Lehtarın tam ismini yazarak adına düzenlemiş olan çeki başkasına ciro etmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından, bu nedenle mahkemece verilmiş ihtiyati haciz kararına itiraz edilemeyeceği–
‘İhtiyati hacze dayanak teşkil eden senedin bedelsiz kaldığı’ ileri sürülerek ‘ihtiyati haczin kaldırılması’nın istenemeyeceği–
İİK. 265/I’de geçen ‘ihtiyati haczin dayandığı sebepler’in sadece İİK’nun 257. maddesindeki ihtiyati haciz kararı verilmesinin koşullarına ilişkin olmadığı; söz konusu alacağın tahsilini bazı koşullara bağlayan ve yasaklayan kamu hukuku karakterli, emredici yasa hükümlerinin de dikkate alınması gerekeceği–
İhtiyati haczin kaldırılması talebinin mahkemece, duruşma açılmadan ‘evrak üzerinde’ inceleme yapılarak sonuçlandırılamayacağı–
Borçlu şirket ve müteselsil kefiller vekillerinin ‘asıl borçlu hakkında verilen iflasın ertelenmesi kararı uyarınca, ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasının durdurulmasına karar verildiğini, BK’nun 495. maddesi uyarınca kefile ihbar yapılmadan alacağın muaccel hale gelmeyeceğini’ belirterek ‘ihtiyati haczin kaldırılmasını’ isteyemeyeceği–
İİK. 281/II uyarınca açılan ‘tasarrufun iptali davası’ sırasında verilen ihtiyati haciz kararı temyiz edilebilir mi?–
Yapılan takip üzerine itirazın iptali davası açılması halinde HUMK’un 108/2 maddesi uyarınca ihtiyati hacze itirazın, iptali davasına bakan mahkemece inceleneceği, bu durumda mahkemece ‘ihtiyati haciz kararına itiraz davasına bakma konusunda mahkememizin görevsizliğine, talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi’ şeklinde karar verilmesi gerekeceği–
Borçlu vekilinin ‘çeki yazan müvekkili şirketin isminin hatalı olduğunu, cirodaki kaşe ve imzanın müvekkili şirkete ait olmadığını’ belirterek ‘ihtiyati haczin kaldırılmasını talep edemeyeceği–
Borçlu vekilinin ‘müvekkili tarafından açılan menfi tespit davası reddedilerek çekle ilgili tedbir kararının kaldırılmasına rağmen gerekçeli kararın yazılmaması nedeniyle temyiz haklarını kullanmadıkları’nı belirterek ‘ihtiyati haczin kaldırılması’nı talep edemeyeceği–