“Satış sözleşmesi” başlıklı anlaşma gereğince davacılar tarafından davalılara verilen senetlerin teminat senedi olması karşısında, davacıların teminat fonksiyonunun sona erdiğini ispat ile yükümlü olduğu, sözleşmede bahsi geçen peşin ödeme ile senetlerin davalıya iade edilmediği anlaşıldığından, davalının teminat senedini alacak miktarı kadar icra takibine koymakta haklı olduğu-
Davalı-lehtar tarafından diğer davalı bankaya devredilen çekteki ciroda “rehin cirosuna” ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı görülmüş olmakla bu durumda davalı-lehtar şirketin söz konusu cirosunun temlik cirosu olduğunun kabulü gerektiği-
Kambiyo senetlerinde imzaların istiklali ilkesinin geçerli olduğu, bu nedenle davacı keşideci kendi imzasını inkar etmediğinden lehdarın imzasının sahte olduğuna dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı-
İİK. mad. 72/3 hükmü uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararı ile icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmiş ve tedbir kararı teminat karşılığında icra takip dosyasında infaz edilmiş olduğundan alacaklının alacağına kavuşmasının geciktirildiği; İİK. mad. 72/4 hükmünde yer alan tazminat koşullarının oluştuğu-
Geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkin davada, pay defterindeki kaydın diğer kayıtlarla örtüşmediğinin tespiti halinde davacının zararından davalının haksız fiil hükümlerine göre sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve davalının zamanaşımı defi de değerlendirilerek karar verileceği-
01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5083 sayılı Yasa gereği TL'den 6 sıfır atılmış olmakla, 01.01.2005 tarihinden önce tanzim edilen senedin düzenleme tarihi itibariyle 20.000,00 TL yazılarak bu bedel üzerinden takibe konulmasının mümkün olamayacağı, TL'den 6 sıfır atılmasına dair yasanın kamu düzenine ilişkin olup, buna göre takibe koyan alacaklının alacağının 0.2 TL olabileceği, geri kalan kısmının ihtiyati haciz talep edilen bono yönünden geçersiz olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının 0,2 TL haricinde geri kalan kısım yönünden kaldırılmasına karar verilmesinin isabetli olduğu, , gerçek alacak miktarının alacak veya menfi tespit davasında tartışılacak bir husus olduğu-
Borçlu hakkındaki takibin kesinleşmiş olması ve borca kafi miktar malın haczedilmiş olması, borçlunun takip konusu borcunu taksitler halinde ödeme talebinin İİK.m.111 koşullarını sağladığı da gözetildiğinde; icra müdürlüğünün, borçlunun taksitle ödeme talebini "borca yeter miktarda menkul haczi bulunmadığı" gerekçesiyle reddetmesine ilişkin şikayetin kabulü gerektiği-
Kambiyo senetleri sebepten mücerret olup ispat yükümlülüğünün borçlu olmadığını iddia eden davacıya ait olduğu-
Davacı borçlunun borçlu olmadığını ileri sürerek ilamsız icra takibine itiraz etmesi ancak takibin durmasını sağlamakta olup, icra takibini ortadan kaldırmadığı, davacının takibe konu icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti davasını açmakta hukuki yararı olduğu-
Boşanma kararının kesinleştiği tarihten takip tarihine kadar yükümlü olunan nafaka miktarından,davacı nafaka yükümlüsünün ödemiş olduğu nafaka miktarı ile ortak çocuğun davacı nafaka yükümlüsü babanın yanında kaldığı süre hesap edilip, miktar yönünden mahsup edilerek; sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-