"Satış bedelinin tamamının sıra cetveli düzenlenmeden alacaklıya ödenmesine dair istemin reddine" ilişkin icra dairesi kararının iptaline ilişkin şikayette borçlunun karşı taraf olarak yer alması gerekmediği- Bu nedenle, temyiz başvuru dilekçesinin borçluya tebliği için ilanen tebligat masrafı yatırılmadığından alacaklının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilemeyeceği-
Asıl borçlu ve/veya ipotekli taşınmaz malikine icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekmekle birlikte İİK'nın 16/2. maddesi gereğince kat ihtarı tebliğ işlemi usulsüz ise süreli; hiç gönderilmemiş veya tebligat yapılmamış ise süresiz şikayete tabi olduğu yönünde uygulama yapılmakta iken İİK 150/ı maddesinde yapılması belirtilen tebligat ilamlı takipte takip şartı kabul edilip, usulsüz yapılan tebligatın yok hükmünde olduğu- İpotek malikine muacceliyet ihbarı gönderilmeden başlatılan ilamlı takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Alacaklı tarafından takibe konu edilen 02.02.2006 tanzim tarihli, 05.08.2006 vade tarihli senette tanzim yeri bulunmadığından bu senedin kambiyo vasfının bulunmadığı, icra takibine konu alacak hangi zamanaşımı süresine tâbi ise, icra takibinin kesinleşmesinden sonraki dönemde de aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı, bu durumda, kambiyo senedi niteliği taşımayan dayanak belgenin bono niteliğinde olmayıp, adi senet hükmünde olduğundan bu belge Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenen on yıllık zamanaşımına tâbi olduğu, bahis konusu senet yönünden, şikayet tarihi itibariyle, bu sürenin dolmadığı ve dolayısıyla zamanaşımının gerçekleşmediği-
Borçlu tarafından açılan menfi tespit davasının İİK'nın 89/3 maddesindeki 15 günlük süreden sonra açıldığından İİK'nın 72. maddesi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekeceği - Buna göre, menfi tespit davasında verilen ret kararının, İİK'nın 72. maddesi hükmü uyarınca icra takibine etkisi bulunmadığından icra müdürlüğünün şikayete konu kararında usul ve yasaya aykırı olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince şikayetin reddine karar verilmesinin gerektiği-
Borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile, elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılması hâlinde borçlunun şikâyet yolu ile icra mahkemesine başvurarak aleyhine başlatılan ikinci takibin iptalini isteyebileceği, somut olayda, borçlular tarafından şikayet dilekçesinde belirtilen takiplerde şikayetçi borçlulardan ............ ve ............ hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, diğer şikayetçi borçlu ........... hakkında başlatılmış ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip bulunmadığı, bu nedenle şikayetçi ........... yönünden şikayetin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Kefalet borcunun teminatını oluşturmak üzere kefilin bizzat kendi taşınmazını kredi borçlusu lehine ipotek verdiği durumlarda kefil hakkında da ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasının mümkün olduğu- Kefilin kefalet borcunun teminatı olarak üçüncü kişi tarafından ipotek tesis edildiği hallerde de, lehine ipotek verilen kefilin tıpkı krediyi kullanan asıl borçlu gibi ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte borçlu gösterilmesi gerektiği (zorunlu takip arkadaşlığı)- İpoteğin bölünmezliği ilkesi gereğince, krediyi kullandıran alacaklının kredi borçlusu için ayrı, ayrıca kefaleti nedeniyle ipotek veren kişi için aynı ipoteğe dayanarak ayrı bir takip yapmasının mümkün olmadığı- Kefilin, asıl borç yanında kendi kefalet borcu için de ipotek vermiş ise İİK'nın 45. maddesindeki önce rehne başvurma kuralının da uygulama alanı bulacağı- İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibinin İK'nın 149. maddesi gereğince aralarında zorunlu takip arkadaşlığı bulunan ve asıl borçlu konumunda olan ipotekli taşınmaz maliki mütelselsil kefile takibin yöneltilmediği, bu kişiye itiraz ve defilerini ileri sürme hakkı verilmediği anlaşıldığından ve bu eksiklik süresiz olarak şikayet yoluyla ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınması gerektiğinden ve ayrıca, tarihinden önce taşınmazı ipotek yükü ile satın alan kişi yönünden alacaklının ek takip talebi üzerine buna uygun icra emri düzenlenmesi gerekirken, ek takip talebi düzenlenmeksizin alacaklının talebi üzerine doğrudan icra emri düzenlendiği görüldüğünden, usulüne uygun olarak yapılmış bir takip bulunmadığından İİK'nın 149. maddesine aykırılık teşkil eden takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
İİK 150/ı maddesinde yapılması belirtilen tebligatın muacceliyet için gerekli olduğu- Takip şartı olduğu- Bu nedenle noterde İİK 150/ı maddesi gereğince yapılan tebligatın usulsüz olması halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapılamayacağı- Bu yöndeki şikayetin İİK 16/2 kapsamında süresiz olarak incelenmesi gerektiği- Bu hususun takip şartı olduğu-
Şikayetçi borçlunun murisi olan bono keşidecisinin 06.11.2014 tarihinde vefat ettiğinin, 3 aylık süre dolmadan 24.11.2014 tarihinde şikayetçi mirasçı aleyhine takip yapıldığının, yapılan takibin İİK'nın 53. maddesine aykırılık teşkil ettiğinin anlaşıldığı, İİK'nın 53. maddesine aykırılık ise, kamu düzeni ile ilgili olduğundan İİK'nın 16/2. maddesi uyarınca şikayetin süresiz olduğu-
İlamsız takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu gerekçesi ile takibin iptalini talep etmede borçlunun hukuki yararının olmadığı belirtilmiş ise de; hukuken var olmayan bir rehin hakkına dayalı olarak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamayacağı ve borçlunun böyle bir takibin iptalini istemede hukuki yararının bulunduğu- Mahkemece, şikayetçi borçlunun TTK’nun 1200. maddesi uyarınca taşıtan olmadığı veya ödemeye yetkili kılınmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
İİK 150/ı maddesinde yapılması belirtilen tebligatın ilamlı takipte takip şartı olduğu ve usulsüz yapılan tebligatın yok hükmünde olduğu şikayetinin İİK 16/2 kapsamında süresiz olarak incelenmesi gerektiği-