İşverenin, işçinin ücretini ödediğini mutlaka yazılı bir belge, dekont, banka kaydı, makbuz ya da imzalı ücret bordrosuyla ispat etmesi gerekeceği-
Yıllık izin ücretinin çıplak brüt ücrete göre hesaplanması gerekeceği-
Davacı ile davalı A.Ş. vekilinin beyanları doğrultusunda "ödeme yapıldığından bahisle davanın konusuz kaldığı" gerekçesi ile "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiş ise de mahkeme kararında, kararın gerekçesinde ve hüküm fıkrasında davalıların sorumluluğu belirlenmediğinden, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yapılacak incelemeye göre tarafların tüm hak ve sorumlulukları belirlenecek şekilde hüküm kurulması gerektiği, davalı şirket dışında geliştiği bildirilen ödeme beyanına göre, yapılan ödemenin miktarı da belirlenmeden, ödeme beyanına göre “ Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığını” şekline hüküm kurulması isabetsiz olduğu-
İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, işçilik alacakları konusunda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği belirlenerek karar verileceği-
İhbar tazminatının hesabında Kanunun 32. maddesinde yazılı olan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatlerin de dikkate alınacağı- Ücret dışında kalan parasal hakların bir yılda yapılan ödemeler toplamının 365’ e bölünmesi suretiyle bir günlük ücrete eklenmesi gereken tutarın belirleneceği- Son işveren ve iş sözleşmesini fesheden davalı A.Ş. olduğu halde, ihbar tazminatından son işveren A.Ş. nin sorumlu tutulması gerekirken müteselsilen sorumluluğa karar verilmesinin de hatalı olduğu-
İşçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik bildirilmesi işçinin sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren bir durum olsa da sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih imkanı olduğu- İş müfettişi tarafından düzenlenen tutanağın işveren vekilinin beyanına göre düzenlenmiş olduğu, sadece müfettiş ile işveren vekilinin imzasını taşıdığı, böyle bir tutanağın işveren lehine yazılı bir delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı-
Davalı işyerinde aşçı olarak çalışan davacının gerek hizmet döküm cetvelindeki çalışma süreleri, gerekse işe başlama ve ayrılış tarihlerinin farklılık göstermesi mevsimlik işçi statüsünde olmadığını gösterdiği- İş güvencesi kapsamında kalan bir işçi feshin geçerli nedenle yapılmadığını ileri sürmezse, fesih geçerli bir hal alacağından, artık kötü niyet tazminatı talep edemeyeceği- Davacının ücreti yıl içerisinde değişkenlik göstermesi karşısında, son bir yılda çalışılan dönem içinde ödenen ücretler toplamının aynı süre içinde çalışılan gün sayısına bölünmesi yoluyla, ortaya çıkan bedelin kıdem tazminat hesabında dikkate alınması gerektiği-