Asıl istirdat ve birleşen menfi tespit davalarının değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekeceği-
Davalı banka çeki ciro yolu ile devir almış olup ciro imzası yanında çekin rehin olarak verildiğine dair bir ibare bulunmadığı gibi, davalı çeki temlik cirosu ile devir aldığını bildirdiğinden, keşideci davacı, lehdar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan def'ileri iyiniyetli hamile karşı ileri sürebilmesi için önce lehdara borçsuzluğunu kanıtlaması daha sonra da hamilin kötüniyetle çeki devir aldığını kanıtlaması gerekeceği-
Mahkemece davalı-alacaklının kabul beyanı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilerek, kabul beyanının ön incelemeden önce verildiği de nazara alınarak davalı aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi gereğince tarife hükümleriyle belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerektiği-
Takip ve dava konusu bononun hile ile alınması nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkine davada ispat külfetinin davacı tarafta olup, davacının bononun hile ile alındığını kanıtlamakla yükümlü olduğu- Mahkemece gerekçesinde atıf yaptığı bozma öncesi yerel mahkeme kararındaki “hayatın olağan akışı” şeklinde yasal olmayan bir gerekçe ile kambiyo senedi niteliğinde olan bononun yorum ile geçersiz kılınmasının doğru olmadığı-
Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup, bu dava kapsamında verilebilecek ihtiyati tedbir kararları İİK'nın 72/2. maddesinde özel olarak düzenlendiği; HMK'nın 209. maddesindeki hüküm genel nitelikli davalarla ilgili olarak senedin işleme alınamayacağını düzenlemekte olup, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarına etkisi bulunmadığı- Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde, takipten sonra açılan menfi tespit davasında konuyu özel olarak düzenleyen İİK'nın 72/2. maddesi uyarınca; tedbir yolu ile takibin durdurulamayacağı anlaşılmakla, davacılar vekilinin, istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
İİK. mad. 89/3, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihine göre şikayetçi (üçüncü kişi) tarafından süresi içerisinde menfi tespit davası açılıp davanın açıldığının takip dosyasına bildirildiği anlaşıldığından, menfi tespit davası neticesinde verilen karar kesinleşene kadar takibin durdurulması gerektiği, takibin devamı ile şikayetçi aleyhine haciz işlemi yapılmasının hatalı olduğu-
Davaya konu icra dosyalarında davalılar tarafından davalı kefil ve dava dışı kiracı şirket aleyhine başlatılan icra takipleri kira sözleşmesine dayalı olarak başlatılmış olduğuna göre kira sözleşmesine dayalı icra takibinde HMK'nun 390. maddesindeki haklılığı yaklaşık ispat hususu yerine getirildiğinden davacı vekilinin belirtilen icra takipleri nedeni ile ihtiyati tedbir talebinin, İİK'nun 72/3 maddesi de nazara alınarak davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu gözetilmek suretiyle borçlu kefil tarafından icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde bu istemin de reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı-
Menfi tespit ve istirdat talepleriyle açılan dava sonucunda; ilamda menfi tespite ilişkin herhangi bir hüküm kurulmadığından, hükümde sadece ‘…TL’nin istirdadına’ denildiğinden, bu ilamın takibe konulabilmesi için kesinleşme koşulunun aranmayacağı-
İcra takibine konu 2 adet bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin davada, mahkemece dava konusu bonolardaki yazıların ve keşideci kısmındaki ismin aynı kalem ve el ürünü olup olmadığının grafoloji uzmanı bilirkişiye tespit ettirilerek aynı el ürünü olduğu anlaşılması halinde davaya konu bonoların keşidecisinin davacı olduğunun kabulü gerekeceği-
Menfi tespit davasına konu olan icra takibine dayanak teşkil eden alacak kefalet sıfatıyla yapılan ödemeden değil, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla dava dışı 3. kişinin borcuna mahsuben yapılmış olan ödemeden ibaret olduğundan ortada kefil sıfatıyla yapılan bir ödeme bulunmadığından kefilin davacı olan diğer kefile rucu kapsamında bir alacağından bahsedilemeyeceği-
