Kamu bankalarının yanı sıra Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu gibi kamu tüzel kişiliği olan bir kurumun dahi ihtiyati haciz taleplerinde teminat aranmayacağı, ancak Özel kanun hükümleri ile yapılan düzenlemeler sayesinde mümkün hâle gelmişken, özel hukuk tüzel kişisi olan bir bankanın, teminat mektubunun mahiyetiyle bağdaşmayan bir yorumla teminattan muaf tutulmasının kabulünün mümkün olmayacağı-
İtirazlar İİK.'nun 265-257 maddeleri kapsamında olmadığından, ihtiyati haczin kaldırılması isteminin reddine karar verilmesinin gerekeceği-
Tapulu taşınmaz mülkiyetini devir borcu doğuran sözleşmenin kanunun öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak resmî şekilde yapılması zorunlu olup; adi yazılı şekilde yapılan gayrimenkul satış sözleşmesindeki muacceliyet kaydı da geçerli olmadığından muterizler vekilinin bonoların muaccel olmadığı yönündeki itirazlarının kabulü gerekeceği-
Mahkemece yetkiye ve teminata bir itiraz olmadığı, vekâletname içeriğine ilişkin itirazın ihtiyati haciz davasında dinlenemiyeceği ve bu itirazın menfi tespit davasına konu olabileceğinden ihtiyati hacze itiraz davasının reddine karar verilmesinin gerekeceği-
Hamilin, çek borçlusunu takip ve senedi ibraz zorunluluğu bulunması nedeniyle, çeklerde hamilin yerleşim yeri mahkemesi yetkili olmayıp, BK'nm 73,1 hükmünün bu durumda uygulanmayacağı-
Hamilin, çek borçlusunu takip ve senedi ibraz zorunluluğu bulunması nedeniyle, çeklerde hamilin yerleşim yeri mahkemesi yetkili olmayıp, BK'nın 73,1 hükmünün bu durumda uygulanmayacağı-
Mahkemece hakkında ihtiyati haciz kararı verilen borçlulardan … Ltd. Şti.'nin faaliyet adresinin İnegöl olduğu anlaşıldığından İIK.'nun 50. ve HUMK.'nun 9/2. maddeleri uyarınca itirazın reddine karar verilmesinin gerekeceği-
‘İhtiyati hacze itirazı incelemeye bu kararı veren mahkemenin görevli olduğu’na ilişkin kuralın tek istisnasının ihtiyati hacze konu alacak hakkında ‘dava’ açılması hali olduğu, bu durumda ihtiyati hacze itirazın uyuşmazlığın görüldüğü mahkemece inceleneceği–
İhtiyati haciz kararında ‘davalı borçlular yönünden İİK’nun 258. maddesinde belirtildiği üzere, borcun varlığına kanaat getirmeye yeterli delillerin olduğunun ve hangi delillerle dayalı olarak bu borçtan davalıların sorumlu bulunduğuna kanat getirildiği’nin belirtilmesi gerekeceği gibi davalı borçluların ‘kendileri hakkında 5411 sayılı bankacılar kanununun geçici 12. maddesinin atfı ile 134. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığına tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak sorumlu kılma teorisinin kendileri açısından gerçekleşmediğine’ dair itirazlarının, İİK’nun 265. maddesinde öngörülen ‘ihtiyati haczin dayandığı sebepler’e ilişkin olmaları nedeniyle mahkemece irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği–
Kısa kararda “itirazın kabulüne” denildiği hâlde, gerekçeli kararda “İtirazın kabulüne, İİK 257 vd. ile 265 Md.leri Gereği iş bu dosya üzerinden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, taraflar arasında 17.990 TL alacak miktarı üzerinden uzlaşma olduğunda; alacaklı ister ise bu miktar üzerinden ihtiyati haczin devamına” denilmesinin HUMK’un 381/2.maddesine aykırılık teşkil ettiği-