Şikayetçinin ve eşinin yurt dışında yaşamış olmasının, şikayet konusu taşınmazın .............. mahallesinde bulunmasının, şikayetçi ve eşinin aynı bölgede yaşamasını gerektirmeyeceği- Şikayetçi ile eşinden oluşan iki kişilik aile için Antalya İli, Kepez İlçesi, T.paşa ve Şelale Mahalleleri gibi daha mütevazi semtlerindeki ev değerleri esas alınarak 2+1 100 m² civarı haline uygun ev değerinin 200.000 TL olarak belirlenmesinin hukuka uygun olduğu- Satış bedelinden borçluya, haline münasip ev alması için verilen miktar düşüldükten sonra geriye kalanın hak sahiplerine ödeneceğinin tabii olduğu-
Denetime elverişli ve oluşa uygun bulunduğu için hükmü esas alınan ........ tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan faize ilişkin alacak kalemleri yönünden, icra emrinde hesaplanan miktarları aşan kısmın iptaline karar vermek gerektiği, ancak bu hususun icra emrinin iptalini gerektirmediği-
Borçlunun vekili bulunması halinde tebligatın vekile yapılmasına dair zorunluluğun asile tebligat yapılması gereğini ortadan kaldırmadığı, İİK'nın 76 ve 338. maddesinde düzenlenen suçlar yönünden asile tebligatın arandığı, hal böyle olunca borçlu asile icra emri tebliğinin usulsüz olmayıp, borçlunun vekiline de tebligat yapılmamasının sadece bir eksiklik olduğuna işaret edildikten sonra, mahkemece bu eksikliğin ikmaline karar verilmesi gerekmekle birlikte, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra ...............'de borçlunun vekiline de icra emrinin tebliğ edilmiş olması nedeniyle şikayetin konusuz kaldığı- Davalı tarafta yer alan takip borçlusu ............ ile ............'nun adları altında Avukat .............'in, vekilleri olarak yazılı olduğu ve ilamın hüküm kısmının a bendinin 3. fıkrasında adı geçenler lehine vekalet ücretine hükmedildiği görülmekle, şikayet tarihi itibariyle borçlunun şikayetinde haklı olduğunun ve bu suretle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin şikayet edilen alacaklı aleyhine hükmedilmesinin yerinde olduğu-
İcra Müdürlüğünün konulmuş bir haczin kaldırılmasına karar verme yetkisi olmadığı, bu yetkinin haczi yapan icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesinde olduğu- Borçlunun haczedilmezlik iddiasını inceleme yetkisinin icra müdürlüğünde olmadığı bu nedenle icra müdürlüğünün borçlunun haczedilmezlik iddiasını araştırmaya yönelik kararının yerinde olmadığı-
Alacaklı takip talebinde asıl alacak ve asıl alacağa işlemiş faizi Türk Lirasına çevirerek istediğinden, seçimlik hakkını Türk Lirası yönünden kullandığı ve faiz hesabının Türk Lirası üzerinden yapılması gerektiği-
Alacaklı bankanın, alacağına karşılık borçlu ve kefilinin borçları ile ilgili olarak onlara ait taşınmazları cebri icra yolu ile aldığı takdirde KDV'den muaf olduğu-
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda haline münasip evin değerinin 370.000 TL, şikayete konusu taşınmazın değerinin ise 450.000 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu, borçlunun eşi ve bir çocuğu ile birlikte yaşadığı dikkate alındığında 2+1 nitelikte bir meskenin haline münasip olarak değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı- Satıştan arta kalan miktarın hak sahiplerine ödeneceğinin tabii olduğu-
Şikayetin, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair kararın kaldırılmasına ilişkin olduğu, takip türüne göre İcra Müdürlüğünün itirazla takibi durdurmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı-
Taşınmaz üzerinde ipotek bulunmadığı, borçlunun sosyal ve ekonomik durumunun araştırıldığı, borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kimsenin bulunmadığı, bilirkişinin haczedilen taşınmazın arsa ve yapı değerini toplam 235.492,76 TL olarak tespit ettiği, bilirkişi raporunun yargı denetimine elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, ek bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmadığı, bilirkişi raporunda haline münasip evin değerinin ... ilinin daha mütevazi mahallelerinde 100.000 TL, 150.000 TL ve 200.000 TL olarak tespit edildiği, mahkemece davacının tek başına yaşadığı göz önüne alındığında 1+1 ev için belirlenen 100.000 TL'nin haline münasip olarak tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi raporu çerçevesinde şikayetin kısmen kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin şikâyetin reddini savunup haksız çıkan alacaklıya da yüklenilmesinde isabetsizlik bulunmadığı-
Takibe dayanak ilamının, şikayetçi borçlu tarafından huzurdaki şikayetin yapıldığı tarihten sonra Yargıtay 3. Hukuk Dairesince bozulduğu, ancak her dava ve şikayetin davanın açıldığı andaki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, itiraz ve şikayet tarihinden sonra borcun ödenmiş olması, itiraz ve şikayetten açıkça vazgeçilmediği sürece, icra mahkemesinin başvurunun esasını incelemesine engel teşkil etmeyeceği- Mahkemece ilama aykırı olarak fazladan talep edildiği iddia edilen alacak ve feri'lere ilişkin şikayetin esası incelenerek denetime ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporuna göre icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesinin yerinde olduğu-