Davacının icra takibinden önce davalıları temerrüde düşürdüğünü gösterir dosyaya yansıyan bir kanıt bulunmadığı, davalılar icra takibi ile birlikte temerrüde düştüklerinden 14.04.2017 takip tarihinden davalıların asıl alacak tutarı 97.125,24 TL'yi ödedikleri, 24.04.2017 tarihine kadar geçen 10 günlük süre için ticari faiz uygulanarak elde edilecek işlemiş faiz tutarı üzerinden icra takibine devam edileceği-
Davacının davalı hakkında icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı, bu durumda davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği- Davacının davalı şirkete açmış olduğu davada dava açmadan önce imza incelemesi yapamayacağından dolayı herhangi bir kötüniyet kusur bulunmadığı anlaşıldığından, davalı Şirket lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş ise de açılan davanın reddine karar verilmiş olması ve davalının kendisini vekil ile temsil ettirmiş olması nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği-
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı KDV alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan davalı yükleniciye fazla ödenen bedelin iadesi, gecikme nedeni ile cezai şart alacağının ve ayıp ve eksik iş bedellerinin tahsili, birleşen davalarda uyuşmazlık bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takiplere yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davasında, akip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartının gerçekleşmediği-
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir...
Chargeback işlemleri nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının alacaklı olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiği, taraflar arasındaki sözleşme gereği banka tarafından müşterilere iade edilen bu paraları davalının iade etmekle yükümlü olduğu-
Davalı şirketin tüzel kişiliğinin halen devam ettiği, Maliye Hazinesi'nin davalı şirketin borçlarından kaynaklı herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığı-
İlamın, hükmün verilmesi (tefhimi) tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı- İlamın, zamanaşımına uğradıktan sonra tebliğe çıkarılır ise, hüküm aleyhine olan taraf, bunun üzerine temyiz yoluna başvurmak suretiyle hükmün yalnız ilamın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bozulmasını sağlayabileceği-