Karşılıklı edimler içeren ilam gereği, aracı iade yükümlüsü olan ve lehine aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine hükmedilen davacı edimin yerine getirildiğine dair İİK. m. 33 anlamında bir belge sunulmadığı gibi, ilama konu aracın iadesi yönünde icra müdürlüğüne yapılmış bir başvuru da bulunmadığından, ilamda kendisine yüklenen edimi yerine getirmeden takibe devam edemeyeceği- Aracı ayıpsız misli ile değiştirilmekle yükümlü olan ve lehine aracın iadesine hükmedilen davalı tarafından talepte bulunarak ayıplı aracın tesliminim sağlayabileceği- Takibe dayanak ilam, davacının açtığı dava sonucunda davacı lehine karar verilerek oluşturulmuş olup şirketin bu ilama dayalı olarak ilamlı icra takibinde bulunma hakkı olmadığı, şikayetin kabulü ile "takibin iptaline" karar verilmesi gerektiği- "Takip dosyasında borçlu şirket tarafından başvuruda bulunularak ayıplı aracın takyidattan âri teslimi talep edilmiş ise de müdürlük tarafından 'ayrı takip konusu yapılmasına' dair karar verildiği gibi, davacı tarafından da ilama konu aracın iadesinin gerçekleştirilmediği görülmekle, takip konusu ilam karşılıklı edimler içerdiğinden ve her iki tarafa ayrı ayrı yükümlülük yüklediğinden (eş zamanlı ve koşullu ifa yükümlülüğü bulunmadığından), davalı şirket tarafından ilama konu ayıplı aracın iadesi için ayrı takip başlatılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, her iki takip dosyasında taraflar farklı araçların verilmesini talep ettiklerinden, dayanak ilamda her iki taraf için belirlenen edimlerle ilgili ayrı paragraflarda hüküm oluşturulduğundan (eş zamanlı ve koşullu ifa yükümlülüğü yüklenmediğinden) mükerrer takipten de söz edilemeyeceği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
Takip dosyasına yatırılan paranın imzaya itiraz davasında İİK. m. 170/2 gereğince dava sonuna kadar (itirazının esası hakkındaki karara kadar) "takibin geçici olarak durdurulmasına" yönelik teminat olarak yatırılan para olduğu, icra mahkemesi kararlarının infazı için kesinleşmesinin gerekmediği, takibe yönelik itiraz üzerine imza itirazının reddine dair esas kararla birlikte ayrıca tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin karara gerek olmaksızın tedbirin kalktığı ve tazminat vesairin bu teminattan karşılanacağına dair yasal bir prosedür bulunmadığına göre, icra müdürlüğünce borçlu vekilinin "teminatın iadesi talebinin reddine" dair kararının isabetsiz olduğu-
Tek ortaklı borçlu limited şirketin yetkilisi tarafından borca itiraz eden kişiye çıkarılan vekaletnamede "taşınmaz-araç alımı satımı, ipotek tesisi, ahzu kabza, tüm resmi dairelerde şirketin idaresi için gerekli işlemlerin yapılması dahil kapsamlı yetkiler verilmesi" nedeniyle, şirket adına vekaletname ile itirazda bulunanın "ticari mümessili" olduğunun ve borca itirazın geçerli olduğunun kabulü gerektiği- Takibe yapılan itiraz, 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olup, acele işlerden olmakla aksi düşünüldüğü takdirde telafisi imkansız zararların doğacağı-
Mahkemece verilen tedbir kararında "tedbirin cebri satışa engel olduğuna" dair bir ibare yer almadığından, tapu kaydına düşülen şerhin cebri icra yolu ile yapılacak satışa engel olmayacağı, mahkemenin, aksi yöndeki cevabının da sonuca bir etkisinin bulunmadığı-
Takibin dayanağı olarak belirtilen hukuki işlemlere acentenin aracılık ettiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, aracılık etmediği bir sözleşme veya iş olmadığı için de acenteye asıl borçluların acentesi olarak ödeme emrinin tebliğ edilemeyeceği, bu durumda da ödeme emri tebliğ işlemlerinin yok hükmünde olduğu-
Takip talebinde asıl alacak, işlemiş faiz, çek komisyonu, çek teminatı ve toplam alacağın USD olarak tahsilinin talep edildiği, ayrıca harca esas değerin Türk Lirası olarak gösterildiği, ödeme emrinde de yabancı para alacağının takip talebinde belirtildiği şekilde yine USD olarak talep edildiği, takip talebi ve ödeme emrinde "fiili ödeme'' ibaresi yazılmış ise de bu tarihteki Türk Lirası karşılığının istendiğinin belirtilmediği, dolayısıyla alacaklının takip talebinde USD olarak talep edilen alacak kısmının aynen tahsilini istediği- Alacaklı tarafından icra müdürlüğünce harcın hesaplanabilmesi için harca esas değer olarak ...TL'nin gösterilmiş olmasının alacağın Türk Lirası olarak talep edildiği sonucunu doğurmayacağı- Alacaklı vekili tarafından düzenlenen takip talebi dışında alacaklı vekilinin talebi olmaksızın icra memuru tarafından Uyapta re'sen oluşturulan takip talebinde "fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden" ibaresine yer verilmesinin de sonuca etkili olmadığı- Mahkemece re'sen de takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
İlamsız icra takibinde borçlunun her türlü itirazı icra müdürlüğüne yapması gerektiği, borçlu aleyhinde ilamsız icra takibi başlatması için takip öncesinde aleyhinde ihtiyati haciz kararı alınması zorunlu olmayıp borcun sebebi de gösterilerek başlatılan ilamsız icra takibi usul ve yasaya uygun olduğu-
İpotekli takibin dayanağı olan ve şikayetçi borçlunun maliki olduğu dokuz adet taşınmaz üzerine (farklı derecelerle) tesis edilen ipoteklere ilişkin resmi akit tablolarının incelenmesinde, toplam ipotek limitinin 3.676.000,00 TL olduğu, sözleşme şartlarına ilişkin 1 nolu maddede "keza .............. Bankası A.Ş. Yenice Mahallesi/Kırşehir Şubesi ve diğer tüm Şubeleri ile kendi adıma/adımıza yapılmış ve yapılacak sözleşme taahhütleri ile bilcümle işlem gereği kullanmış ve kullanacak olduğum her türlü kredi ile gerek kefalet ve garanti sözleşmeleri gerekse keşideci, ciranta ve/veya aval veren sıfatıyla kambiyo senetlerinden doğmuş ve doğacak borçlarımdan..." ifadelerine yer verildiği görülmüş olup, buna göre şikayetçi borçlunun kefaletinden kaynaklanan borçlarının da rehinle teminat altına alındığı anlaşıldığından, İİK’nın 45. maddesinin amir hükmü gereği, şikayetçi borçlu hakkında öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması zorunlu olduğundan, İlk Derece Mahkemesince, şikayete konu genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinin şikayetçi borçlu yönünden iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Geçici veya kesin mühlet süresi içinde başlatılan hacizlerin iptali veya mehil nedeniyle durması gereken takiplerle ihtiyati hacizlerin uygulanmamasına ilişkin şikâyetlere bakma görevinin icra hukuk mahkemesine ait olduğu (BAM Dairleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair Yargıtay 6. HD. İçtihadı)-
Hacze ilişkin olarak alacaklının, 1 yıllık sürede olacak şekilde satış talep etmesine rağmen satış avansını 1 yıllık süreden sonra yatırdığından, İİK. m. 110/1 gereği, taşınır üzerindeki bu haczin şikayet tarihinden önce düştüğü-
