Kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla measi ücreti, ücret, asgari geçim indirimi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine-
İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanlarının gözetilmesi ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşları ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği araştırılması gerektiği ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Tanık beyanları ve özellikle davalı işverence ibraz edilen işyeri kayıtları ile taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesine göre davacının Azerbaycan ülkesinde çalıştığının anlaşılmış olduğu- Yıllık izin ücreti alacağına ilişkin zamanaşımı süresinin, 4857 sayılı Kanun'da belirtilen özel hüküm gereği beş yıl olduğu; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yıllık ücretli izin alacağı davacı işçinin, 12.05.2005-11.05.2006, 03.09.2007-24.03.2008 ve 01.08.2008-27.07.2009 tarihleri arası 3 dönem halindeki çalışmaları dikkate alınarak, üç yıl yedi aylık hizmet süresi üzerinden hesaplanmış ve davalı tarafça davaya karşı zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmış olup, dava tarihi itibari ile 12.05.2005-11.05.2006 ve 03.09.2007-24.03.2008 tarihleri arası dönemlere ilişkin yıllık ücretli izin alacaklarının zamanaşımına uğradığı gözetilmeksizin karar verilmesinin isabetsiz olduğu- Davacının net çıplak ücreti sözleşme hükmüne göre belirlenmiş olup buna göre hesaplamalarda dikkate alınan net ücretin miktarında bir isabetsizlik olmadığı- Davacı işçinin 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenen topluluk sigortasından yararlanıp yararlanmadığı ile 5510 sayılı Kanunu’nun geçici 6. madde hükümleri de dikkate alınarak isteğe bağlı sigortalılık durumunun ne olduğu belirleyici olacağından, mahkemece bu hususlar açılığa kavuşturulmadan ve davalı tarafın bu yöne ilişkin itirazları karşılanmadan davacı işçinin yurt içinde çalışan işçiler gibi brüt ücretinin tespit edilmesinin hatalı olduğu, davacının sigortalılık durumu netleştirilmesi ve buna göre de davacının ücretinden kesilmesi gereken primler tespit edildikten sonra brüt ücretinin belirlenmesi gerektiği-
Kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ücret, asgari geçim indirimi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine-
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine-
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı- İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanlarının gözetilmesi ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılarak sonuca gidilmesi gerektiği- İşçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlıkta, emsal ücret araştırması yapılıp, araştırma sonuçları dosyadaki diğer bilgi ve belgeler ile birlikte değerlendirilerek davacının ücret miktarının belirlenmesi, talep edilen alacaklar belirlenen bu ücret miktarına göre yeniden hesaplattırılması gerektiği, eksik araştırma ile karar verilmesinin hatalı olduğu- Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım kesileceği, henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam edeceği, ancak kısmi davadaki miktarın, kısmi davanın açıldığı dava tarihine göre geriye doğru belirlenen zamanaşımı süresini kapsayacağı- Kısaca kısmi davadaki alacak miktarının belirlendiği tarihten itibaren öncelikle ileriye doğru gerçekleşen alacak için mahsup edilmesi, bakiye alacağın ise ondan sonraki süreyi kapsaması gerektiği- İlk kısmi davada belirlenen alacak mahsup edildikten sonra bakiyenin talep edildiği tarihten geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalan alacağın, alacaklı lehine hüküm altına alınması gerektiği-
Kıdem tazminatı, fazla mesai ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine-
Kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine-
Kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine-
Davanın açıldığı tarihte alacak miktarının belirlenmesi imkansız ise belirsiz alacak davası açılabileceği, öte yandan alacaklı tarafından alacağın miktar ve değerinin tam olarak belirlenmesi beklenemez ise yine belirsiz alacak davası açılabileceği- Hakimin takdir alanına giren manevi tazminatın takdiri indirime tabi fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti, cezai şart, sözleşmenin kalan süresine ait ücret gibi alacakların başlangıçta tam olarak ve tamamen belirlenmesinin mümkün olmadığı-