Somut uyuşmazlığın incelenmesinde; borçlunun aleyhinde başlatılan takibin konusu olan alacak için daha önce başlatılan ilamlı ve ilamsız takiplerin halen derdest olduğunu ileri sürdüğünün görüldüğü, bu durumda, Dairemizin değişen içtihadı gereğince borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK’nın 16/2. maddesine dayalı süresiz şikayet niteliğinde olup, İlk Derece Mahkemesince istemin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesinin ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddinin isabetsiz olduğu-
Takibin kesinleşmesi üzerine şikayetçi üçüncü kişinin ve borçlunun maliki olduğu taşınmaz üzerine haciz konulduğu, taşınmazın adi ortaklık adına kayıtlı olmadığı anlaşıldığından, haciz konulan taşınmazın adi ortaklığa ait olduğundan bahsedilemeyeceği, o halde, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiş olmasının yerinde olduğu-
İcra takibini yapan İskoçya uyruklu alacaklı şirketin teminattan muaf olduğu-
İngiliz Milletler topluluğuna dahil ve bilahere bağımsızlığına kavuşan Malta’nın teminat gösterme yükümlülüğünden muaf olduğu-
Şikayetçiler borçlunun yasal mirasçıları olmayıp, mirası reddeden borçlunun kardeşleri olup, şikayetlerinin borçlu ile ortak murislerinden intikal eden taşınmaz hisselerine konulan bir haczin olmadığı, şu hale göre şikayetçiler ..........'tan kendilerine intikal eden taşınmazda borçlu hisselerine konulan haczin kaldırılmasında hukuki yararları olmadığından şikayetin reddi yerine kabul yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Muteriz borçluların murisi olan ve takip dayanağı bononun keşidecisi .............’nin 23.11.2019 tarihinde vefat ettiğinin, 3 aylık süre dolmadan 04.02.2020 tarihinde, muteriz mirasçılar aleyhine takip başlatıldığının, yapılan takibin İİK'nın 53. maddesine aykırılık teşkil ettiğinin anlaşıldığı, İİK'nın 53. maddesine aykırılığın, kamu düzeni ile ilgili olduğundan İİK'nın 16/2. maddesi uyarınca İcra Mahkemesine başvuru süresiz şikayete tâbi olduğu-
Borçlunun şikayetinde ipotek akit tablosunda yer alan .......................... adresinde halen oturduğunu ve icra emrinde de bu adresin tebligat adresi olarak bildirildiğini, İİK 150/ı gereği tebligatın yapılmadığı iddiasında bulunduğu, icra emrinin borçluya ............................. adresinde karşı komşunun işe gittiği şerhiyle tebliğ edildiği ve borçlu tarafından tebellüğ edilerek şikayete gelindiği görüldüğünden, ipotek akit tablosundaki adresine taşındı şerhiyle yapılan tebligatın usulsüz, takip şartı olması nedeniyle de yok hükmünde olduğunun kabulü gerekeceği, o halde borçluya İİK 150/ı koşullarında ihtarname tebliği sağlanmadığından yapılan takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
İcra dosyasından şikayetçi haciz alacaklısına ödeme yapılmasının dayanağı ................ Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ....................... sayılı kesinleşmiş ilamı olup ilamdan kaynaklanan ödemenin iadesinin İİK’nun 361. maddesine dayalı olarak istenemeyeceği, ayrıca iade isteminde bulunanın icra takibinin borçlusu olmayıp, borçlu hakkındaki başka bir takip dosyasının alacaklısı olduğundan İİK’nun 361. maddesine dayalı olarak iade talebinde bulunamayacağı, o halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile muhtıranın iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Takip tarihi, temlik tarihi ve şikayet tarihi dikkate alındığında, ................ A.Ş’nin takibe konu alacağını, davalı ...................Taşımacılık Oto Kiralama … Ltd. Şti.’ye 02/08/2017 tarihinde devir ve temlik ettiği, temlik eden davalı bankanın şikayet tarihinde takip alacaklısı olmadığı sabit olup tarafına husumet yöneltilemeyeceği gibi aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesinin ve yargılama giderlerine mahkum edilmesinin doğru olmadığı-
Alacaklılar tarafından başlatılan icra takibinin konusunun belirli bir alacağın tahsili olmayıp, taşınmaz teslimine ilişkin olduğu, icra müdürlüğünce yapılacak işin, müdahalenin men’i işlemini ilama uygun bir şekilde infaz etmek olduğu, takip dosyasının incelenmesinde, icra takibine dayanak ilamın 6 numaralı bendinde yazılı olan meblağın tahsili yönünde borçlunun herhangi bir alacak talebinin olmadığı, söz konusu meblağın tahsili ve buna yönelik bir icra müdürlüğü eyleminin de bulunmadığı görülmekle, icra müdürlüğünce bu miktar üzerinden tahsil harcı ve cezaevi harcı tahsil edilmesinin doğru olmadığı-
