6352 sayılı Yasa'nın 58. maddesi ile İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28/2. maddesine getirilen değişikliğin amacı, vatandaşların icraya başvurmak zorunda kalmaksızın alacaklarını tahsil edebilmesi, bu suretle icra dairelerinin iş yükünün azalması ve idarelerin icra gideri ödemesinin önüne geçilmesi olup, İdare Mahkemesinin düzeltme ilamı ile ilk kez hükmedilen faiz alacağına ilişkin borçlu idareye usulüne uygun bir başvuruda bulunulmaksızın, idare mahkemesinin düzeltme kararı ile hükmedilen faiz kalemleri de eklenmek suretiyle şikayete konu icra takibi başlatılması İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28/2. maddesi amacına aykırı olduğu-
24.08.2021 tarihinde davalı alacaklı şirket yetkilisi olduğunu beyan eden ..............' ın icra dosyasındaki hacizlerin kaldırılması talebinde bulunduğu, ancak Bursa Ticaret ve Sanayi Odasından alınan yazı cevabında, şirket yetkilisinin görev süresinin 2019 yılında dolduğunun beyan edildiği, görev süresi içerisinde yapılmayan bu beyanın alacaklı şirketi bağlamayacağı, icra müdürlüğünün şikayete konu 25.08.2021 ve 30.08.2021 tarihli işlemlerinin yerinde olduğu-
Somut olaya gelindiğinde, "iş bu nama yazılı senedin" ibaresini ihtiva eden takibe konu senetlerin nama yazılı olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, ayrıca muteriz borçlunun keşidecisi olduğu, senetlerin lehtar tarafından "İş bu alacağımı T. Borçlar Kanununun 183/194 madde hükümleri gereğince, tediye makamına kaim olmak üzere ............. T.A.Ş. ........... Ticari Şubesine devir ve temlik ettim/ettik." açıklaması ile takip alacaklısına cirosu ve alacaklının cevap dilekçesinde alacağın temliki yoluyla elde edilen takip konusu senetlerde yetkili hamil olduğunu ileri sürmesi karşısında, takip dayanağı bonoların nama düzenlendiğinin açıkça anlaşıldığı, bu durum karşısında senet hamiline karşı keşidecinin her türlü def’ilerini ileri sürebileceği, o halde, borçlunun, takibe konu senetlerin lehdarına karşı ileri sürebileceği senetlerin bedelsiz olduğuna yönelik şahsi def'iyi senetleri alacağın temliki yoluyla alan takip alacaklısına da karşı ileri sürebileceğinden, borçlunun bu yöndeki iddiaları incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Aynı alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla birden fazla takip yapılması mümkün olduğundan, icra takiplerinden birinde alacağın tahsil edilmesi halinde, diğer takip dosyası da infaz edilmiş olacağından tahsil harcının yalnızca tahsilat yapılan takip dosyasından ve bir defa alınacağı başka bir ifadeyle kural olarak tahsili halinde aynı alacaktan tek tahsil harcı alınması gerektiği-
Alacaklının takibine dayanak olarak sunduğu ............... Yevmiye Numaralı ipotek akit tablosunun 1 numaralı bendinde 'İşbu protokolün konusu ........... ile ............. arasında mevcut olan cari hesap bakiyesine göre protokol tarihi itibariyle ...........'ın ..........'a olan mevcut 739.183 - USD borcunun tasfiye edilmesi ve ödeme şeklinin belirlenmesidir.' ifadesi, 2 numaralı bendinde '.............'ın cari hesaba göre ............'a olan 739.183 - USD borcu 20.10.2020 tarihinde tamamen ödenmiş olacaktır.' ifadesi ve 3 numaralı bendinde de'...Söz konusu cari hesap borcunun yarısının ödenmesi halinde ipotek tesis edilen taşınmazlardan borçlunun talep edeceği herhangi birinin üzerindeki ipotek fek edilecektir.' ifadesi yer aldığı dolayısı ile anılan senedin kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmediğinin açık olduğu, bu hususun ise kamu düzeninden olup, İİK'nın 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tâbi olduğu ve mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği, mahkemece davacının davasının kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece şikayetçi borçlu vekiline gönderilen ve ................... tarihinde tebliğ edilen muhtırada eksik harcın yatırılma merci açıklanmamış olup bu nedenle muhtıranın geçersiz olduğu-
İcra takibine tarafı olmayan bir kişinin UYAP sisteminde dosyaya taraf olarak kaydedilmesi suretiyle bu kişiden borçluya intikal edecek malvarlığı değerlerinin araştırılmasının söz konusu kişi borçlunun murisi de olsa icra takip dosyasına yabancı bir şahıs olduğundan, Anayasadaki temel hak ve özgürlüklere ve bu kapsamda kişisel verilerin korunması kurumuna aykırılık oluşturacağı (Karşı Oy içerir)-
Haciz yapılan otelin üzerinde bulunduğu taşınmazda ipotek alacaklısı durumunda olan üçüncü kişi banka aynı zamanda taşınmazın maliki olduğundan ipotek şeklen mevcut olup hükümlerinin askıda olduğu, buna karşın malik ve ipotek alacaklısı sıfatlarının birbirinden ayrılması hâlinde uyuyan ipotek hakkının hüküm ve sonuçlarını tekrar doğurmaya başlaması mümkün olduğu- Davacı üçüncü kişinin haczolunan taşınırlar için ipotek hakkına dayanarak İİK m. 83/c'den yararlanmasının mümkün olmadığı- Takip dosyasında taraf olmayan üçüncü kişinin taşınır haczinin kaldırılmasını şikâyet yoluyla da isteyemeyeceği- Üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurusu istihkak davası niteliğinde olup, icra mahkemesine şikâyet olarak başvurulmasının sonuca etkili olmayacağı gözetilerek icra mahkemesince davacı üçüncü kişi dava dilekçesinde de belirttiği üzere mülkiyet hakkına dayanarak mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılması talebinin istihkak davası olarak görülüp sonuçlandırılması gerektiği-
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin karar tarihinde meskeniyet şikayetine konu haczin düştüğü ve davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve haklılık durumu değerlendirilmeksizin her iki taraf lehine vekalet ücretine hükmedildiği, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince; davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, hüküm yerinde buna ilişkin bir gerekçeye yer verilmeksizin her iki taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı-
Davalı banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusu dava dışı şirket ile şikayetçi-ipotekli taşınmaz maliki aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığı, Noterden gönderilen ihtarnamenin, şikayetçi-borçlunun ipotek resmi senedinde yazılı adresine tebliğe çıkarılıp, "adreste bulunan ...'ın, muhatabın taşındığını/tanınmadığını imzadan imtina ederek sözlü beyan etti. Muhatabın muhtarlık kaydına rastlanmadı. Bilâ tebliğ iade. 25/12/2018" şerhiyle bilâ tebliğ döndüğü, tebliğ iade sebebi de dikkate alındığında İİK’nın m. 148/a ve 150/1-son cümlesine göre hesap kat ihtarnamesinin adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılacağından, şikayetçi- ipotek verene hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğunun kabulü gerektiği ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takibin iptali istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği-