Davalı cevap dilekçesinde de kendisinin herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş olmasına göre bu durumda davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılması gerekeceği-
Dava kambiyo senedine karşı menfi tespit davası olup iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamayan davacılar dava dilekçelerinde açıkça yemin deliline dayandıklarından davacılara yemin hakları hatırlatılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davacının periyodik bakım ile ilgili yükümlülüğünü yerine getirmediğinden garanti şartlarından yararlanamayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davanın, avans olarak verildiği iddia edilen çekler nedeniyle menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olduğu, mal satış ilişkisinde alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda ifa ettiklerinin kabul edileceği, peşin satış karinesinin aksini iddia eden tarafın bu iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerekeceği, davacının çeklerin avans olarak verildiğini ,malların teslim alınmadığını kanıtlaması gerekeceği, davacı taraf mahkemeye sözleşme sunmuş ise de davalının bu sözleşmeye itirazda bulunduğu, mahkemece davalının bu itirazı değerlendirilip ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davalı şirket, 11.06.2013 tarih ...... esas sayılı .......... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile iflas etmiş olup, İİK.'nun 194. madde hükümlerine göre işlem yapılmak üzere hükmün bozulması gerektiği-
Davanın, imza inkarına dayalı olarak açılmış olan menfi tespit davası olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun ceza yargılaması sırasında alındığı ve henüz ceza davasının kesinleşmediği, bu nedenle kesin delil olarak kabul edilip değerlendirilemeyeceği, diğer yandan icra hukuk mahkemesi dar yetkili mahkeme olup icra mahkemesince alınan raporun da hükme esas alınmasının isabetsiz olduğu, mahkemece davacı borçlunun inkar ettiği imzalar yönünden konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yapılıp rapor alınması veyahut ceza yargılamasının kesinleşmesinin beklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Ceza yargılamasının devam ettiği ve mahkumiyet hükmü verilip kesinleşmediği anlaşıldığından, menfi tespit davasına bakan mahkemece imza incelemesi yönünden konusunda uzman bilirkişi raporu alınması veya ceza mahkemesinin sonucunun beklenilmesi gerektiği-
Davanın, imzası inkar edilmeyen kambiyo senedine karşı açılmış menfi tespit davası olduğu, davacının, senedin zorla alındığı iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasını kanıtlayamadığı, mahkemece ispat külfetinin davalıya yüklenerek yorum yoluyla davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı-
Çekin keşide tarihinin 15.08.2013 olup, düzeltmenin keşideci imzası taşımadığından geçersiz olduğu anlaşıldığından, çek bu haliyle süresinde bankaya ibraz edilmediğinden yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup, keşidecinin, ciro suretiyle hamil olan bankaya karşı TTK. 732. maddesinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşme sorumluluğu bulunduğu-
Uyulan Dairemiz bozma ilamında işaret edildiği üzere davanın, dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK’nun 39. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içinde açılmadığı, mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-