Bononun düzenlenme tarihinin yanında ve altında yazılı olan ‘Kadıköy ibaresinin TTK’nun 688/6. maddesinde geçen ‘senedin tanzim edildiği gün ve yer unsuru’nu karşılayan bir ibare olduğunun kabulü gerekeceği ve bu nedenle bononun Kadıköy’de düzenlendiği göz önünde bulundurularak düzenlenme yeri mahkemesinin de yetkili mahkemelerden olduğu hatırlanarak borçlu tarafından ‘bonoda İstanbul mahkemelerinin yetkili kılınmış olması nedeniyle Kadıköy mahkemesince verilmiş bulunan ihtiyati haciz kararının yetki yönünden kaldırılması gerektiğine ilişkin ileri sürülen itirazın reddine karar verilmesi gerekeceği–
Hakkında ihtiyati haciz kararı verilenlerden birisi olan cirantanın yerleşim yerinin bulunduğu yerde, diğer senet borçlusu hakkında da ihtiyati haciz kararı verilebileceği–
İhtiyati haciz kararının verildiği tarihten çok öncesine ilişkin tarihli ‘borçlu şirketin, borçlarının teminatını teşkil etmek üzere verilen …. Bedelli ipotek akit tablosu’na dayalı olarak mahkemeye başvurularak ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi talebinde bulunabileceği–
Zaman aşımı itirazı’nın, İİK’nun 164. maddesinde öngörülen ‘ihtiyati haczin dayandığı sebepler’in kapsamında bulunmaması nedeniyle talep dayanağı senedin ‘zaman aşımına uğradığı’ ileri sürülerek ihtiyati haciz kararına itiraz edilemeyeceği–
İİK. 265 uyarınca 7 günlük ‘ihtiyati hacze itiraz süresi’nin, borçlunun huzurunda yapılmış olan ihtiyati hacizlerde ‘haciz tarihi’, aksi takdirde ‘haciz tutanağını borçluya tebliği tarihi’nden işlemeye başlayacağı–
Alacağın ilama dayanması halinde –İİK. 34 uyarınca- her mahkemede ihtiyati haciz kararı istenebileceği–
Mahkemece verilmiş olan ihtiyati haciz kararında ‘kısa karar’ ile ‘gerekçeli karar’ arasında çelişki yaratılmış olmasının, verilen kararın bozulmasına neden olacağı–
‘İhtiyati haciz talebinin reddine’ ilişkin karara karşı aynı mahkemeye yapılan itirazın ‘temyiz hükmünde’ olduğu–
İhtiyati hacze itirazın, İİK’nun 265. maddesinde öngörülen ‘7 günlük hak düşürücü süre içinde’ yapılması gerekeceği–
Borçlunun ‘sözleşmedeki imzayı kefil olarak değil, yediemin sıfatıyla attığını, imzanın üzerinin sonradan doldurulduğunu, bankanın çektiği ihtarnamenin kesinleşmediği’ belirterek, ihtiyati haczin kaldırılmasını talep edemeyeceği–