Alacaklı tarafından borçluya verilmiş olan ibra belgesinde dosya numarasının yıla ilişkin bölümünün hatalı yazılmış olması halinde, bu durumun borçlunun itfa itirazının reddine neden olmayacağı-
“Tanzim yeri” gösterilmeyen ve “tanzim edenin ad ve soyadı yanında bir yer ismi de bulunmayan” senedin “bono” sayılmayacağı ve bu durumda on yıllık zamanaşımı süresinin söz konusu olacağı-
Alacaklı vekilinin talebi üzerine, ”haciz konulan taşınmazlarda rehnin devam edip etmediği”nin sorulmasının, ”İİK.’nun 100. maddesinin uygulanmasına yarar bilgiler”in sorulmasının, ”satış ilanının tebliği”ne ilişkin taleplerin ‘takibin devamına yönelik’ zamanaşımını kesen işlemler olmadığı-
Aval verenin, kimin için taahhüt altına girmişse, tıpkı onun gibi sorumlu olduğu; takip konusu bonoların keşideci adına tek imza atılarak düzenlenmiş olmaları halinde bunlardan şirket sorumlu olmayacağından, bu durumda keşideci şirket adına aval vermiş olan kimsenin de, senet bedelinden dolayı sorumlu tutulamayacağı-
“Tanzim yeri” bulunmadığı için “bono” sayılmayan senette keşideciler lehine verilmiş olan avalin de geçerli sayılmayacağı-
Bononun zorunlu şekil koşullarını içerecek biçimde düzenlenmiş olan senetlerin on yıl değil, üç yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu-
Takip konusu bonoyu “aval veren” sıfatıyla imzalamış olan kişinin hamile karşı “müteselsil borçlu” olarak bono bedelinden dolayı sorumlu olduğu—
Çekin, ibraz süresinin bitiminden itibaren altı ayın geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağı-
Alacaklının taraf olmadığı (gösterilmediği) menfi tesbit davasında verilen tedbir kararı ile çek iptali kararının –alacaklının kötüniyetli olduğu ve bilebile borçlunun zararına hareket ettiği kanıtlanmadıkça- alacaklıyı etkilemeyeceği-