İcra mahkemesince, alacaklının itirazın kaldırılması istemi, imzası inkar edilen borç alacak sözleşmesinin İİK.'nun 68. maddesinde yazılı belgelerden kabul edilemeyeceği gerekçe gösterilerek reddedildiğine ve takip dayanağı belgenin İİK'nun 68. maddesinde belirtilen belgelerden olmadığı da sabit olduğuna göre; mahkemece istem, işin esası incelenmeksizin reddedildiğinden ve bu durumda borçlu yararına tazminata hükmedilmesi için yasada öngörülen "talebin esasa ilişkin nedenlerle reddi" koşulu oluşmadığından, alacaklının tazminatla sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğu-
Takibe dayanak yapılan belgenin, İİK.'nun 143. maddesi uyarınca verilmiş kesin aciz vesikası olup, İİK.'nun 68/1. maddesinde sayılan belgelerden olduğu-
Alacaklının takibine dayanak yaptığı belgelerde vade mevcut olmadığına ve alacaklı icra takibinden önce borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin İİK'nun 68. maddesinde belirtilen nitelikte herhangi bir belge ibraz etmediğine göre takip öncesine ait işlemiş faiz istenemeyeceği, borçlu tarafça kabul edilen fatura alacağı takip tarihi itibariyle muaccel hale geleceğinden alacaklının takip talebinde asıl alacak miktarı ile takip sonrası bu alacağa faiz işletilmesini isteyebileceği-
Yargılama aşamasında, vekalet sözleşmesinin ardından, borçlunun alacaklıya vekaleten yaptığı satış sözleşmesi sunulmuş olup, söz konusu belgeler İİK.nun 68. maddesinde yazılı mücerret borç ikrarını içeren belge niteliğinde olmadığından alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği-
Borçlu hukuki ilişki ve borcu kabul edip borcu ödediğini ileri sürdüğüne göre kabul edilen bir hususun ayrıca İİK.nun 68/l. maddesinde yazılı belgelerle ispatına yer olmadığının kabul edilmesi gerekeceği-
Borçlunun itiraz dilekçesinde "borcun 43.553,90 lirasının taraflarınca ödendiğini, kalanının da alacaklı taraftan olan kendi alacaklarına takas edilmek suretiyle ödendiğini" belirtmiş olması halinde alacaklının dayandığı belgenin İİK. 68/I'de öngörülen belgelerden olup olmadığının araştırılmasına gerek kalmadan icra mahkemesince 'borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına' karar verilmesi gerekeceği-
İtirazın kaldırılması için öngörülen altı aylık sürenin başlaması için, borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunlu olup, öğrenme ile sözü edilen sürenin başlamayacağı-
İİK'nun 170/3. maddesi uyarınca; icra mahkemesinin, aynı Kanun'un 68/a maddesine göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varırsa, itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına ve 4. fıkra uyarınca alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, borçlu yararına takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına hükmetmesi gerekeceği-
Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklının itirazın kaldırılmasını isteyebileceği; somut olayda; takibe dayanak yapılan belge, İİK.'nun 143. maddesi uyarınca verilmiş kesin aciz vesikası olup, İİK.'nun 68/1. maddesinde sayılan belgelerden olduğu-
İcra mahkemesince, alacaklının itirazın kaldırılması istemi, işin esası incelenmeksizin borcun muaccel olmayan kısmı yönünden reddedildiğinden alacaklı aleyhine itirazın kaldırılması talebinin reddedilen kısmı üzerinden İİK'nun 68/son maddesi uyarınca tazminata hükmedilmemesi gerekeceği-