Davalı bankanın asıl davada davacı şirket hakkındaki davayı kabul ettiği, diğer davacı hakkındaki davayı ise kısmen kabul ettiği görüldüğünden, dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin 1/2'sine hükmedilmesi gerektiği- Birleşen davada da, harca esas değer gözetilmeden asıl dava değeri esas alınarak birleşen dosya davalısı şirket lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Davalı kiraya veren aidat gideri olarak 360TL ödediğine dair makbuzları dosyaya ibraz ettiğine göre sözleşmenin hususi şartlar bölümünde yer alan depozito ile ilgili 10. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davalının 360TL aidat gideri ödediği kabul edildiği halde bu bedelin depozito bedelinden mahsup edilebileceği gerekçesiyle senet iadesine yönelik bu yöndeki istemin reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı-
Bonoda birden fazla vade bulunması halinde senet kambiyo senedi vasfını yitireceği- İlk cironun senet lehtarınca yapılmaması halinde, ciro silsilesinde kopukluk olduğundan senedi takibe koyan davalı şirketin yetkili hamil olduğunun kabul edilemeyeceği-
Resmi senette, ipoteğin davacı tarafından müşterek müteselsil borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla verildiğinin düzenlendiği, kefalet miktarının, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olunduğunun davacılardan tarafından el yazısıyla yazılı olmadığı, davacılardan birinin diğer davacının eşi olduğu dava konusu ipoteğin, şirket ortağının şirket lehine imzalayacağı kefalet sözleşmesinde eşin rızasının gerekli olmadığına ilişkin TBK'nun 584/3. maddesindeki değişiklikten önce tesis edilmiş olması nedeniyle, kefalet sözleşmesi niteliği de taşıyan ipotek akdinde davacı eşin kefalete ilişkin rızası bulunması gerekirken bulunmadığı anlaşıldığından, kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşımadığı gözetilerek kefalet sözleşmesi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği-