Somut olaya konu olan bono, 3 yıllık zamanaşımı süresi içinde icraya konulmadığından kambiyo senedi niteliğini yitirdiği;bu nedenle, senedin tek başına temel ilişkiyi ispat açısından yeterli bir belge olarak kabul edilemeyeceği- Davacının imzasını taşıyan bu belgenin yazılı delil başlangıcı sayıldığı ve aradaki temel ilişkinin zamanaşımı süresine tabi olduğu- 25.12.2019 tarihli ve 2019/1 E., 2019/8 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca zamanaşımına uğrayan ve bu nedenle kambiyo senedi vasfını kaybederek (yazılı) delil başlangıcına dönüşen bonodaki vade tarihi; temel ilişkiye dayanılarak yapılan bir takip veya açılan bir davada temerrüde esas alınamayacağı- Zamanaşımına uğrayan bononun ilk bakışta kambiyo senedi niteliğini kaybettiği görülmekle,somut olayda ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak ihtiyati haciz kararına itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinin usul ve hukuka uygun bulunmadığı-
İcra edilebilirlik şerhi alınmış Arabuluculuk Anlaşma Belgesi ile ihtiyati haciz talep edilebildiği-
HMK'nun 396. maddesine göre durum ve koşulların değiştiği sabit olursa talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verilebileceği, bu halde itiraza ilişkin HMK'nun 394/3. ve 4. fıkralarının kıyas yolu ile uygulanacağı belirtilmekle, bahsi geçen yasa maddesinin istinaf başvurusunu düzenleyen 5. fıkrasına atıfta bulunulmaması neticesinde ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına ilişkin kararlar ile bu kararlara yönelik itirazlar neticesi ilk derece mahkemesinin verdiği kararlara karşı istinaf yolunun kapatıldığı-
İhtiyati haciz kararı genel mahkemede görülen dava sırasında ara karar ile verilmiş olup, gerçekte ihtiyati tedbir niteliğinde bir karar olduğundan, kararın infazına ilişkin şikayetleri inceleme görevinin ihtiyati haciz kararını veren asliye hukuk mahkemesine ait olduğu-
Şikayete konu edilen ............ sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararının gerçekte ihtiyati tedbir niteliğinde bir karar olduğu, ayrıca .............. İcra Müdürlüğü’nün ............... E. sayılı dosyası ile herhangi bir icra takibinin henüz başlatılmadığı, sadece genel mahkeme yargılaması sırasında verilen ihtiyati tedbir mahiyetindeki haciz kararının infaz edildiği görüldüğünden, ihtiyati haciz kararının infazına ilişkin şikayeti inceleme görevinin ihtiyati tedbir kararını veren mahkemeye ait olduğu, o halde; ihtiyati haciz hakkında herhangi bir takibin bulunmadığı, ihtiyati haczin ihtiyati tedbir niteliğinde olduğu değerlendirilerek ihtiyati tedbirin infazına ilişkin şikayetlerin de kararı veren mahkemece incelenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-
İlk derece mahkemelerince verilen ihtiyati haciz kararlarına karşı doğrudan doğruya istinaf yoluna başvurulması mümkün değildir. Bu kararlara karşı mahkemesine itiraz yolu açık olup itiraz üzerine mahkemesince verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilecektir.
Bölge adliye mahkemesinin , ihtiyatı haczin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararı İİK'nın 265/son maddesine göre kesin olup HMK'nın 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince temyiz edilemeyeceği-
İhtiyati haciz talep eden tarafından dosyaya sunulan, satış sözleşmesi, kriminal raporu, savcılık şikayet dilekçesine göre aracın karşı taraftan 255.000 TL bedelle satın alındığı ve üzerinde sahtecilik yapılarak kimliğinin değiştirilmiş olduğu, dosyaya sunulan deliller kapsamında yaklaşık ispat koşulunun ve ihtiyati haciz şartlarının sağlandığı-
Zamanaşımına uğramış bononun yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, senetteki imzanın inkar edilmemiş bulunması ile ihtiyati haciz kararının yalnız kambiyo senetlerine istinaden verilebileceğine dair hüküm bulunmaması nedeniyle, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi ve bu karara yönelik itirazın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu- Senetlere konu borcun senet lehtarına ödendiği bu surette ihtiyati hacze itiraz edenlerin ödeme yükümlülüğün ortadan kalktığı yönündeki iddiaların ise, menfi tespit - itirazın iptali şeklindeki açılacak davalarla ileri sürülebilecek itirazlardan olup, ihtiyati haciz itirazında incelenemeyeceği, haczin hükümsüzlüğünü tespit yetkisi icra müdürüne, ihtiyati haczin hükümsüz kaldığına ya da infaz edilemeyeceğine yönelik şikayeti incelemeye yetkisi ve görevi de icra mahkemesine ait olduğu bu nedenle mahkemece verilen ihtiyati haciz kararında ve bu karara yönelik itirazın reddine dair ek kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Bonolar üzerine borçlu limited şirket kaşesinin basıldığı ve kaşelerden birinin yanında aynı kişiye ait iki adet imza bulunduğu- İtiraz eden şirket vekili, "şirket kaşesi üzerine şirketi temsilen imza atılmadığını, bu nedenle bono nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını" ileri sürmüşse de, bonolar üzerinde asıl borçlu olarak ismi yazılı bulunduğundan bonodan kaynaklanan borç nedeniyle sorumluluğunun söz konusu olduğu; bonoların metninde yer alan Limited Şirket ise asıl borçluya aval veren durumunda olup, bonolar üzerindeki her iki imzanın asıl borçlu ile aval veren yönünden atılmış olduğu- İİK'nun 265.maddesinde sınırlı şekilde sayılan itiraz sebeplerinden olmayan, uyuşmazlığın esasına ilişkin savunma niteliğindeki itirazlar yargılamanın konusunu oluşturduğundan; mahkemece yapılacak yargılama sonunda değerlendirileceği- İhtiyati hacze dayanak bonolarda alacaklı isim ve soy isminde harf hataları mevcut olup, bu durumun maddi hatadan kaynaklandığı sonucuna varıldığı-