TMSF'nin devraldığı alacaklar hakkında derdest bulunan dava ve takiplere devam edebileceği gibi bunlardan feragati tazammun etmemek üzere, dava ve takiplerden vazgeçerek, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre de tahsilât yapabileceği- Fonun derdest bulunan icra takibinden vazgeçmemesi durumda ise İİK.'nun 106 ve 110 uncu maddelerindeki hükümlerin uygulanacağı Fon’un alacaklı olduğu dosyalardan konulan hacizlerin ayakta olup olmadığına bakılarak değerlendirme yapılması gerektiği-
Sıra cetvelinin bedeli paylaşıma konu mal veya somut olaydaki gibi dağıtım konusu para üzerine konulan ilk kesin haczin ya da ilk önce kesinleşen ihtiyati haczin dikkate alınarak yapılacağı; bu haczin belirlenmesinden sonra, bu hacze İİK.’nun 100,101 ve 286. maddeleri uyarınca iştirak edebilecek hacizler varsa, bunların oluşturacağı hacze iştirak derecesinin göz önünde tutulacağı, bu şekilde oluşturulan birinci dereceden sonra, ikinci derecenin de aynı usulle belirleneceği, ihtiyati hacizlerin kesinleşmesinde ödeme emrinin tebliğinden itibaren hesaplanmak üzere şikâyet süresinin değil, ödeme süresinin geçmesinin gerekeceği; zira ancak bu sürenin geçmesi ile kesin haciz isteme yetkisinin geleceği-
Mahkemece, şikâyetçinin iptali istenen sıra cetvelinin düzenlendiği icra dosyasında takip borçlusu durumunda bulunduğu, İİK.’ nun 142. maddesi gereğince borçlunun şikâyet hakkı bulunmadığı gibi bir alacaklının sırasına itiraz etmekle borçlunun hukuki yararının bulunduğundan da söz edilemeyeceği, şikâyetçi-borçlunun şikâyet yönünden aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, şikâyetin reddine karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı-
Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında, davalı alacaklının, borçludan gerçek bir alacağı olduğunu birbirini doğrulayan belgelerle ispatlamasının gerekeceği-
Sıra cetveline itiraz davalarında, davanın kabulü halinde tespit değil, eda hükmünün kurulmasının gerekeceği-
Somut olayda, mahkeme kararında herhangi bir gerekçe bulunmayıp, bilirkişi raporuna atıfla yetinilmiş olmasının hükmün bu nedenle bozulmasına sebep olacağı-
İcra mahkemesinde yapılan, alacak miktarında itirazında görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemesi olduğu-
Sıra cetvelinde yer alan alacaklının alacağının zamanaşımına uğradığı iddiasını ileri sürerek, cetvelde davalıya pay ayrılmaması gerektiğine yönelik itirazlara ancak borçlunun dayanabileceği, üçüncü kişi konumundaki şikayetçinin bu itirazları ileri süremeyeceğinin gözetilmesinin gerekeceği, bu ilkeyi icra mahkemesinin de nazara alarak, bu yöndeki şikayeti reddedebileceği-
Mahkemece, davacının iflas masasına alacak kaydı için başvuru sırasında tebliğ pulu vermediği, sıra cetveline karşı dava açmak için 15 günlük sürenin dolduğu-
1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 165 ve 166/2. maddelerine göre rüçhan hakkının avukatın hangi ücret alacağı için söz konusu olduğu, sınırlı bir biçimde belirtilmiş olup, şikâyetçinin icra müdürlüğündeki takip dosyasına konu ücret alacağı ise Avukatlık Kanunu’nun 166/2. maddesi kapsamı dışında kaldığı, mahkemece bu gerekçe ile reddedilmesi gereken şikâyetin reddine farklı gerekçe ile varılması doğru değilse de sonucu itibarıyla doğru olan hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasının gerekeceği-
