İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğinde olduğu - İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve genel tatil çalışma ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, ancak ihtirazi kayıt konulmuş olması halinde bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille ispatlanabileceği-
Bozmadan önce hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hesaplamalarda, davacıya ödenmesi gerekli aylık ücret miktarı, brüt 2.012,04 TL tutarında esas alındığı, bozmadan sonra ise yapılan yargılama neticesinde, her ne kadar bir kısım dönemler bakımından idari şartnameye göre, brüt 2.012,04 TL'den daha fazla aylık ücret miktarı ödenmesi gerektiği anlaşılmakta ise de, mahkemece verilen ilk karar, davacı tarafça temyiz edilmediğinden, davalılar lehine doğan usulü kazanılmış hak gereği, artık hesaplamalarda esas alınması gereken aylık ücret miktarının brüt 2.012,04 TL'den daha fazla kabul edilmesinin mümkün olmadığı-
Kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, prim, ücret alacaklarının ödetilmesine-
İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanlarının gözetilmesi ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşları ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği araştırılması gerektiği ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ücret, asgari geçim indirimi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine-
İhbar tazminatı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine-
Kıdem tazminatının ödetilmesine-
İhbar tazminatı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine-
Davalı tarafça, davacının 08.10.2005 tarihinde başlayan Rusya şantiyesindeki çalışmasının işçinin haklı sebep olmaksızın feshi üzerine sona erdiğini savunulup 15.05.2006 tarihli istifa dilekçesi sunulmuş olup mahkemece davacının imzasını inkar etmediği istifa dilekçesi değerlendirilmeksizin ve gerekçe gösterilmeden feshin işverence yapıldığının kabulünün usul ve kanuna aykırı olduğu- Yıllık izin ücreti alacağına ilişkin zamanaşımı süresinin, 4857 sayılı Kanun'da belirtilen özel hüküm gereği beş yıl olduğu- Bilinen net ücretinden bilinmeyen brüt ücreti hesaplanırken eklenecek kesintilerin ne olduğu konusunda; özellikle davacı işçinin 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenen topluluk sigortasından yararlanıp yararlanmadığı ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 6. madde hükümleri de dikkate alınarak isteğe bağlı sigortalılık durumunun ne olduğu belirleyici olacağından, mahkemece bu hususlar açılığa kavuşturulmadan ve davalı tarafın bu yöne ilişkin itirazları karşılanmadan davacı işçinin yurt içinde çalışan işçiler gibi brüt ücretinin tespit edilmesinin hatalı olduğu-
Tanık beyanları ve özellikle davalı işverence ibraz edilen işyeri kayıtları ile taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesine göre davacının Azerbaycan ülkesinde çalıştığının anlaşılmış olduğu- Yıllık izin ücreti alacağına ilişkin zamanaşımı süresinin, 4857 sayılı Kanun'da belirtilen özel hüküm gereği beş yıl olduğu; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yıllık ücretli izin alacağı davacı işçinin, 12.05.2005-11.05.2006, 03.09.2007-24.03.2008 ve 01.08.2008-27.07.2009 tarihleri arası 3 dönem halindeki çalışmaları dikkate alınarak, üç yıl yedi aylık hizmet süresi üzerinden hesaplanmış ve davalı tarafça davaya karşı zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmış olup, dava tarihi itibari ile 12.05.2005-11.05.2006 ve 03.09.2007-24.03.2008 tarihleri arası dönemlere ilişkin yıllık ücretli izin alacaklarının zamanaşımına uğradığı gözetilmeksizin karar verilmesinin isabetsiz olduğu- Davacının net çıplak ücreti sözleşme hükmüne göre belirlenmiş olup buna göre hesaplamalarda dikkate alınan net ücretin miktarında bir isabetsizlik olmadığı- Davacı işçinin 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenen topluluk sigortasından yararlanıp yararlanmadığı ile 5510 sayılı Kanunu’nun geçici 6. madde hükümleri de dikkate alınarak isteğe bağlı sigortalılık durumunun ne olduğu belirleyici olacağından, mahkemece bu hususlar açılığa kavuşturulmadan ve davalı tarafın bu yöne ilişkin itirazları karşılanmadan davacı işçinin yurt içinde çalışan işçiler gibi brüt ücretinin tespit edilmesinin hatalı olduğu, davacının sigortalılık durumu netleştirilmesi ve buna göre de davacının ücretinden kesilmesi gereken primler tespit edildikten sonra brüt ücretinin belirlenmesi gerektiği-