İcra takibine konu alacağın ....................Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .................... sayılı ilamından kaynaklandığı, söz konusu ilama göre ise alacağın 23.05.2005 tarihinde davalının davacıların annesini öldürmesinden kaynaklanan manevi tazminat alacağı olduğu, iptali istenen tasarrufun ise 27.10.1997 tarihinde yapılmış olduğu, icra takibine konu borcun iptali istenen tasarruf tarihinden sonra doğduğundan davanın ön şart yokluğundan reddine karar verilmesi gerekeceği- BK 19. maddesine dayalı davalarda da iptali istenilen muvazaalı işlemin borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olmasının gerekeceği-
Dosya içeriğindeki belgelerden borçlu şirketin, 01.01.2013-31.12.2013 tarihleri arasında 129.223,14 TL asıl 82.230,00 TL gecikme zammı olduğunun anlaşıldığı, dava konusu tasarruf ise borçlu tarafından 09.09.2013 tarihinde yapıldığından tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığından söz edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda, mahkemece işin esasına girilerek, borçlu ve diğer davalı arasındaki tasarrufun iptale tabi olup olmadığı araştırılarak, iptal koşullarının olduğunun saptanması halinde borçlunun 09.09.2013 tarihi itibari ile vergi borcu fer'ileri ile birlikte tesbit edilerek, belirlenen vergi borcu miktarı ile sınırlı olacak şekilde karar verilmesi gerekeceği-
Davacı Vergi Dairesinin borçlu davalı (Y)'ye göndermiş olduğu ödeme emirlerinin iptali için İstanbul * Vergi Mahkemesi'nin ..... sayılı dosyasında dava açıldığı, ... sayılı kararında; davacı (Y)'nin davalı M. Vergi Dairesi aleyhine 19.11.2013 tarihi ve 2013...1,3 ve 5 sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verildiği, kararın Danıştay incelemesinden geçtikten sonra 27.12.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen bu ilam kapsamına göre, davalı borçlu (Y)'nin davacı idareye bir borcunun bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın "reddine karar" dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
İcra takibine konu borçların ödendiği gerekçesiyle konusuz kalan talep yönüyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı ................ tarafından davanın açılmasına sebebiyet verildiği gerekçesiyle davalı ................... aleyhine yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Doğmuş vergi borçlarına ilişkin düzenlenen ödeme emirlerine göre söz konusu vergi borcunun tarh edildiği ve vadelerinin belirlendiği tarihlerin Nisan 2014 tarihinden itibaren başladığı, vadelerinin ise 26.06.2014 tarihinden başladığı, bundan sonra her aylık dönemler için yapılan tarhlar yönünden söz konusu vergi borçlarının takibe alınarak ödeme emirlerinin düzenlendiği, davalının şirket yetkilisi olduğu ............. Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'deki görevine 07.08.2013 tarihinde başladığı, dava konusu edilen tasarrufa konu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın davalı şirket yetkilisi ................. adına kayıtlı iken borcun doğumundan ve şirket yetkilisi olmasından evvelce 24.06.2013 tarihinde eşi olan davalı .............'ya intifa hakkını üzerinde tutarak satış yolu ile mülkiyeti devir ve temlik ettiği, borcun doğum tarihinin ise Nisan 2014 tarihine ait vergi borçlarından itibaren başladığı, yine davalı şirket yetkilisinin yetkili olduğu tarihin de tasarruf tarihinden sonraki tarih olan 07.08.2013 tarihi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Davalı ile davacı arasında doğrudan alacak-borç ilişkisi bulunmadığı, davacının alacaklı olduğu dava dışı şirket ile davalı arasındaki organik ilişki ispat edilerek alacak ilama bağlandıktan sonra iflas davası açılabileceği-
Davacı vekili, davalı borçlu G. Ş ile dava konusu senet haricinde kredi sözleşmesi ilişkisi de bulunduğunu ve bu sözleşmelerin de süreklilik arz ettiğini beyan etmiştir. O halde mahkemece, davacının ileri sürdüğü kredi sözleşmeleri de dosya içerisine alınarak, davalı borçlu ile davacı arasındaki kredi ilişkisinin ne zaman başladığı, kredi sözleşmelerine konu borçların ödenip ödenmediği, cari hesap ilişkisi olup olmadığı belirlenmeksizin, eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin doğru görülmediğine-
Davacı vekiline takip konusu borcun doğumuna ilişkin temel ilişki konusunda delillerini sunması için süre verildiği davacının dava dışı ............'dan mehir alacağı olduğunu belirttiği, davacının sunduğu mehir senedinin her zaman düzenlenebilecek mahiyette adi bir belge olduğu, bu belgenin takip konusu bonoyla arasındaki illiyet bağının kurulamadığı dolayısıyla temel ilişkinin ispatlanamadığı-
Davalı ..............ın diğer davalılar ...............'ın kardeşi, ................'ın ise dünürü olduğu, 6183 sayılı Kanun'un 1. ve 3.maddeleri uyarınca amme alacağı niteliğindeki toplam 452.134,02 TL'lik idari para cezası yaptırımından kaynaklı alacak sebebiyle davalı ...........ın davacı Kurum nezdinde borçlu olarak yer aldığı, ödeme emirlerinin tebliği sonrasında itiraz edilmeyerek kesinleşen alacağa ilişkin 11.07.2019 tarihli haciz varakalarının düzenlenmesi gözetilerek alacağın gerçek olduğu ve borcun ödenmediği, eldeki uyuşmazlıkta amme alacağını ödeme müddetinin başladığı tarihin ödeme emirlerinin tebliğ edildiği 21.06.2019 tarihi olduğu ve en eski tasarrufun bu tarihten geriye doğru 2 yıllık süre içerisinde kalan 28.12.2017 tarihi olması sebebiyle dava konusu tasarrufların hükümsüz oldukları, 6183 sayılı Kanun'un 26.maddesi uyarınca dava tarihinin 30.01.2020 tarihi olmasından dolayı tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürede davanın ikame edildiği, dosya arasına alınan delillerden kredi kullanıldığı ve araç satışı gerçekleştirildiği anlaşılmış ise de bu bedellerin salt satış işlemi için temin edildiği ya da bahse konu paranın davalı ..............'a ödendiğine dair delil sunulmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Dava açıldığı tarihte dava dışı şirket tarafından temlik işlemine muvafakat verilmediği, temlikin muvafakate bağlı olduğu, temlik işleminin yapıldığı tarihten itibaren ortada geçerli bir tasarruf işlemi bulunmadığı, davacının da davayı açmakta haklı olmadığı anlaşıldığından; mahkemece davanın dava şartı yokluğundan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davalılar lehine hükmedilmesi gerektiği-
