Borçlunun haciz (ya da; ihtiyati haciz) sırasındaki ikrarının takip hukuku bakımından geçerli olup, borçluyu –icra takibinde ve icra mahkemesinde bağlayacağı, borçlunun bu ikrarından –“ikrarın baskı altında yapıldığı” iddiası ile- dönemeyeceği–
HUMK.’nun 509 ve 510’a (şimdi; HMK. 147'ye) göre çıkartılan davetiyenin, duruşmaya daha sonra gelen tarafın duruşmaya alınmasını önleyemeyeceği–
İcra emrinin, «faize faiz yürütme» yasağına aykırı olarak doldurulmuş olması halinde, takibin bu bölümünün şikâyet yolu ile iptali gerekeceği–
Verilen kesin önele rağmen davacının noksan harcı tamamlamaması halinde, icra mahkemesince (tetkik merciince), dava reddedilip, davalı yararına vekalet ücreti hükmedilemeyeceği–
Takibin iptaline ilişkin kararlarda, nisbi vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği–
İcra mahkemesince (tetkik merciince) verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra, on gün içinde davacının yeniden dilekçe vermesi veya davetiye tebliğ ettirmesi gerektiği–
Şikayete konu işlemin, münhasıran icra müdürlüğünün hatasından kaynaklanmış olması halinde, karşı tarafın (alacaklının/borçlunun) yargılama gideri ve avukatlık ücreti ile sorumlu tutulamayacağı–
Borçlunun takas istemine karşı koyan alacaklı aleyhine, icra mahkemesince (tetkik merciince) vekalet ücreti hükmedilmesi gerekeceği–
Tebligat Yasasının 21. maddesine göre -kapıya ihbarname yapıştırmak suretiyle- duruşma gününden bir gün önce duruşma davetiyesinin borçluya tebliğinin geçersiz olup, yeniden tebligat yapılması gerekeceği–
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 1711 sayılı Kanunla değişik 409/3. maddesinin Yargıtay’dan bozularak mahkemesine geri gönderilen davalara da uygulanacağına dair İçtihadı Birleştirme Kararı-
