Borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesi halinde, borçlunun takipten haricen haberdar olup yedi gün içinde itirazını icra dairesine bildirdiğinin ve alacaklının da anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesinin mevcut olduğunun anlaşılması halinde ödeme emri tebliğ edilemese bile borçlunun itirazının geçerli olacağı-
Mahkemece denetlenmesi gereken husus, icra müdürlüğünün şikayete konu 18.5.2022 tarihli kararı olup, Uyuşmazlık Mahkemesi kararında da işaret edildiği üzere, KDV’nin vergi dairesince tahsil edilmiş olması halinde satış memurluğunun vergi sorumlusu sıfatının sona ereceği ve verginin iadesinin muhatabının vergi dairesi olacağı tabi ise de, şikayet tarihinden önce KDV ödenmediği ve buna bağlı olarak iadesi yönünde de bir talep bulunmadığı anlaşılmakla, istem, KDV’den muaf olarak taşınmazın tesciline ilişkin olduğundan, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yeri olan icra mahkemesinin görevli olduğunun kabulü gerekeceği-
Şikayet eden tarafından, şikayet tarihi ve haciz tarihi itibariyle adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması talep edildiği, bu bakımdan hukuki yararın şikayet tarihi ve şikayetin incelenmesi sırasında devam etmesi gerektiği ancak şikayetin incelenmesi sırasında taşınmazın üçüncü kişiye ............ tarihinde satışının yapıldığının görüldüğü, bu durumda mahkemece şikayetçinin taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının üçüncü kişiye devredilerek sona erdiği dikkate alınarak hukuki yarar yokluğundan şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-
Haczin kaldırılmasının isteyen şikayetçi şikayetin incelenmesi sırasında taşınmazın bir başkasına sattığından, hukuki yarar yokluğundan şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
12. HD. 06.12.2023 T. E: 1863, K: 8370
Şikayetçi şirketin ikili müdürü olduğu, şirketin temsilinin de müşterek imza ile şirket müdürleri tarafından mümkün olduğu, ticaret mahkemesi dosyasında icra hukuk mahkemesinde temsile dair yetkisi alınmışsa da, şikayet konusu dosyaya ilişkin temsil yetkisinin alınmadığı, farklı dosyalara özgü temsil yetkisinin verildiği, dolayısıyla şikayet edenin şikayette bulunma ve davaya iştirak yetkisinin bulunmadığı-
Şikayet eden tarafından, şikayet tarihi ve haciz tarihi itibariyle adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması talep edildiği, bu bakımdan hukuki yararın şikayet tarihi ve şikayetin incelenmesi sırasında devam etmesi gerektiği ancak şikayetin incelenmesi sırasında taşınmazın üçüncü kişiye .......... tarihinde satışının yapıldığı görüldüğünden, mahkemece şikayetçinin taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının üçüncü kişiye devredilerek sona erdiği dikkate alınarak hukuki yarar yokluğundan şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-
Şikayet eden tarafından, şikayet tarihi ve haciz tarihi itibariyle adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması talep edildiği, bu bakımdan hukuki yararın şikayet tarihi ve şikayetin incelenmesi sırasında devam etmesi gerektiği ancak şikayetin incelenmesi sırasında taşınmazın üçüncü kişiye .............. tarihinde satışının yapıldığı görüldüğünden, mahkemece şikayetçinin taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının üçüncü kişiye devredilerek sona erdiği dikkate alınarak hukuki yarar yokluğundan şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davanın menfi tespit davası olarak açıldığı sonrasında istirdat davasına dönüştüğün, ilamın kesinleşmediğin, takibe ise ilamda hükmedilen alacak, ilam vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin konulmuş olduğu uyuşmazlıkta, ilamın hüküm fıkraları bir bütün olup aynı ilamda menfi tespite de hükmedildiğinden, ilam vekalet ücreti ve yargılama giderine de tümü üzerinden hükmedilmiş olduğu da görülmekle ilamın kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceği ve şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-