İcra müdürlüğünce sehven kaldırıldığından bahisle daha önceki talebiyle konulan .............. tarihli haczin bu tarihten itibaren tekrar ihyasına karar verilmesi talep edilmiş ise de haczin ihyası mümkün olmayıp ancak talep tarihi itibariyle yeni haciz konulmasının söz konusu olabileceği, bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Tapu sicil müdürlüğünün tapu harcı tahakkuk ve tahsili, idari bir işlem olup, anılan işleme karşı yapılacak itirazı inceleme görevi de idari yargıya ait olduğu- Tapu harçları konusunda, icra müdürünün tahakkuk veya tahsil memuru sıfatı bulunmadığından, tapu harçlarının alınıp alınmayacağına karar verme görev ve yetkisinin de olmadığı-
Adi ortaklığı oluşturan ortaklardan birinin maddi hata olarak yazılmadığı belirtmiş olmakla, takip başlatılırken sunulan vekaletnamede de vekilin her iki ortağın vekili olduğu görülmüş olup, adi ortaklardan birinin takip talebine eklenmemesinin maddi hataya müstenit olduğu ve bu açık maddi hatanın HMK m. 124/ kıyasen uygulanarak giderilmesinin mümkün olduğu-
Temyiz inceleme tarihi itibariyle şikayete konu Damga Vergisi ve Katma Değer Vergisi’nin tahsil edildiği noktasında tartışmanın bulunmadığı, bu bağlamda verginin iadesinin muhatabının vergi dairesi olduğu, o halde mahkemece yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu vekilince takip dosyasına 04.03.2019 tarihinde vekaletname sunularak dosyanın fotokopisinin talep edildiği, bu durumda borçlunun şikayet konusu haczi en geç 04.03.2019 tarihinde öğrendiği anlaşılmakla, borçlu vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvurunun İİK'nın 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra olduğunun kabulü gerekeceği-
Dosya arasında bulunan sıra cetveline ilişkin bilirkişi raporu incelendiğinde davalı şirketin alacak miktarının toplam .............. olduğu, 16.05.2017 tarihli sıra cetvelinde geçen alacak miktarların ise ihale edilen taşınmazın bedeli dikkate alınarak yapılan hesap sonucu taraflara ödenecek tutarların belirlendiği, bu nedenle davalının alacağının tamamının ödendiği yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi değerlendirmesinin yerinde olmadığı-
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/9. maddesinde; "Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez." hükmünün yer aldığı- 5393 sayılı Kanun'un 15.maddesi uyarınca ileri sürülecek haczedilmezlik şikayetinin, bir hakkın yerine getirilmemesi ile ilgili olup, İİK'nın 16/2. maddesi uyarınca borçlu belediye tarafından süresiz olarak yapılabileceği-
Şikayetin dava niteliği bulunmadığından şikayet dilekçesinde ilgililerin yanlış gösterilmesinin veya hiç gösterilmemesinin, yapılan şikayetin husumet yokluğu sebebi ile reddini gerektirmeyeceği, bunun yargılama aşamasında mahkemece re'sen tamamlattırılmasının mümkün olduğu, o halde mahkemece; taraf teşkili sağlanarak şikayetin esası incelenmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, husumet sebebi ile şikayetin reddinin isabetsiz olduğu-
İİK’nın 96 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenen istihkak iddiasına ilişkin koşulların menkul mallar için uygulanacağı, taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması isteminin icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan, şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekeceği- Başvurunun, taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemine ilişkin olup, şikayet mahiyetinde olduğu, o halde, mahkemece şikayetin reddi ile maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin bozmayı gerektireceği, ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği-
Alacağı rehinle temin edilmiş olan rehin alacaklısı (kural olarak) ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunda olduğundan, mükerrerlik iddiasının ancak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip dışındaki diğer takipler yönünden ileri sürülebileceği (İİK 45/1)- Alacaklı vekili tarafından genel haciz yolu ile ilâmsız takibe girişildikten sonra tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmlı takibin mükerrerlik nedeniyle iptaline karar verilemeyeceği-Alacaklı vekili tarafından kambiyo senetlerine özgü takip başlatılmadığından, İİK 45/3 ve 167/1'in somut olayda uygulanma kabiliyeti olmadığı (alacaklı vekilinin tercih hakkı bulunmadığı)-