Tasarrufun iptali istemine ilişkin davanın görülebilmesi için borçlunun aciz halinin sabit olması gerektiği-
Bozma ilamında sonra davacı vekili tarafından ibraz edilen .......... tarihli haciz tutanağı İİK’nun 105.maddesinde anlamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğundan, dava şartı noksanlığının tamamlandığı, HMK'nın 115/3 maddesi gereğince artık davanın esası incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekeceği-
davacı vekili tarafından ibraz edilen 05.06.2018 tarihli haciz tutanağı İİK’nun 105.maddesinde anlamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğundan, dava şartı noksanlığı tamamlanmıştır. HMK'nın 115/3 maddesi gereğince artık davanın esası incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bu eksikliğin giderildiği gözetilmeden usulden red kararı verilmiş olmasının doğru olmadığı-
Borçlunun adresine gidilerek tutulan haciz tutanağında; dava dışı .........’nin hazır olduğunun, adrese 1 ay önce taşındığını beyan ettiğinin ve kira sözleşmesi sunduğunun belirtildiği, adreste herhangi bir mal varlığına ilişkin tespit olmadığından bu tutanağın İİK’nun 105. maddesi gereğince aciz belgesi niteliğinde olmadığı, bu nedenlerle, davanın borçlunun aciz hali ispatlanmadığından ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekeceği- Tapudaki satış bedeli dışında yapılan ödemelerin davalı 3. kişi tarafından devir tarihi veya devir tarihine yakın tarihli banka hesap hareketleri, banka ödemesi, kredi kullanımı gibi delillerle ispatlanması mümkün olup bu belgelerdeki meblağların tapudaki bedele eklenerek bedel farkının varlığının değerlendirilmesi gerekeceği-
TBK 19 uyarınca açılan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasında, davalı borçlu tarafından icra dosyasına, "sürelerden feragat ediyorum, tüm maaşım üzerine haciz konulmasına muvafakat ediyorum" şeklinde beyan verilmediği, takiple ilgili araştırmaların ve işlemlerin yapıldığı, davalı 3. kişi, davalı borçlunun uzak akrabası olup, yapılan malvarlığı araştırmasında, davalı 3. kişinin kırtasiye işlettiği, aylık gelirinin 5.000,00 TL civarında olduğu, 3 adet aracının olduğu, kendisine ait evde ikamet edip, kira vermediği belirtildiğinden, davalı borçluya icra takibine konu edilen borcu verebilecek durumda olduğu da anlaşıldığından, dava konusu icra takibinin muvazaalı yapıldığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin davada, borçlunun adresinde yapılan hacizde; borçluya ait haczi kabil mal bulunamaması durumunu ve borçlunun kendisinin de ödeme gücü olmadığı beyanını içeren haciz tutanağının geçici aciz vesikası niteliğinde olduğunun kabulü gerekeceği- Borçlunun adresinde yapılan hacizlerde borçluya ulaşılamadığının, borçlunun hacizden önce verdiği mal beyanında; ........ Oteli'nden geçimini sağlamakta olduğunun, borcunu ödemeye çalışacağını beyan ettiğinin anlaşılması durumunda, davalı borçlunun aciz halinde olduğunun kabulü ile dava şartının gerçekleştiğinin düşünülerek işin esasına girilmesi gerekeceği- Borçlu hakkındaki takip dosyalarından bir kısmının haricen tahsil edilerek kapatıldığı ileri sürüldüğünden, sözü edilen bu icra dosyaları getirtilerek davacının alacağının tamamının ödenip ödenmediğinin araştırılması, davacının alacağının tamamının ödenmiş olması halinde bu icra dosyaları yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği-
Murisin mirasçısı olan davalı borçlu kendisine düşen miras payını mirasın reddi ile engellediğinden, miras payının diğer davalılara geçtiği- Davalı mirasçılar lehine yapılan mirasın reddine ilişkin tasarrufun iptali ile takip dosyaları yönünden mirası reddedene intikal edecek miras payları üzerinde cebri satış yetkisi tanınması gerektiği-
Davalı borçlu tarafından, dava konusu senedin bedelsiz olduğunun tespiti istemiyle açılan menfi tespit davası henüz kesinleşmediğinden, mahkemece menfi tespit davasının kesinleşmesi beklenerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davasının görülebilmesi için borçlu hakkında yapılan ve kesinleşen takibin ve dolayısıyla davacının alacağının davanın kesinleşmesine kadar var olması gerekeceği, davacı alacaklı vekili, borcun ödendiğini belirttiğinden, mahkemece borcun ödenip ödenmediği araştırılarak, ödenmiş olduğunun anlaşılmış olması halinde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği-
Davanın tasarrufun iptali davası olduğuna, ipotek takyidatının hukuki yararın varlığına menfi bir etkisinin bulunmadığına, dosya borcunun karşılanarak haczin fek edilme durumunun söz konusu olmadığına, yaklaşık ispatın ortaya konulduğuna, İİK’nın 281/II fıkrası hükmüne göre hâkimin iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceğine, somut olayda da iptali istenen tasarruf için açılmış olan işbu tasarrufun iptali davasında, alacaklının davasının kabulü halinde alacağına kavuşmasını tehlikeye düşürmemeye yönelik olarak ihtiyati haciz kararı verildiğine, esasa ilişkin itirazların İİK'nın 265. maddesinde öngörülen itiraz nedenlerinden olmadığına göre davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde olmadığı-