Kefil (ya da müşterek borçlu) tarafından yapılan ödeme nedeniyle diğer kefil (veya müşterek borçlu) ya da asıl borçlu hakkında rücu amacıyla yapılan takipte doğan uyuşmazlığın icra mahkemesinde (tetkik merciinde) çözümlenemeyeceği bu konuda «itirazı kaldırılması talebinin -ya da şikayetin- reddine» karar verilmesi gerekeceği–
Dar yetkili icra mahkemesinde (tetkik merciinde), «dernekten ayrılma» ile ilgili itiraz nedenlerinin incelenemeyeceği–
Takip konusu senedin -inşaat, kredi, alım satım vb. gibi- iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme uyarınca düzenlenmiş olması halinde, senet bedelinin tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamayı gerektirdiğinden icra mahkemesince (tetkik merciince) «takibin iptaline» (İİK. 170a) kadar verilmesi gerekeceği–
Gerekçenin, verilen hükmü denetler nitelikte olması gerektiği, şikayetçinin ileri sürdüğü usulsüzlük ve fesadın varlığını belirtecek olayların neler olduğunun verilen kararda teker teker irdelenmesinin zorunlu olduğu–
«Şikayet» teknik anlamda «dava» olmadığından, şikayet dilekçesinin de HUMK. 179’daki (şimdi; HMK. 119'daki) dava dilekçesi niteliğinde olmadığı, bu nedenle şikayet dilekçesinin HUMK. 179’daki (şimdi; HMK. 119'daki) koşulları taşımasının gerekmediği–
Kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisine sahip olmayan apartman yöneticisine, kambiyo senedi düzenledikten sonra tanınan yetkinin, senedi geçerli hale getirip getirmeyeceği konusundaki uyuşmazlığın icra mahkemesinde (tetkik merciinde) çözümlenemeyeceği–
Duruşmalı inceleme yapılması yasa gereği zorunlu olmayan durumlarda, icra mahkemesince (tetkik merciince) duruşma yapılmasına lüzum görülmüşse, tarafların çağırıldığı halde duruşmaya gelmemeleri halinde, şikayetin sonuçlandırılması gerekeceği, HUMK. 409 (şimdi; HMK. 150) uyarınca «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilemeyeceği–
Şikayetin niteliğine göre, icra mahkemesince (tetkik merciince) duruşma açılarak tarafların iddia ve savunmaları dinlenerek, delilleri toplandıktan sonra gerekli kararın verilebileceği–
Teminat senetlerinin kambiyo senetlerine mahsus yolla takip konusu yapılamayacağı, borca itiraz üzerine doğan uyuşmazlığın yargılamayı gerektireceği, «borçlunun itirazının kabulüne» karar verilmesi gerekeceği–