Borçlunun ilamla dayanarak taşınmazdan tahliye edilmesinden sonra, taşınmazı alacaklıdan kiralayan iyiniyetli kiracıdan taşınmazın alınıp kiracıya teslimi mümkün olmayıp, yeni kiracı olan üçüncü kişinin yeni kiracının (şikayetçinin) iyiniyetli olup olmadığı hususunun, borçlunun (eski kiracı), genel mahkemede açacağı davada ileri sürebileceği, aksi durumda icra müdürünün, yeni kiracının iyiniyetli olup olmadığını araştırma yetkisinin bulunmadığı- Taşınmazın borçlu tarafından tahliyesinden sonra, bu yerin takip yapan alacaklı tarafından şikayetçi üçüncü kişiye kiraya verilip verilmediğinin, dolayısı ile kiracı sıfatı bulunan kişi tarafından işgal edilip edilmediği belirlenerek karar verilmesi gerektiği-
“Karar düzeltme talepleri”nin icra mahkemesince reddedileceğine dair kanunda bir hüküm bulunmadığından, bu konuda karar verme yetkisinin Yargıtay’ın ilgili dairesine ait olduğu-
Davadan (şikayetten) ve temyiz isteminden feragat edilen durumlarda, öncelikle “davadan feragat” hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekeceği-
Yargıtay kararına karşı “karar düzeltme” yoluna başvurabilmesi için, başvuranın bunda hukuki yararının bulunması gerekeceği-
Temyizden vazgeçme halinde mahkemenin “temyiz talebinin reddine” karar vermeye yetkisi bulunmadığı, bu yetkinin Yargıtayın ilgili dairesine ait olduğu-
İşin niteliği bakımından Yargıtay 12. Hukuk Dairesinde temyiz incelemesinin 'duruşmalı olarak' yapılmasına İİK'nun 366. maddeleri hükümlerinin müsait olmadığı–