İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklının, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerekeceği-
Kira sözleşmesinde kiralananın restoran olarak kullanılacağı belirtilmiş olmasına rağmen dosya kapsamından kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığının anlaşılamadığı, bu durumda, mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 344. maddesinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı ve sözleşmedeki artış hükmünün geçerli olacağının gözetilmesinin, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında uygulanacak artış miktarının ÜFE yi geçmemek üzere uygulanacağı gözetilerek sonuca gidilmesinin gerekeceği-
Borçlular vekilinin icra mahkemesine verdiği dilekçede; icra emri gönderilebilmesi için muaccel hale gelmiş bir borcun bulunması gerektiğine yönelik beyanın borca itiraz niteliğinde olduğu, borçlular yasal süresi içinde toplam borç tutarına ilişin Noter ihtarnamesine karşı cevabi ihtarname ile itiraz ettiğine göre mahkemece bilirkişi aracılığı ile İİK’nun 68/b madde koşullarında inceleme yapılmasının ve krediyi kullandıran tarafın İİK'nun 68/b maddesi çerçevesinde alacağını diğer belgelerle kanıtlamasının zorunlu olduğu, bu durumda alacağını ispatlamak zorunda olan; krediyi kullandıran taraf yani alacaklı olduğuna göre ispat yükünün alacaklıda olduğu-
Alacaklının itirazın kaldırılması talebi, sadece takip dayanağı belgenin, İİK'nun 68/1. maddesinde belirtilen belge niteliğinde olmadığı gerekçesiyle işin esası incelenmeksizin reddedildiğinden, borçlu yararına alacaklının tazminatla sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğu-
Vade tarihi ve tanzim yeri bulunmaması nedeni ile kambiyo senedi vasfını haiz olmayan takip dayanağı bono mücerret borç ikrarını içeren belge niteliğinde ise de, takip dosyasında borçluya halen ödeme emri ve dayanak belge tebliğ edilmediğinden, imzaya itiraz hakkını saklı tutan borçlunun belgedeki imzasını ikrar etmiş olduğu sonucuna varılamayacağı-
Alacağın tüketici kredisinden kaynaklanması halinde, borçlunun temerrüde düşüp düşmediği, alacağın muaccel olup olmadığı, ne miktarının tahsil edilebilir olduğu faiz miktar ve oranlarının tespiti, tüketici yasası koşullarında yargılama yapılmasını gerektirmekte olup, İİK'nun 68/b ve 150/ı maddelerinin tüketici kredilerinde uygulanma olanağının bulunmadığı-
Alacaklı tarafından hazırlanan ecrimisil ihbarnameleri kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğinden ve borçlu tarafından borç kabul edilmediğinden, alacağın tahsil edilip edilmeyeceğinin yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle, itirazın kaldırılması isteminin reddinin gerekeceği-
Alacaklının takibine dayanak yaptığı bono altındaki imza açıkça inkar edilmediğinden, anılan senedin İİK'nun 68. maddesi kapsamında borç ikrarını içeren belge niteliğinde olduğu, borçlunun itirazının aynı kuvvette bir belge ile ispatlanması gerektiği-
İİK'nun 143.ve 251. maddelerine göre düzenlenen kesin aciz vesikası, İİK'nun 68/1. maddesinde yazılı belgelerden olmakla, alacaklının aciz vesikasında yazılı miktar üzerinden icra takibi yapmasının mümkün olduğu, itirazın kaldırılması aşamasında icra mahkemesince aciz vesikasında yazılı borç miktarının tartışma konusu yapılamayacağı-
İcra takibine dayanak yapılan ve taraflar arasında imzalanan protokol, karşılıklı edimlerin yerine getirilmesi şartlarına bağlanmış bir anlaşma olup, bu haliyle İİK. nun 68/1. maddesinde yer alan ve alacaklıya genel haciz yolu ile takip yapma imkanı tanıyan mücerret borç ikrarını içeren bir belge niteliğinde olmadığı,itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verileceği-