Miras reddeden şikayetçilerin tasarruf hakkı kalmadığı mallar üzerinde haczin kaldırılmasını talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı-
İpotekli taşınmazların tamamının satılarak paraya çevrildiği, tahsilatların yapıldığı, bakiye alacak yönünden kesin rehin açığı belgesinin düzenlendiği, alacaklı tarafından icra müdürlüğünden dosya hesabının yeniden yapılmasının talep edildiği, ancak icra müdürlüğünce talebin reddedildiği, İcra dosyasında alacaklının başvurusu bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin olup, İİK’nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu-
Takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi, harca esas değer olarak da Türk Lirası karşılığı belirtilmediğinden takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
7343 s. K. ile İİK m. 106 ve 110'da yapılan değişiklikler gereğince satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması gerektiği- Daha önce satış talep etmiş ve satış giderlerinin tamamını yatırmamış alacaklının tarifede yer alan ücreti 08.03.2023 tarihine kadar yatırması gerektiği (İİK geçici m. 18)- Alacaklıya satış masraflarını tamamlaması için icra müdürlüğünce muhtıra çıkarılması gerekmediğinden ve satış masraflarının tamamlanması için alacaklıya süre verilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıllık sürede (08.03.2023 tarihine kadar) satış masraflarını tamamlamayan alacaklının haczinin düşeceği-
Şikâyet konusu ilâmsız icra takibi kesinleşmiş olup, borçlu vekilinin şikâyet dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde takibin iptali talebi bulunmadığından ve teminat alacakları için ilâmsız takip yapılabileceğinden ve bu husus kamu düzenine ilişkin olmayıp resen takibin iptaline karar verilemeyeceğinden, Bölge Adliye Mahkemesince şikâyet dilekçesi ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği-
Türk parası ile bir ipotek yapılıp, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takibe geçildiğinde, alacağın muayyenliği ilkesine göre ana paranın tür ve miktarı değiştirilemeyeceği, bu nedenle kredi sözleşmelerindeki yabancı para alacağı üzerinden borçluya tebliğ edilen hesap özetine dayanılarak aktin muayyenlik ilkesi gözetilmeksizin icra emri tebliği ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı, bu hususun kamu düzenine ilişkin olup, her zaman ileri sürülebileceği- Davacıların şikayetinin kabulü ile ipoteğin bölünmezliği ilkesi de dikkate alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Elektronik tebligat yapılması gereken kişilere fiziki olarak tebligat yapılması zorunlu olduğundan posta yolu ile yapılan tebligatın yok hükmünde olduğu, bu nedenle muhatabın öğrenme tarihini belirtmesine gerek olmadığı, belirtse dahi bu belirtmenin hukuki sonuç doğurmayacağı-
"İcra emri tebliğ edildiğinden alacaklı tarafından takipten feragat edilmesi halinde harç alınması gerekmekte olup icra müdürlüğünün harçsız vazgeçme talebinin reddi kararının yerinde olduğu" gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, iş bu karar dolayısıyla da takip ayakta olup, ilk icra dosyasının kapatılmadığı, mevcut durumda her iki takip derdest olmakla, ikinci takibin "tahsilde tekerrür etmeme kaydıyla" başlatılmasının da sonuca etkili olmadığı-
Takip talebinde ve ödeme emrinde alacak sebebi olarak ............. de meydana gelen yangın ve işlemiş faiz miktarı gösterildiğinin, bu şekilde İİK.'nun 58/3. maddesinin aradığı faizin işlemeye başladığı gün ve faiz miktarı gösterilmesi şartının karşılandığının, işlemiş faizin fahiş olup olmadığı hususunun takip şekli itibari ile takibe itiraz konusu olduğunun, somut olayda da ............'de icra dosyasına takibe itiraz edildiğinin anlaşıldığı, somut olayda borçlunun istemi itiraz konusu olup şikayet konusu olmadığından İcra Mahkemesince şikayetin tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin ve BAM tarafından da istinafın esastan reddine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği-
İİK'nın 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, borçlu adına kayıtlı taşınmaz üzerine konulmuş geçerli bir haczin varlığı gerektiği- İİK'nın 82/1-12. maddesinde yer alan haczedilmezlik şikayetinin İİK'nın 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tâbi olduğu- Bu sürenin öğrenme tarihinden başlayacağı-
