Şikayete konu KDV’nin, şikayet tarihinden önce ödendiği görülmekte olup, verginin iadesinin muhatabının da artık vergi dairesi olduğu, bu kapsamda açılan davada da; uyuşmazlığın çözümü görevinin idari yargı içerisinde yer alan vergi mahkemelerine ait olduğu, o halde mahkemece yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekeceği-
Maddenin değişiklik öncesindeki halinin uygulanacağı kabul edildiğinden, değişiklik öncesinde de maddede satış tarifesi şeklinde bir belirleme bulunmadığından alacaklıdan tahsil edilecek satış avansının yeni kanun hükmüne ve satış tarifesine göre belirlenmesinin yerinde olmadığı-
Limited şirket hissesinin şirkete tebliğ olunarak haczedilebileceği, haczin icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere ticaret siciline bildirileceği- Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabında borçlu şirketin sermayesine haciz konularak sicil kayıtlarına işlendiği bildirilmişse de, şikâyet konusu haciz müzekkeresinde şikâyetçi grekçek kişi borçlu olarak gösterildiğinden, şikâyette hukuki yararı bulunduğu- "Usulsüz olarak yapılan haciz işlemi borçlu şirket hakkında yapılmış olup, bu haciz işlemine karşı ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan borçlu şirketin şikâyette bulunduğu, borçlu şirket hakkında yapılan şikâyet konusu haciz işlemi ile borçlu gerçek kişinin ortağı ve yetkilisi olduğu limited şirketteki hissesinin haczedildiği sonucuna varılamayacağından, borçlu gerçek kişinin şikâyette hukuki yararının bulunmadığı" görüşünün Kurul çoğunluğunca benimsenmediği-
Meskeniyet şikâyetine konu taşınmaz üzerindeki ipoteğin konut kredisine özgülenmediği, doğmuş ve doğacak bütün borçlarının teminatını teşkil etmek üzere üst sınır (limit) ipoteği şeklinde kurulduğu, ipoteğin bu hâli ile zorunlu ipoteklerden olmadığı - O hâlde hacizden önce tesis edilen ve haciz tarihi itibari ile ipoteğe bağlı borcu ödenmeyen, borçlunun serbest iradesi ile kurulan ipoteğin meskeniyet şikâyetine engel olduğunun kabulünün gerektiği-
Borçlunun, aleyhinde başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinin konusu olan kredi sözleşmesine dayanılarak daha önce ................ İcra Müdürlüğü'nün ................. sayılı dosyasında başlatılan takibin halen derdest olduğunu ileri sürülerek ............... İcra müdürlüğü'nün .......... ve ................... sayılı dosyalarında başlatılan takiplerin iptalini talep ettiği görüldüğünden, Dairemizin değişen içtihadı gereğince borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK’nın 16/2. maddesine dayalı şikayet niteliğinde olup, mahkemece istemin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Bölge Adliye Mahkemesinin, borçlunun cevap dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların ayrı bir şikayet gibi değerlendirilmek suretiyle tefriki ve devamında da her iki dosyanın birleştirilmesi ile sonuca gidilmesine dair gönderme kararının isabetsiz olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince, somut uyuşmazlıkta, alacaklı tarafından yapılan tek bir şikayet olduğu nazara alınarak karar verilmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı şekilde borçlunun cevap dilekçesinin ayrı bir şikayet gibi değerlendirilmesi ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
İcra memurunun muamelesine yönelik şikayete ilişkin davada, şikayete konu takip dosyasında ikinci karar tarihinden itibaren işlemiş faiz hesabının yapıldığı, söz konusu işlemin bu suretle usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından şikayetin kabulü ile ilk ilamda hükmedilen alacak kalemlerine ilk ilam tarihi ve temerrüt tarihinden itibaren, ikinci ilam ile arttırılan alacaklar yönünden ikinci ilam tarihinden itibaren artan miktara faiz hesabı yapılması gerektiği-
Menfi tespit davasının reddine karar verilmesi ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair hüküm kurulması aranmadan tedbirin kendiliğinden kalkacağı ve İcra Müdürlüğü’nün ihtiyati tedbirin nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğine ilişkin kararının yasaya aykırı olduğu-
Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla birlikte, belediye mallarının, belediyenin beyan edeceği mallar dışında da haczinin mümkün kılındığı- İcra emrinin tebliğ edilmesi suretiyle 7 günlük ödeme süresinin geçmesi ve alacaklının haciz talep etme hakkının doğmuş olması, 6552 s. K. m. 121 ile 5393 s. K.nun 15. maddesine eklenen "...ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır." ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi birlikte değerlendirildiğinde, 7 günlük ödeme süresinin geçmesi ile borçlu hakkındaki takibin kesinleşmesi nedeniyle alacaklının talebi doğrultusunda borçlu aleyhine haciz kararı alınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı-
Takipten ve itirazın iptali davasından feragat edilmiş olsa dahi dosya alacağına konulan hacizler nedeniyle hacizler ve takip geçerli olup feragat nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılamayacağı-
