığının sonradan öğrenildiğini, işlemin yapıldığı dili bilmeyen tarafın işlemin içeriğini anlamasının mümkün olmadığı gibi sağlıklı bir iradeye de sahip olamayacağı, kira bedeli artışı için silah olarak taahhütnamenin kullanıldığını ve bu hususun e-mail yazışmalarından anlaşılacağını, kira süresi bitmeden tahliye taahhüdü imzalanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu" ileri süren davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerektiği-