Mahkemece verilmiş olan “dava konusu çek bedelinin kimseye ödenmemesi” konusundaki tedbir kararının, borçlu hakkında icra takibi yapılmasını engellemeyeceği-
Çeke dayalı takiplerin; “çekin keşide edildiği yerde”, “muhatap bankanın bulunduğu yerde” ya da “borçlunun ikametgahının bulunduğu yerde” icra takibinde bulunulabileceği gibi, “sözleşilen yerde” de icra takibi yapılabileceği-
Borçlunun, takip dayanağı bononun tanzim tarihinden önce kısıtlı olduğunun saptanması halinde, iyiniyet/kötüniyet konuları gündeme gelmeksizin, bu bonodan doğan borçtan sorumlu olmayacağı-
İhtiyati haciz kararının infazı sırasında borcun kabulünün, hukuki nitelik olarak “harici ikrar” sayıldığından, başka emare ve delillerle teyit edilmedikçe bağlayıcı olmayacağı; borçlunun bu ikrarının kendisine ödeme emri tebliğ edildikten sonra “imza itirazı”nda bulunmasına engel teşkil etmeyeceği-