İCRA VE İFLÂS KANUNU > 6 - İflâs Yoliyle Takip > - III - KAMBİYO SENETLERİ (ÇEK, POLİÇE VE EMRE MUHARRER SENET) HAKKINDAKİ HUSUSİ TAKİP USULLERİ: > - A) Haciz yolu ile takip: > Madde 168 - Ödeme emri
Bononun ön yüzüne atılan ikinci imzanın “aval” olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden, takip konusu senedi düzenlemiş olan ve şirket kaşesi dışında senet üzerine ayrıca atılmış olan ikinci imzanın senedi düzenleyen şirket temsilcisinin şahsi sorumluluğunu gerektireceği-
“Tanzim yeri” gösterilmeyen ve “tanzim edenin ad ve soyadı yanında bir yer ismi de bulunmayan” senedin “bono” sayılmayacağı ve bu durumda on yıllık zamanaşımı süresinin söz konusu olacağı-
Hakkında, borçlu murisin mirasçısı sıfatıyla icra takibi yapılan borçlunun, ”mirası reddettiğini” bildirerek “takibin iptalini” icra mahkemesinden isteyebileceği, borçlunun bu başvurusunun İİK.’nun 16.maddesi kapsamında “şikayet” sayılacağı, bu konudaki şikayetin ise taraf ehliyetine ilişkin olması nedeniyle süreye bağlı olmadan yapılabileceği-
Çeklerde, hamilin cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu müracaat hakkının, ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekte zamanaşımına uğrayacağı – Çekte keşide yeri ile muhatap bankanın aynı yer olması halinde, ibraz süresinin, keşide tarihinden itibaren on gün olduğu-
Bir ticari mümessilin, kambiyo senedi tanzim edebilmesi için açıkça bu konuda yetkilendirilmiş olmasının gerekmediği- Vekile, vekaletname ile tanınan kapsamlı yetkiler nedeniyle, vekilin “ticari mümessil” sıfatını kazanıp kazanmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği- Ticari senetlerin, ticari işletme ile olan ilgisi iyiniyetli üçüncü kişiler tarafından kolaylıkla anlaşılabileceğinden, ticari mümessilin imzaladığı senetlerin, iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından işletmeyi bağlayacağının kabul edilmiş olduğu-
İhtiyati haciz kararının infazı sırasında borcun kabulünün, hukuki nitelik olarak “harici ikrar” sayıldığından, başka emare ve delillerle teyit edilmedikçe bağlayıcı olmayacağı; borçlunun bu ikrarının kendisine ödeme emri tebliğ edildikten sonra “imza itirazı”nda bulunmasına engel teşkil etmeyeceği-
İhtiyati haciz kararının daha sonra mahkeme tarafından kaldırılmış olmasının, icra takibinin yapıldığı yerin yetkisine etkide bulunmayacağı ve sırf bu nedenle icra mahkemesince “yetki itirazının kabulüne” karar verilemeyeceği-