Uyuşmazlığın işçi-işveren ilişkisi nedeniyle düzenlenen senetten kaynaklanıyor olması halinde açılacak menfi tespit davasının iş mahkemesinde görülmesi gerekeceği-
Birleşen alacak davası yönünden hükmedilen ve takibe konu edilen alacak kalemleri asıl davadan (menfi tespit davasından) bağımsız olup, ilamın bu kısmı alacağın tahsiline (ve bunun eklentilerine) ilişkin olup, kesinleşmeden takibe konulmasında yasaya aykırılık bulunmadığı-
İ.İ.K.nun 72/5'nci maddesi gereğince dava borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsili için tazminata karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu senetlerin ciro yoluyla davalı şirkete geçtiği, takip dosyasındaki senetlerden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı şirket, keşidecinin imzasının sahte olup olmadığını bilebilecek durumda olmamasına ve takibinde kötü niyetli olarak kabul edilemeyecek olmasına göre, kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmaması gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesinin hükmün bozulmasına neden olacağı-
Mahkemece, “tüm dosya kapsamı ve delillere göre, davanın alım-satım akdine dayandığı BK.’ nun 182. maddesi gereğince aksi kararlaştırılmadıkça alım ve satımda satıcı ve alıcının vecibelerinin aynı anda yerine getirilmelerinin esas olduğu, çekin avans olarak verildiği iddiasının kanıtlanamadığı” gerekçesiyle “davanın reddine” karar vermiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
Sözleşmeyi davacı şirket yetkilisinin imzaladığı, ticari ilişkinin davacı ve davalı şirket arasında kurulduğu sözleşmeye konu makineleri davacının hukuken teslim aldığı, tacir olan davacın işlemlerinde basiretli davranması gerektiği, yapılan sözleşmenin geçerli olduğu, davacının gabinin subjektif unsuru olan müzayaka halinde olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle menfi tespit davasının reddi gerektiği-
Menfi tespit istemine ilişkin davada, senedin, davacının kardeşinin yurtta kalma ücretine ilişkin düzenlendiği, davacı tarafından imzalandığı, sözleşme hükümlerine göre davacının senette yazılı borç miktarından sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de, yurttan ayrılan öğrencinin sözleşme süresi boyunca ve ücretin de tamamından sorumlu olacağına ilişkin sözleşme hükmü, haksız şart mahiyetinde olup, mahkemece, davacının kardeşinin yurttan ayrıldığı tarihten sonra yerine bir başka öğrencinin kaydedilme olasılığı ve süresi araştırılarak bu süreyle orantılı olarak davacının sorumlu tutulması gerekeceği-