Mahkemece hukukçu bilirkişiden rapor alındığı; bilirkişinin sözleşmedeki artış şartına göre ödenmesi gereken kira bedellerini belirlediği; davalı ödemeleri düşülerek bakiye 12.690 TL kira borcu ve 1.281 TL faiz borcu olduğu belirtildiği; mahkemece bu bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş ise de, davalı kiraya veren yemin eda ederken davacı tarafın iddia ettiği gibi bir kısım kira bedellerini elden tahsil edip bankaya yatırdığını belirttiği; bankadan buna yönelik ekstreler getirtilmiş ise de bilirkişi raporunda bu ödemelerin ve diğer banka ödemelerinin nasıl belirlendiği, alacaktan nasıl düşüldüğü ve faiz alacağının nasıl hesaplandığı ayrıntılı olarak belirtilmediği; mahkemece, davacı tarafın iddia ettiği ödeme belgeleri ve davalı tarafın kabul ettiği ödeme belgeleri ve faiz alacağı yönünden denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Menfi tespit istemi-
KTK. mad.94 uyarınca sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu- Sigortacının, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebileceği; sigortanın fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerli olduğu- Uyuşmazlıkta aracın mülkiyeti devredilmiş ise de araç maliki olan tarafından aracın satışının usulünce bildirilmediğinden ve kaza sürücünün münhasıran alkollü olması nedeniyle meydana geldiğinden, davalı 3. kişiye kaza nedeniyle yapılan ödemenin sigortalıdan rücuen talep edebileceği- 
Menfi tespit davasında,  6502 sayılı TKHK. mad. 22 uyarınca adi yada müteselsil kefil ayrımı yapılmaksızın davacının kredi alacağı nedeniyle asıl borçluya yapılan takip semeresiz kalmadıkça alacağı kefilden isteyemeyeceği-
Davacı kiracı tarafından davalı kiraya veren aleyhine açılan menfi tespit istemine ilişkin davada; davalının dayandığı kira sözleşmesinin kira bedelini belirlemenin dışında başka bir nedenle düzenlendiği ve muvazaalı olduğu; uyuşmazlığın tarafların gerçek iradesine uygun olarak düzenlenen 12.09.2011 başlangıç tarihli 5 yıl süreli ve yıllık 11.000 TL bedelli kira sözleşmesi uyarınca çözümlenmesi gerekirken muvazaalı kira sözleşmesi esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı-
Menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak alacaklı davalıda olduğu- Davacı, davalının savunması karşısında zamanaşımı itirazında bulunmuş olduğundan, mahkemece davalının soruşturma dosyasında alınan ifadesi de dikkate alınarak, takibe konu senet nedeniyle zamanaşımı süresinin geçip geçmediği hususu değerlendirilmek suretiyle; sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Menfi tespit davası-
Süresinde ibraz edilmeyen çekler yönünden taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde böyle bir çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabileceği ve alacaklının alacağını her türlü delille kanıtlayabileceği, taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde ise, hamil keşideciye karşı dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 s. TTK. mad. 644 uyarınca sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talebinde bulunabileceği- Çeke ciro yoluyla hamil olan davalının, sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davacı keşideciden alacak talebinde bulunabileceği, bu durumda sebepsiz zenginleşmediğinin keşideci tarafından kanıtlanması gerektiği- Hamilin senedi bile bile borçlunun zararına hareket ederek kötü niyetle iktisap ettiği iddiasının da 6762 s. TTK. mad. 599 uyarınca keşideci tarafından ispatlanması gerektiği;  davalılar hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yürütülen soruşturmanın sonucunun menfi tespit davasına etkisinin de gözetilmesi gerektiği-
Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacının isterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam edeceği ve bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralanın yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olacağı ; isterse de davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştüreceği-
Davalı tarafından takipsiz bırakılan icra dosyasının, ilama konu yıkım kararı yönünden sadece yenilendiği, yenilemeden önce icra emrine konu yapılan ve davalı alacaklı vekilinin imzaladığı belge içeriğine göre haricen ödendiği anlaşılan parasal alacaklarla ilgili takibin yenilenmesinin söz konusu olmadığı açık olduğundan, icra dosyasından davacı vekiline gönderilen ve ödenmesi talep edilen muhtıraya konu bedelin de yıkım kararının yerine getirilmesinden kaynaklı masraf kalemlerine ilişkin olduğu da tartışmasız olduğu-