İlk kararın davalı temyizi üzerine bozulduğu dikkate alındığında, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu-
Kıdem, ihbar tazminatı, yol ücreti, yemek ücreti, yıllık izin, fazla mesai ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine-
5510 sayılı Kanunun 56/2. maddesine dayalı olarak Kurumca açılan ve yersiz ödenen aylıkların geri alınmasına ilişkin davalar ile hak sahibi tarafından açılan Kurum işleminin iptali ve aylık bağlanması talebine ilişkin davalarda özellikle, boşanılan eşle kurulan ilişkinin “fiili olarak birlikte yaşama olgusu” kapsamında yer alıp almadığı, ilişkinin niteliği ve başlangıç tarihinin açıkça ortaya konulması gerektiği- Mahkemece, hak sahibi ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin, adres değişikliği ve nakilleri tarihleriyle saptanması, muhtarlık ve Nüfus Müdürlüğü gibi özel ve kamu kurumlarındaki bilgi ve belgelerden yararlanılması, ilgililerin elektrik, su, telefon aboneliklerinin hangi adres ve tarihte kimin adına tesis edildiğinin saptanması, seçmen bilgi kayıtlarındaki adresler ile mevcut ise 4857 s. Kanun gereği ücret ödemelerinin yapılabileceği banka kayıtlarının sorgulanması ve böylelikle boşanılan eşle fiili olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
İşçinin gece çalışmasının yedi buçuk saati geçemeyeceği, haftada 45 saat aşılmamış olsa da günde yedi buçuk saati aşan gece çalışmalarının fazla çalışma olduğu- Dava konusu işyerine komşu ya da yakın başka işyerinde çalışan ve dava konusu işyerindeki çalışma düzenini bilebilecek durumda olan tanık beyanlarına itibar edilmeyeceği- Ücreti zamanında ödenmeyen işçinin hizmet akdini haklı nedenle feshedebileceği ve kıdem tazminatına hak kazanacağı, işverenin ödeme güçlüğü içine düşmesinin sonucu etkilemeyeceği-
İşçinin 18.00-08.00 vardiyasındaki 14 saatlik mesaisinde 1,5 saat dinlenme arası düşüldükten sonra kalan 5 saatlik sürenin gece çalışmasından doğan çalışma süresi olduğu-
5510 s. K.'nun 56/son maddesinde, boşanmanın amacına yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, uygulama yapılırken, eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin araştırılmasının söz konusu olmadığı, boşanmanın muvazaalı olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma ve boşanma yönündeki kesinleşmiş yargı kararının geçerliliğinin sorgulanmasının mümkün olmadığı, bu maddeyle boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusunun, gelir veya aylıktan kesme nedeni ve bağlama engeli olarak benimsenmiş olduğu, boşandığı eşle fiilen birlikte yaşamaya kişiyi sürükleyen etkenin niteliği ve türünün, hukuk düzeni açısından önem taşımadığı, hakkın kötüye kullanılması hangi dürtüyle (saikle) ortaya çıkarsa çıksın hukuk düzeni tarafından korunamayacağı-
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile faiz alacaklarının ödetilmesine-
Uyuşmazlıkta davacının çalıştığı döneme ilişkin asgari geçim indirimi tahakkuku bulunan kısmen imzalı bordrolar bulunmakla birlikte davacının imzasını içermeyen bordrolardaki dönemlerde asgari geçim indirimi alacağının banka hesabına yatırılıp yatırılmadığı araştırılmadığı- Mahkemece işveren tarafından sunulan kısmen imzalı bordrolara karşı davacının diyeceklerinin sorularak davacının banka hesabına asgari geçim indirimi alacaklarının ödenip ödenmediğinin araştırılmamasının hatalı olduğu-
Kıdem tazminatının ödetilmesine-
Davacının davalı iş yerinde çalıştığı, taraflar arasında brüt ücret miktarında uyuşmazlık bulunduğu, kıdem ve ihbar tazminatlarının giydirilmiş ücret üzerinden, fazla mesai ücreti, genel tatili, hafta tatili ve izin alacağının işveren elindeki kayıtlarla hesaplanması gerektiği, bu nedenle alacakların başlangıçta belirsiz olduğu, açıkça belirli olmayan ve tartışmalı alacaklar ise kısmi eda külli tespit davası konusu yapılabileceğinden, mahkemece yazılı gerekçe ve yasaya aykırı olarak süre verilmeden hukuki yarar şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-