Bir ticari mümessilin, kambiyo senedi tanzim edebilmesi için açıkça bu konuda yetkilendirilmiş olmasının gerekmediği- Vekile, vekaletname ile tanınan kapsamlı yetkiler nedeniyle, vekilin “ticari mümessil” sıfatını kazanıp kazanmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği- Ticari senetlerin, ticari işletme ile olan ilgisi iyiniyetli üçüncü kişiler tarafından kolaylıkla anlaşılabileceğinden, ticari mümessilin imzaladığı senetlerin, iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından işletmeyi bağlayacağının kabul edilmiş olduğu-
Keşidecinin bono üzerine atacağı tek imzanın yeterli olup, bononun ön yüzüne ikinci imzanın atılması zorunluluğu bulunmadığından, bunun “aval” olarak değerlendirilmesi gerekeceği-
Hakimin, Türk Kanunlar ihtilafı Kuralları’nı ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’sen tesbit edip uygulamak zorunda olduğu, ayrıca yabancı hukukun muhtevasının tesbitinde de tarafların yardımını isteyebileceği; milli hukuka göre ehliyetsiz olan bir yabancının, Türk Hukuku’na göre ehil ise, Türkiye’de yaptığı hukuki işlemlerle bağlı olduğu-
Üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra bononun “genel haciz yolu ile” takibe konulması halinde de on yıllık değil üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı-
Kamu düzeni ile ilgili bulunmayan hallerde, tarafların yetkili mahkemeyi (icra dairesini) sözleşme ile belirleyebilecekleri-
Bankaya ibraz edildikten sonra, hamil tarafından takip alacaklısına yapılan cironun “alacağın temliki” sonuçlarını doğuracağı-
Muhatabın, usulsüz tebliği öğrendiği tarihten itibaren, takibin şekline göre icra mahkemesine itiraz etmemiş olmasının, tebligatın usulsüzlüğünün tesbiti halinde mal beyanında bulunma tarihi ve takip kesinleşmeden haciz konulamayacağı cihetle, varsa hacizlerin “bulunması nedeniyle, mahkemece şikayetin incelenmesine engel teşkil etmeyeceği-
Takip konusu çekin, süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmemiş olması halinde icra mahkemesince “kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılmış olan takibin iptaline” karar verilmesi gerekeceği-
İcra mahkemesince borçlunun şikayeti kabul edilerek “takip talebinde ve çekte borçlu sıfatları bulunmadığından yapılan takibin durdurulmasına” dair verilmiş olan kararda, yapılan başvuru “şikayet” olduğundan –yani; “borca itiraz” olmadığından- alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilemeyeceği-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takiplerde, icra müdürünün “takip konusu senedin zamanaşımına uğradığını“ ileri sürerek, borçluya “örnek:10 ödeme emri” göndermekten kaçınamayacağı-