Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir...
Banka nezdinde vadeli USD hesabının 10 yıllık zamanaşımına uğrayarak hesaptaki bedelin TMSF'ye devrolması için davacıya çıkarılan herhangi bir tebligatın olmadığı, dolayısıyla davalı bankanın davacıyı iadeli taahhütlü olarak usulüne uygun uyarmadığından davalı bankanın tarafın dosyaya borçlu olmadığına dair takibe itirazını doğrulayan somut bir delil sunmadığı bu sebeple benimsenen denetime elverişli bilirkişi raporu ve emsal mahiyette olan Yargıtay ilamına göre davanın kabulü gerektiği-
Davaya konu icra takibine dayanak olan idari işlem iptal edildiğinden davacının bu idari işlemden kaynaklı alacakları istemesinin hukuken mümkün olmadığı-
Dosya kapsamında bulunan 21.10.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; iş sahibi idare TOKİ ile davalı yüklenici arasındaki 05.07.2013 tarihli ve 7 numaralı hakedişteki pursantaj yüzdesi oranları ile davalının 26.05.2021 tarihli dilekçesinin eki olan 01.07.2013 tarihli hak ediş raporundaki metrajlar (her ne kadar davacı tarafından imzalanmamış olsa da davalı tarafından iş bu hak ediş raporu mahkemeye sunularak bu metrajların davalı tarafından benimsendiği kabul edilmiştir.) ve davalı ile davacı arasındaki imzalı son hak edişteki birim fiyatlar kullanılarak belirlenen hizmet binası için 193.737,65 TL ve 36 adet konut için 234.373,82 TL, toplamda 428.111,47 TL’nin iş bedeli olarak kabul edilmesi gerekirse de; davacı vekili dava dilekçesinde yapılan iş bedelini 346.671,00 TL olarak belirttiğinden taleple bağlı kalınarak iş bedelinin 346.671,00 TL kabul edilip ve belirlenen bu iş bedelinden davalı yüklenici tarafından yasal delillerle ispatlanan ödemeler düşülerek sonuca gidilmesi gerekeceği, o halde mahkemece yapılması gereken iş; iş bedeli 346.671,00 TL olarak kabul edilip, iş bedelinden davalı yüklenici tarafından yasal delillerle ispatlanan ödemeleri mahsup etmek ve yine davacının talebi ile bağlı kalınarak bakiyesine göre itirazın iptâli talebi konusunda hüküm kurmaktan ibaret olup, ispat yükü davacıda kabul edilip yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Dava, lisans yazılım sözleşmelerine dayalı olarak düzenlenen faturalara konu alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir...
Faturaya dayalı açılan itirazın iptali davalarında, kural olarak davacı/alacaklının takip dayanağı faturaların içeriği malın teslim edildiğini, hizmetin verildiğini ve dolayısıyla alacaklı olduğunu, usulüne uygun olarak kanıtlamakla yükümlü olduğu, ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğunu, davacının taşıma hizmetinin davalı firma adına yapıldığını ve/veya davalı ile dava dışı ............ arasında, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması hallerinin bulunduğunu, iki farklı tüzel kişiliği olan şirketlerden, uyuşmazlığa konu ticari ilişki ve faturaların tarafı olmayan davalının sorumlu tutulmasını gerektirecek hususları dosya kapsamı ve sunduğu deliller ile ispatlayamadığı, davalının dava dışı ............’den farklı tüzel kişiliklere sahip oldukları yönündeki savunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliği taşımadığı-
Davalının, gerek takibe itirazında, gerekse dava sürecinde ödemelerinin takip ve dava konusu faturalara ilişkin olduğuna dair bir savunma yapmadığı, bu durumda taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında inceleme yapılıp tüm cari hesap değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken devreden cari hesap bakiyesi dikkate alınmadan dava konusu faturaların düzenlenmeye başlanıldığı tarihten sonraki ödemelerin bu faturalardan mahsubu suretiyle hüküm tesisinin doğru olmadığı-
Uyuşmazlık, icra dosyasında satışı yapılan ipotekli taşınmaz bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir...
Eski yöneticiye karşı açılan sorumluluk davasının 6102 sayılı Kanuna eklenen 5/A maddesine göre Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesine göre mutlak ticari davalardan olduğu, eldeki davada arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-