Davacının yaptığı ödemeler, ödeme tarihi itibari ile anaparadan düşülüp, faize ilişkin olarak TBK’nın 88. ve 120. maddeleri dikkate alınarak, takip tarihine kadar faiz işletilmesi sureti ile hesap yapılıp denetime elverişli rapor düzenlenmesi için dosyanın konusunda uzman yeni bir bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiği-
Dava dışı 3. kişinin davacı adına bono düzenlemeye dair açık yetkisi bulunmadığı ve 3. kişiye verilen vekaletnamede yetki alanlarının açıkça belirtildiği, vekilin yetkisinin sınırlı olduğu anlaşıldığından davacının açtığı menfi tespit davasının kabulü gerektiği-
Davalı alacaklının icra takibinde haksız ise de takipte kötüniyetli olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddi gerektiği-
Menfi tespit davasında İİK. mad. 72/4 uyarınca davalılar lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği-
İtirazın iptali davasından önce açılan menfi tespit davası, itirazın iptali davasını doğrudan etkileyeceğinden menfi tespit davasının bekletici sorun yapılması gerektiği-
"Davacı-alacaklı ile ticari ilişkisini sona erdirdi halde, boş olarak verilen teminat senedinin davalı-alacaklı şirket tarafından doldurulup icra takibine konu edildiği" belirtilerek açılan menfi tespit davasında, davacı-borçlu, davalının ticari defterlerine delil olarak dayanmış olduğundan, dolayı davaya konu bononun davalı-alacaklının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise bedel veya teminat konusunda herhangi bir açıklamanın bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Kambiyo senetleri sebepten mücerret olup taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin dikkate alınarak bonodan dolayı borçlu bulunup bulunmadığı konusunda karar verilmesinin yerinde olmadığı, kaldı ki davaya konu bonolar davacı defterlerinde kayıtlı değildir, bu nedenle imza incelemesine esas olacak belge asılları getirtilerek davaya konu bonoların düzenleme tarihindeki şirket yetkilisine ait olup olmadığının grafolog bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerektiği-
Çeklerin, "teminat çeki" olarak verildiği iddiasının yazılı delille ispatı gerektiği- Dava tarihinden sonra taraflar arasında düzenlenen protokolde davacı-borçlunun, icra takibine konu borcu kabul etmiş  olduğu anlaşıldığından, artık çeklerin teminat karşılığı verildiğinin ileri sürülemeyeceği-
İmza incelemesinde tatbik olarak alınacak imzaların asıl olması ve özellikle senedin tanzim tarihinden önceki ihtilafsız döneme ait bulunması gerektiği-
6183 sayılı Yasa'nın uygulanmasından doğan her türlü davalarda vekalet ücreti tutarının maktu olarak belirleneceği-