İCRA VE İFLÂS KANUNU > 6 - İflâs Yoliyle Takip > - III - KAMBİYO SENETLERİ (ÇEK, POLİÇE VE EMRE MUHARRER SENET) HAKKINDAKİ HUSUSİ TAKİP USULLERİ: > - A) Haciz yolu ile takip: > Madde 168 - Ödeme emri
6100 s. (yeni) HMK.'nun 17. maddesinde 'tacirler veya kamu tüzel kişileriyle diğer kişilerin yetki sözleşmesi yapmak açısından birbirinden ayırt edilmiş oldukları, tacirler veya kamu tüzel kişileri, gerçek kişilere göre daha güçlü konumda bulunduklarından daha zayıf konumda olan kimselerin daha güçlü olan tacir veya kamu tüzel kişilerine karşı korunma ihtiyacının ortaya çıkması nedeniyle kabul edilen yeni düzenlemede tacirler veya kamu tüzel kişileri dışındaki kimselerin kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmalarının kabul edilmemiş olduğu; maddedeki 'tacir' sözcüğü ile anlatılmak istenenin, işin ticari nitelikte olması değil, tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişilerden olması gerektiği- HMK. hükümleri tamamlanmış işleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağından (HMK. mad. 448), yetki itirazının, takip tarihi itibariyle yürürlükte olan HMK. mad. 17. gereğince değerlendirilmesi gerekeceği-
Borçlu tarafından icra takip dosyasına elden veya banka aracılığıyla yeniden para yatırılması, maaşından haciz işlemi neticesinde para kesilmesi ile icra takip dosyasında bu paraların alacaklı vekiline ödenmesi TTK’nun 662. maddesinde sayılan icra takibi işlemi olmadığından bono için öngörülen üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu-
Süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği halde bankaca “ibraz tarihi” yazılmadığı için “adi havale” hükmünde olan (çek sayılmayan) belgeye dayanarak yapılan genel haciz yolu ile takibin kesinleşmesinden sonra işleyecek zamanaşımı süresinin on yıl olduğu-
Tebligatın, tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılmasına rağmen, tebligat tüzüğünün 28. maddesinin uygulanmadığı durumlarda, yani muhatabın adreste bulunmama nedeni tesbit edilmekle birlikte, tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin belirlenip tevsik edilmemiş olması halinde, yapılan tebligatın usulsüz sayılacağı-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte, "takibin kesinleşmesinden önceki" devrede "zamanaşımının gerçekleştiği"ne ilişkin itirazın, ödeme emri tebliğinden itibaren "5 günlük" yasal süre içerisinde icra mahkemesine yapılması gerekeceği (İİK. mad. 168/5), "takibin kesinleşmesinden sonraki" devrede, "borcun zamanaşımına uğradığı"na ilişkin şikayetin ise "süreye tabi olmaksızın" ileri sürülebileceği (İİK. mad. 71/son, 33/a)-
Borçlunun açtığı menfi tespit davasında alacaklının yargılamaya katılarak def’i yoluyla alacaklı olduğunu ileri sürmesi halinde bu davanın, bu nedenle zamanaşımını kesebileceği, zamanaşımının kesilmesi için mutlaka def’inin ileri sürülmesi gerekeceği, menfi tespit davasının kesinleşmesine kadar zamanaşımının işlemeyeceği-
Yatırması gereken ilk taksidi süresinden sonra icra dosyasına yatırılarak taahhüdün ihlal edilmesi sebebiyle zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlayacağı- Borçlunun icra dosyasına yatırdığı paranın alacaklı tarafından dosyadan çekilmesi ile -bu işlem icra takip işlemi olmadığından- zamanaşımını kesmeyeceği-
Davacı tarafından açılan menfi tespit davasında alacaklı da “alacaklı olduğunu” def’i olarak ileri sürdüğünde, açılan menfi tespit davasının zamanaşımını keseceği-