Borçlunun, borcuna mahsuben mallarını alacaklıya vermesinin (satmasının) -İİK. 279/I-2 uyarınca "mutad ödeme vasıtası" olarak kabul edilemeyeceği ve bu nedenle iptale konu olacağı–
Dava konusu taşınmazın, davalı-borçlunun borcuna mahsuben diğer davalı-üçüncü kişiye satılmış olması halinde, yapılmış olan tasarrufun "hem İİK. 279/I-2 ve hem de İİK. 280/I uyarınca" iptâline karar verilmesi gerekeceği-
Davalı şirketlerin ortaklık yapısına, şirket faaliyet adreslerine nazaran borçlunun mal kaçırma kastının sair şirket tarafından bilinebilecek halde bulunması karşısında tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu taşınmazın, üzerindeki haczile (ipotekle) birlikte borçlu tarafından üçüncü kişiye satılmasından sonra bu haciz nedeniyle (borçlunun borcundan dolayı) cebri icra yolu ile satılır ve bu satış bedelinden üçüncü kişiye artan para ödenirse, bu kişinin sorumluluğunun kendisine ödenen bu para kadar olacağı-