Bonoya dayalı takipte vade tarihinden itibaren avans faizi uygulanabileceği- Takip tarihi itibariyle %50 faiz oranı, avans faizinin üzerinde olup, vade tarihinden takip tarihine kadar geçen süre için işlemiş faizin bilirkişiye hesaplattırılması gerektiği-
Davacının açtığı menfi tespit davasında, HMK'nun 209/1. maddesinin uygulanması koşullarının var olup olmadığı, mahkemenin HMK'nun 209/1. maddesine göre verdiği tedbirin İİK'nun 72/3. maddesine dönüştürülmesi kararının yerinde olup olmadığı-
Mahkemenin ön inceleme aşamasında nihai karar verebilmesi için dava şartlarından birinin bulunmaması, ilk itirazların yerinde olması, hak düşürücü sürenin geçmiş olması veya zamanaşımı def’inin dinlenebilir olması gerektiği, bu nedenler dışında işin esasına girilerek delillerin değerlendirilmesi sonucu bir karar verilecekse, HMK. mad. 143 vd uyarınca tahkikat aşamasına geçilmesi ve özellikle HMK. mad. 147 uyarınca tarafların tahkikat için duruşmaya davet edilmesi gerektiği-
Senedin tehdit ile alındığı iddiasının tanık delili ile ispat edilebileceği-
Davacıların kısmi olarak borçlu olmadığının tespitine ilişkin davada, davalı alacağı temlik almış olup, usulüne uygun geçerli temlik işlemi yapıldıktan sonra, temlik edenin alacaklının alacak miktarı yönündeki beyanı temlik alan davalıya karşı ileri sürülemeyeceğinden mahkemece temlik tarihi itibariyle davacıların icra takibine konulan borçlarıyla ilgili bilirkişi aracılığıyla hesaplama yaptırılması ve davacıların kefil oldukları dava dışı asıl borçlunun borcu verilen kredi ve yapılan geri ödemeler dikkate alınarak saptanması ve böylece temlik eden bankanın temlik edebileceği gerçek alacağının bulunması, ayrıca davacıların icra takibine konu alacağın dayanağı olan genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olmaları nedeniyle kendi kefalet limitleri ve temerrütlerinin sonuçlarından sorumlu oldukları gözetilerek, tüm delillerin değerlendirilip bir karar verilmesi gerektiği-
Temlik, karar tarihinden sonra dosyaya bildirildiğinden temlik edenin karar başlığında davalı olarak gösterilmesi ve hükmün onun hakkında kurulmasında bir yanlışlık olmadığı- Temlik işleminden sonra HMK. mad.125 uyarınca davacıya seçim hakkını hangi yönde kullandığının sorulup, sonucuna göre yargılamaya devam edilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği-
Temlik, karar tarihinden sonra dosyaya bildirildiğinden,.temlik eden bankanın karar başlığında davalı olarak gösterilmesi ve hükmün onun hakkında kurulmasında bir yanlışlık olmadığı- Mahkemece HMK.nun 125. maddesi gözetilerek davacıya seçim hakkını hangi yönde kullandığı sorulup, sonucuna göre yargılamaya devam edilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği-
Menfi tespit istemine ilişkin uyuşmazlığın yargı organlarının niteliklerine ve sıfatlarına sahip olmayan tüketici hakem heyetlerince çözüme kavuşturulmasının mümkün olmadığı-
Davacının talebi olmaksızın bu miktar alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesinin HMK. m. 26’ya aykırı olduğu-
Dava konusu ipoteğin bir kısmı davacı tarafından davalı bankaya yatırılmasına rağmen, davalı bankanın ipotek bedelinin tamamı üzerinden davacı hakkında takibe giriştiği anlaşıldığından, davacının dava açmakta haklı olduğu, yatırılan tutar üzerinden yararına kötüniyet tazminatı ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-