6 aylık itirazın kaldırılması davası açma süresinin itirazın alacaklıya tebliği ile başlayacağı- Borçlunun "itirazın iptali için davası açmak adına arabuluculuk süreci işleten alacaklının itirazdan haberdar olduğunu" ilişkin savunmasına itibar edilmediği-
Dairemizce, ilamsız icra takiplerinde mükerrerlik iddiası, borca itiraz niteliğinde görülerek, bu itirazın İİK’nın 62. maddesi gereğince icra dairesine yapılması gerektiğine dair görüş istikrarlı şekilde uygulanmış ise de, derdestliğin HMK’da dava şartı olarak düzenlenmesine ve bu hususun Yargıtay Büyük Genel Kurulunun içtihadı birleştirme kararı ile de benimsenmesine paralel olacak şekilde görüş değişikliğine gidilerek, icra takibinin ilamlı ya da ilamsız olduğuna bakılmaksızın, mükerrer takibin iptali talebinin, takip şartı olarak değerlendirilmesi ve buna bağlı olarak icra mahkemesine şikayet yolu ile getirileceği, söz konusu şikayetin ise süresiz olarak ileri sürülebileceği sonucuna varıldığı- Borçluların, aleyhlerinde başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibinin konusu olan alacağa dayanılarak daha önce ............ İcra Müdürlüğü'nün ............ E. ve aynı icra müdürlüğünün ............. E. sayılı dosyalarında başlatılan takiplerin halen derdest olduğunu ileri sürdüklerinin görüldüğü, bu durumda, Dairemizin değişen içtihadı gereğince borçluların icra mahkemesine başvuruları İİK’nın 16/2. maddesine dayalı şikayet niteliğinde olup, mahkemece istemin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, talebin itiraz olarak nitelendirilmesi ile yazılı şekilde sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu-
Şikayetçi borçluya usulsüz dahi olsa 89/1-2-3 haciz ihbarnamelerinin sırasıyla 21.12.2020, 22.01.2021, 10.02.2021 tarihlerinde tebliğ edildiği, şikayetçi borçlunun şikayet dilekçesinde, tebligatları E-Devletten icra dosyasını incelediğinde öğrendiğini ileri sürdüğü, Uyap sisteminden yapılmış olan incelemede; borçlu .............'in vatandaş portaldan haciz ihbarnamesi tebligatlarını 17.03.2021 tarihinde okuduğu görülmüş olup, buna göre borçlunun 05.04.2021 tarihinde icra mahkemesine yapmış olduğu başvurunun yasal yedi günlük süreden sonra olduğu-
12. HD. 26.09.2023 T. E: 6662, K: 5385
İcra müdürlüğünce sehven kaldırıldığından bahisle daha önceki talebiyle konulan .............. tarihli haczin bu tarihten itibaren tekrar ihyasına karar verilmesi talep edilmiş ise de haczin ihyası mümkün olmayıp ancak talep tarihi itibariyle yeni haciz konulmasının söz konusu olabileceği, bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Adi ortaklığı oluşturan ortaklardan birinin maddi hata olarak yazılmadığı belirtmiş olmakla, takip başlatılırken sunulan vekaletnamede de vekilin her iki ortağın vekili olduğu görülmüş olup, adi ortaklardan birinin takip talebine eklenmemesinin maddi hataya müstenit olduğu ve bu açık maddi hatanın HMK m. 124/ kıyasen uygulanarak giderilmesinin mümkün olduğu-
Dosya arasında bulunan sıra cetveline ilişkin bilirkişi raporu incelendiğinde davalı şirketin alacak miktarının toplam .............. olduğu, 16.05.2017 tarihli sıra cetvelinde geçen alacak miktarların ise ihale edilen taşınmazın bedeli dikkate alınarak yapılan hesap sonucu taraflara ödenecek tutarların belirlendiği, bu nedenle davalının alacağının tamamının ödendiği yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi değerlendirmesinin yerinde olmadığı-
Borçlu vekilince takip dosyasına 04.03.2019 tarihinde vekaletname sunularak dosyanın fotokopisinin talep edildiği, bu durumda borçlunun şikayet konusu haczi en geç 04.03.2019 tarihinde öğrendiği anlaşılmakla, borçlu vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvurunun İİK'nın 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra olduğunun kabulü gerekeceği-
Temyiz inceleme tarihi itibariyle şikayete konu Damga Vergisi ve Katma Değer Vergisi’nin tahsil edildiği noktasında tartışmanın bulunmadığı, bu bağlamda verginin iadesinin muhatabının vergi dairesi olduğu, o halde mahkemece yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/9. maddesinde; "Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez." hükmünün yer aldığı- 5393 sayılı Kanun'un 15.maddesi uyarınca ileri sürülecek haczedilmezlik şikayetinin, bir hakkın yerine getirilmemesi ile ilgili olup, İİK'nın 16/2. maddesi uyarınca borçlu belediye tarafından süresiz olarak yapılabileceği-