Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş bedeli alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir...
Mahkemece yeniden yapılandırma sözleşmesi ile oluşturulan ödeme planı uyarınca mevcut icra takibine konu borcun muacceliyet, vade ve faiz oranlarının değiştirildiği, davalıların kefil olmaları nedeniyle sorumluluklarının asıl borçlunun sorumlu olduğu miktar ve ödeme şekline bağlı olduğu, önceki takipte talep edilen borcun sükut ettiği, bu nedenle davalı kefiller hakkında yapılmış eski icra takibindeki şart ve tutarlarda takibin devamının talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın konusuz kaldığı ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de 30.12.2016 tarihli yeniden yapılandırma sözleşmesi ve ödeme planında geçerli taksitlere uyulmadığı taktirde icra takibi ve takip şartlarının avdet edeceği hususunun gözden kaçırıldığı- Davacı Banka tarafından, yapılandırma sözleşmesi uyarınca hazırlanan ödeme planına uyulmadığı da iddia edildiğine göre, mahkemece yapılacak iş 30.12.2016 tarihli yapılandırma sözleşmesine uyulup uyulmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
İtirazın iptali davasının, bir yıllık süreye tabi olduğu ve sürenin itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten başlayacağı- Borçlunun itirazının tebliğ edilmediği ve itirazın iptalinin kısmı dava olarak açılması halinde dava tarihiniden itibaren bir yıllık sürede ıslah yapılabileceği; aksi halde ıslah edilen kısım yönünden davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir...
İcra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de davacının zararının doğmasında davalı şirket çalışanının kusurlu eyleminin bulunması ve davacının müterafik kusurunun bulunduğu sonucuna ulaşılması durumunda alacağın belirlenmesi yargılamayı gerektireceğinden alacağın likit kabul edilemeyeceği- Bu itibarla icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Asıl davada davacı Bankanın, genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu olan davalı şirket ile kefil olan diğer davalılara karşı başlatılan icra takibine itirazın iptalini istediği-Dosya içerisinde bulunan İstanbul * İflas Dairesi 2022/5 İflas tarafından gönderilen 31.03.2023 tarihli ve "Dağıtımlıdır" başlıklı yazı içeriğinde, asıl davanın davalısı olan Karakaş A. Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin İstanbul * Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2017/826 E. sayılı dosyası ile iflasına karar verildiği ve davanın ikinci alacaklılar toplantısına kadar durdurulması gerektiği-2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 194. maddesi “Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir" hükmü, somut olayda İstanbul * İflas Dairesi tarafından istinaf aşamasında dosyaya gönderilen 31.03.2023 tarihli belge dikkate alınmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğu- Bu durumda İİK'nın 194. maddesi uyarınca yargılamanın ikinci alacaklılar toplantısı yapıldıktan on gün sonrasına kadar durması gerekirken yazılı gerekçe ile yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru görülmediği-
Genel kredi sözleşmesine dayalı alacak davasında; bankanın temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı faiz oranı ile TCMB'ye bildirdiği oranlardan düşük olanın esas alınması gerektiği-
İtirazın iptali davasının kabulüne ilişkin mahkeme kararı sonrasında borçlu vekili tarafından "fatura ödemesi adı altında yapılan ödemeler tenzil edilerek dosya hesabı yapılması" talebi üzerine icra müdürlüğünce "alacaklı tarafından kabul edilmeyen harici ödemelerin borç hesabında dikkate alınıp alınmayacağı yargılamayı gerektirdiğinden talebin reddine" karar verildiği ve yine aynı tarihte dosya kapak hesabı yapıldığı, bu hesaba karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurulduğu görülmekle, Bölge Adliye Mahkemesince "itirazın iptali kararı ve dosya kapsamındaki belgeler dikkate alınarak gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak bakiye borç hesabı yapılıp dosya kapak hesabının düzeltilmesine" karar verilmesi gerekirken şikayetin, "İİK m. 36 uyarınca mehil vesikası verilebilmesi için yatırılması gereken teminat miktarının belirlenmesi" olarak değerlendirilip, "kapak hesabının iptali ile İİK m. 36 gereğince borçluya süre verilebilmesi koşulu olarak baz alınacak miktarın ... TL olduğuna, fazlaya ilişkin istemin reddine" şeklinde karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Hal Kayıt Sistemi (HKS) verilerinin, ticari defter ve kayıtlar karşısındaki ispat gücü tartışmasında; HKS'de "üretici/satıcı" olarak görünen tarafın hak sahipliğinin, sektör uzmanı bilirkişilerce detaylıca araştırılması gerektiği-