Borçlu mirasçıların başvuruları üzerine, icra mahkemesince borçlulara İİK.nun 68/4.maddesi uyarınca mirasın hükmen reddedilmiş olduğunun tespiti amacıyla mahkemede dava açmaları ve ilam getirmeleri için uygun bir süre verilmesi ve bu hususun bekletici mesele yapılması gerekeceği-
Takibe dayanak senet, keşide yeri olmadığı için kambiyo vasfında değil ise de, belirli bir para borcu ikrarını içermekte olduğundan ve icra müdürlüğüne yapılan itirazda, senet altındaki imza açıkça inkar edilmediğinden, anılan belgenin, İİK'nun 68. maddesi kapsamında imzası ikrar edilmiş borç ikrarını içeren belge niteliğinde sayılacağı ve alacaklının itirazın kaldırılması isteminin kabulüne karar verileceği-
Aidat alacağı için başlatılan genel haciz yoluyla takipte, itirazın kaldırılması istemine dayalı uyuşmazlıkta, mahkemece Kat Mülkiyeti K. mad. 17/son uyarınca araştırma yapılması gerektiği-
Takibe konu kredinin, "ticari kredi" niteliğinde olması halinde, 4077 s. TKHK.nun 10/A maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığından itirazın kaldırılması isteminin esasının incelenmesi gerektiği-
Kira bedeli aksi kararlaştırılmadıkça kiraya verene ödenmesi gereken borçlardan olup üçüncü kişiye yapılan ödemenin kiracıyı borcundan kurtarmayacağı, bu nedenle davacıca kira ödemesi olarak kabul edilmeyen kiracı şirket ortağı D.S. tarafından yapılan ödemelerin davacı kiracı şirketi borcundan kurtarmayacağı, bu nedenle mahkemece bu husus dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan ödemelerin de kira parası olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Borçlu, borç ilişkisini kabul edip borcu ödediğini iddia ettiğinden, itirazın kaldırılması için alacaklının değil; borçlunun ödeme iddiasını İİK.'nun 68. maddesinde öngörülen belgelerle kanıtlaması gerekeceği-
Borçlu, borç doğuran hukuki ilişkiyi kabul edip, itirazını ödeme olgusuna dayandırdığına göre, itirazın kaldırılması isteminin mahkemede incelenmesi sırasında alacaklının artık İİK'nun 68/1. maddesinde belirtilen bir belgesinin mevcut olup olmadığı üzerinde durulmasına gerek ve yer olmadığı, çünkü anılan maddede yazılı belgelerle ispatlanacak olanın hukuki ilişki ve borç olduğu, borçlu hukuki ilişki ve borcu kabul edip borcunu ödediğini ileri sürdüğüne göre, kabul edilen bir hususun ayrıca İİK'nun 68/1. maddesinde yazılı belgelerle ispatına yer olmadığı-
Takip dayanağı yapılan tasfiye komisyonu kararında borçluların kim olduğu belli olmamakla birlikte, alacağın tahsil edilip edilmeyeceği yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
Süresi içinde itirazın kaldırılması veya iptali davası açılmayan, itiraz üzerine durmuş ilamsız takiplere konu alacak nedeniyle tekrar ilamsız icra takibi yapılamayacağı, şartları varsa alacak davasına konu edilebileceği-
Asıl alacak yönünden itirazın kaldırılması yönündeki karar yerinde görülmekle birlikte; takipte asıl alacağa 01/09/2008 tarihinden takip tarihi olan 28/01/2014 tarihine kadar değişen oranlarda adi kanuni faiz işletildiği ancak, borçlunun aleyhine yapılan icra takibinden önce borçluyu temerrüde düşürecek bir işlem yapılmamış olduğu, bu nedenle itirazın sadece asıl alacak yönünden kaldırılmasının gerekeceği-