Bankalardan gönderilen yazı ekinde CD içinde gönderilen kredi kartlarına ait bilgilerin incelendiği, davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesiyle sunulan kredi kartı ekstrelerinin dosyada mevcut ve daha önceki raporlarda incelenen belgeler olduğu, hazırlanan kök ve ek rapor doğrultusunda, davalı şirket yetkililerince kredi kartıyla davacıya yapılan ödemelerin; davalının davacı tarafa borcuna karşılık olarak yapılıp yapılmadığının kredi kartı ekstreleri incelemesinden anlaşılamadığı, yapılan kredi kartı ödemelerinin icra takibi yapılan çek bedellerine ilişkin olmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe vaki itirazın ... TL asıl alacak bakımından iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği-
Uyuşmazlığın, davacının kefil sıfatıyla dava dışı kredi alacaklısı bankaya herhangi bir ödeme yapıp yapmadığı, ödeme yapmış ise miktarı, ödediği rakamın davalıdan rucuen tahsilinin talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmakta olduğu-
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 2918 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin (d) bendi uyarınca tescilli araçların noter dışındaki satış ve devirleri geçersiz olup davacının sözleşmeye konu aracın mülkiyetini kazanamadığından davalıdan kira bedeli talep edemeyeceği, bu itibarla, mahkemece, davacının, davalıdan sadece geçersiz harici araç satım sözleşmesi kapsamında ödediğini ispat ettiği 23.000,00 TL'yi talep edebileceği, aynı sözleşmeyle kararlaştırılan kira bedelini ise talep edemeyeceği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak kira bedeli bakımından da itirazın iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı-
.................... Tapu müdürlüğünce düzenlenen resmi satış senedinde, davacının devrettiği taşınmaz hisse karşılığı olarak 770.000,00 TL satış bedelinin de davacıya ödediğinin belirtildiği, bu senedin gerek taraflar gerekse resmi memur tarafından imzalanarak onaylandığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 189/3, 200, 201, 203 üncü maddelerinde belirtilen ispat kuralları gereği, davacı tarafın resmi nitelikteki resmi satış senedinin aksine, satış bedelinin kendilerine ödenmediği iddiasın yine kesin delille ispat etmesi gerektiği, bu durumda ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafça kesin bir delil bildirmediği, tanık dinletilmesine davalı tarafça muvafakat gösterilmediği ve dava dilekçesinde yemin deliline açıkça dayanılmadığı gerekçesi ile ispat olunamayan davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Tespit raporu ile hükme esas alınan raporda aynı kalem ilave işler bakımından belirlenen bedeller arasındaki fark fahiş nitelikte ve çelişkili olup, ilave işler bakımından aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden rapor alınıp karar verilmesi gerekeceği- Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler bakımından; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi gereğince dava ya da takipten sonra alacağın bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktar ve tarih belirtilerek yapılan ödemenin belirtilen yasa maddesi hükümleri gözetilerek icra müdürlüğünde infaz aşamasında dikkate alınmasına şeklinde hüküm kurulması gerekirken, yüklenicinin bu yöndeki savunmasına rağmen ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmamasının, icra dosyasının güncel durumunun tetkik edilmemesi ve 6098 sayılı TBK 100. maddesinin uygulanması bakımından olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı- Mahkemece yapılması gereken işin; ek rapor alınarak ilave işler bakımından tespit raporu ile hükme esas alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi, önceki bozma ilamı da dikkate alınarak yüklenicinin hak ettiği iş bedeli hesaplanırken fazla mesai kaleminin dikkate alınmaması, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin bulunarak icra takibi ve dava öncesinde yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye iş bedelinin hesaplanması, ulaşılan sonuca göre yüklenicinin hak ettiği bir bedel var ise davadan sonra yapılan ödemeler bakımından icra takip dosyasının tetkiki sonrasında TBK 100. maddesi gereğince ödenen miktar ve tarih belirtilerek yapılan ödemenin belirtilen yasa maddesi hükümleri gözetilerek icra müdürlüğünde infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğine dair karar verilmesinden ibaret olduğu-
Davacı yanca davaya konu takip dışında ayrıca hem ............... İcra Müdürlüğünün ............. E. sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip, ............... İcra Müdürlüğünün .................. E. sayılı dosyasında ise ticari işletme kapsamında taşınır rehinin paraya çevrilmesi yoluyla tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla iki ayrı takip daha yapıldığı, davalı asıl borçlu lehine verilen ipotek ve taşınır rehin bedelinin dosya kapsamına göre davacı yanın alacağından fazla olduğundan 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi gereğince alacak rehinle ipotek teminat altına alındığından davalı asıl borçlu şirket yönünden açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, öte yandan davacı yanca, akdi faizin %36, temerrüt faizinin ise %72 olduğu iddia edilmiş ise de, davacı yanca genel kredi sözleşmesi kapsamında taraflarca kararlaştırılan akdi faizin %36 olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi belgenin dosyaya kazandırılmadığı, ilk derece mahkemesince hem Merkez Bankasına yazılan yazıya göre temerrüt tarihi itibariyle genel kredi sözleşmesinin tarafı olan bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranının %24 olduğu, sözleşme hükümlerine göre temerrüt faizinin de uygulanan akdi faizin %100'ünün eklenmesi sonucu %48 olacağından bankacı bilirkişi tarafından dosyaya sunulan ek raporda da bu oranlar üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle davacı yanın takip tarihi itibariyle alacağının tespit edildiği ve davalılardan ............. Gıda ...Şirketi yönünden de .............. tarihli kefaletname dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapıldığından davacı yanın bu kısma yönelik istinafının da yerinde olmadığı-
Davalı vekilince temyiz karar harcı, temyiz yoluna başvuru harcı ile temyiz posta masrafı tebliğ giderlerini yatırmadığı, belirtilen harç ve gider eksikliklerinin tamamlanması için dairemizce 16.01.2023 tarihinde muhtıra çıkartıldığı, muhtıranın davalı vekiline 22.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 366 ncı maddesi delaletiyle 344 uncu maddesine göre bir haftalık kesin süre içerisinde harç ve posta masraflarının yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetli olduğu-
Davacının 17.12.2012 tarihinde kooperatif üyelik kaydının yapılmasına ve en geç 2017 yılında kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibi üzerine açılan itirazın iptali davasında, kooperatif üyelik kaydının yapılmış olduğunu öğrenmiş olmasına göre, aldatma hukuksal nedenine dayalı olarak, kooperatif üyelik devrine ilişkin sözleşmenin iptali istemiyle 26.01.2021 tarihinde açılan işbu davada, TBK’nın 39 uncu maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre her halükarda geçtiğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı-
Davanın, ödenmemiş kredi kartı borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu-
Davalının takas-mahsup defi nedeniyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı-