HUMK. 76/4 (HMK. 33) gereğince, hukuki tavsifin hakime ait olduğu, hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleri ve onların tavsifleri ile bağlı olmadığı, kanunları resen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki neticei talepleri karara bağlamakla mükellef olduğu ( İBK. 04.06.1958 T. E: 15, K: 6)-
Alacaklının, kefillik borcu nedeniyle yapılan, banka borç ödeme dekontuna dayalı olarak kefil sıfatıyla ödediği miktarın, borçlulardan rücuen tahsili amacıyla genel haciz yolu ile takibe konu banka dekontlarının İİK'nun 68. maddesinde yazılı mücerret borç ikrarını içeren belge niteliğinde olmadığı-
Zamanaşımı itirazı, esasa ilişkin itiraz nedenlerinden olmadığından, itirazın kaldırılması talebinin reddi halinde alacaklının tazminatla sorumlu tutulamayacağı-
Bankadan getirtilen hesap özetinde davalı tarafından bir kısım ödemelerin yapıldığı görülmekte ise de bunların hangi ay kirası olduğunun belli olmadığı, yapılan ödemelerde ay belirtilmediğinden, alacaklının TBK 101. maddesi gereğince vadesi gelmiş ve ödenmemiş olan istediği ay kirasına sayabileceği, nitekim davalının duruşmadaki beyanında davacıya 2012 yılı Mart, Mayıs ve Haziran aylarından toplam 2700 TL borcu olduğunu beyan ettiği, bu durumda davalı tarafından hangi ay olduğu belirtilmeden yapılan ödemelerin 2012 yılı Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları kira bedellerine sayılarak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği-
Alacaklının, icra mahkemesine başvurusu; İİK.nun 68. maddesi gereğince, genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinde borçlunun itirazının kaldırılması istemine ilişkin olup, aynı Kanun'un 70. maddesi gereğince, bu istemin icra mahkemesince, iki taraf davet edilmek suretiyle duruşmalı olarak incelenmesinin zorunlu olduğu-
Borçlunun itfa itirazının kabul edilebilmesi için ödeme belgelerinde takibe konu alacak (somut olayda nafaka alacağı) için yapıldığına dair açık atıf bulunmasının zorunlu olduğu, ödemenin okul ücreti vs gibi açıklamalar ile yapılması halinde ise ahlaki bir vecibenin yerine getirilmesi olarak kabul edilmesi gerektiğinden nafakaya mahsup edilemeyeceği, bu durumda borçlu itfa itirazını İİK.nun 68. maddesine uygun bir belge ile ispatlayamadığına göre mahkemece alacaklının itirazın kaldırılması isteminin kabulü yerine reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
TBK’nun 139. maddesinin icra takip hukuku kurallarına göre icra mahkemesine yapılan takas istemleri sırasında nazara alınması mümkün olmayıp, temlik bildirimi yapılan tarihten önce borçlunun takip konusu yaptığı alacağının muaccel hale gelmiş olmasının sonuca etkili olmadığı- Çünkü İİK’nun 71. Maddesi kapsamında takas itirazında bulunulabilmesinin ön koşulunun, borçlu hakkında kesinleşmiş bir takip bulunması olduğu- Borçlu, alacak muaccel olsa bile, takibin henüz kesinleşmediği dönemde İİK’nun 71. maddesinde anılan koşullara göre takas itirazını ileri sürme imkanına sahip olmadığı-
İİK'nun 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklının itirazın kaldırılmasını isteyebileceği-
Takip dayanağı bonolarda tanzim yeri unsuru bulunmadığından bononun niteliği, bir diğer anlatımla kambiyo senedi vasfını taşımadıklarından zamanaşımı süresinin, anılan senetlerin vade tarihi itibariyle uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesine göre on yıl olup, senetlerin vade tarihlerinin icra takibinin başlatıldığı sürenin geçmediğinin kabulü gerekeceği-
Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse, bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verileceği, bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmaların, bekletici mesele yapılamayacağı-