TMK'nın 851. ve 881. maddelerinde ifadesini bulan ve muhtemel bir alacağın teminatı olarak tesis edilen üst sınır (limit) ipoteğinde, borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan, taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlandırıldığı- TMK'nın 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının, bu limiti aşmasının mümkün olmadığı-
UYAP sisteminde ve dosyada yapılan incelemede, Bölge Adliye Mahkemesinin UYAP sitemindeki kararı ile ile fiziken dosyada bulunan kararın farklı olduğu- Uyap sistemindeki kararda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak "Şikayetin Reddine" karar verildiği- Dosyada bulunan fiziki kararda ise ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak "Şikayetin Kabulü" ile icra müdürlüğünce verilen 03.03.2022 tarihli kararın İPTALİNE karar verildiği, kararın son sahifesindeki gerekçelerin de farklı olduğu-
Alacaklı tarafa İİK'nın 361. maddesine göre muhtıra çıkarılıp çıkarılmadığı ve muhtıra çıkarılmış ise muhtıranın alacaklıya tebliğ edildiği tarih (muhtırada süre verilmiş ise süre sonunda) itibariyle temerrüt gerçekleşeceği gözetilerek, ancak bu tarihten itibaren yasal faiz işletilerek dosya hesabı (fazla ödenen miktar) tespit edilmesi gerekli olup gerektiğinde bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre dosya hesabı hakkında karar verilmesi gerekeceği-
Alacaklının 140.000,00 EURO'nun ödendiğine ilişkin kabul beyanı dikkate alınarak icra müdürlüğünce yapılan şikayete konu 22.12.2021 tarihli dosya hesabının gerekirse bilirkişiden rapor alınmak suretiyle denetlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Takibin muris hakkında değil mirasçılar hakkında başlatıldığı anlaşılmış olup mirasçıların borca, imzaya itirazları ile şikayetlerinin incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin dosyasında davacı A. Tic. A.Ş. hakkında adi konkordato nedeniyle görülen davada; konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, kararın kesinleştiği, İcra Hukuk Mahkemesince; borçlulardan A. A. hakkında konkordato kararı olmamasına rağmen bu borçlu yönünden de takibin iptaline karar verildiği görülmekle; borçlu A. A. yönünden şikayetin reddine karar verilmesi gerekeceği-
İcra mahkemesine sevk edilen işlerin, ivedi işler sayılacağı ve bu tür dava ve işlerde; sürenin bitmesi adli tatile rastlarsa, süre, adli tatil içindeki bu son günün tatil saatinde biter; bu sürenin adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılmasına imkan olmayacağı-
Alacaklının icra mahkemesine başvurusu, İcra Müdürlüğünün İİK'nın 150/e maddesi uyarınca takibinin düşmesine ilişkin kararının iptaline yönelik şikayet olup, İİK m. 17 uyarınca icra mahkemesince şikayetin kabulü halinde, şikayet olunan işlem ya bozulacağı veya düzeltileceği ya da memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunacağı gözetilerek, İİK m. 150/e gereğince takibin düşüp düşmediği hususunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle oluşacak sonucu göre şikayetin kabulü veya reddine dair infazı kabil bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığa çözüm getirmeyecek, infazı kabil olmayacak ve yeni uyuşmazlıklar doğuracak nitelikte hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-
Dairemizde, asıl borçlu ve/veya ipotekli taşınmaz malikine icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekmekle birlikte İİK'nın 16/2. maddesi gereğince kat ihtarı tebliğ işlemi usulsüz ise süreli; hiç gönderilmemiş veya tebligat yapılmamış ise süresiz şikayete tabi olduğu yönünde uygulama yapılmakta iken, İİK 150/ı maddesinde yapılması belirtilen tebligat ilamlı takipte takip şartı kabul edilip, usulsüz yapılan tebligatın yok hükmünde olduğu, şikayetinin İİK 16/2. kapsamında süresiz olarak incelenmesi kanaatine varılarak görüş değişikliğine gidildiği-
Menfi tespit istemi yargılama aşamasında istirdata dönüşse bile, yasa gereği bu tür ilamların icrası için kesinleşme şartı aranması gerekeceği- Somut olayda, takip dayanağı ilamın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, takip dosyası nedeniyle davacının davalıya ödemiş olduğu 360.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiğinin görüldüğü- Bu durumda anılan karar, yargılama aşamasında istirdata dönüşen menfi tespit davasına ilişkin ilam niteliğinde olduğundan kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceği-
