Takip alacaklısının, ihtiyati haciz kararı uyarınca gemide fiili haciz yapılmasını TTK m. 1364 uyarınca ihtiyati haciz kararından sonra 3 günlük süre içinde az da olsa ihtiyati haciz masrafı vererek talep etmesinin yeterli olduğu, aynı süre içinde ihtiyati haczin fiilen uygulanmasının zorunluluğu olmadığı- "İhtiyati haczin infazı için gemiye fiilen el konulması ve bu amaçla gemiye gidilerek haciz tutanağı düzenlenmesi gerektiğinden, yatırılan 10,00 TL tutarındaki avansın yeterli olmadığı, İİK m. 59 uyarınca gerekli masrafların peşin olarak yatırılması zorunlu olup, bu koşul yerine getirilmediğinden, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 3 iş günü içinde usulüne uygun olarak infazı talep edilmediğinden, TTK m. 1364 uyarınca ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış olacağı" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
Ek kararın yasal iki haftalık sürede temyiz edilmediği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin süre yönünden reddi kararının doğru olduğu-
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte, İİK'nın 150/e maddesinde öngörülen satış isteme süresinin hak düşürücü nitelikte olması ve süresinde satış istenmemesi hâlinde takibin düşeceği hususunun kamu düzenine ilişkin emredici bir kural niteliği taşıması nedeniyle, bu hususun istinaf dilekçesinde açıkça ileri sürülmemiş olsa dahi Bölge Adliye Mahkemesince re'sen gözetilmesi gerektiği- "Satış isteme süresinin geçirilmiş olması hususunun kamu düzenine ilişkin olmadığı, bu nedenle HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı yapılması gerektiği ve Bölge Adliye Mahkemesince bu hususun resen ele alınamayacağı" görüşünün Kurul çoğunluğunca kabul edilmediği-
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip talebinde asıl alacak miktarının 53.127 Euro olarak gösterildiği ve takip tarihindeki Merkez Bankası EURO efektif satış kuru (6.63 TL) dikkate alınarak yapılan hesaplamada harca esas değerin 352.232,01 TL olduğu- Bölge Adliye Mahkemesince direnme kararının verildiği 22.05.2024 tarihinde temyiz edilebilirlik (kesinlik) sınırı 378.290,00 TL olup uyuşmazlık konusu değerin (352.232,01 TL) İİK'nın 364/1. maddesinde belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince temyiz dilekçesinin miktardan reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu- "Temyiz incelemesi henüz yapılmamış dosyalar bakımından tamamlanmış bir işlemin bulunmadığı, İİK'nın 7550 s. K. m. 1 ile değişik ek 1/2. maddesi uyarınca, parasal sınırların uygulanmasında itiraz (dava) tarihindeki miktarın esas alınması gerektiği, Anayasa Mahkemesinin İİK'nın ek 1. maddenin 2. fıkrası ile ilgili iptal kararının gerekçesi de dikkate alınarak mahkemeye erişim hakkına öncelik verilmesi gerektiği, amaçsal yoruma uygun şekilde değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğu, açıklanan nedenlerle itiraz (dava) tarihindeki parasal sınır olan 72.070,00 TL dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılması gerektiği ve uyuşmazlık konusu miktarın takip tarihindeki değil direnme karar tarihindeki T.C. Merkez Bankası EURO efektif satış kuru üzerinden belirlenmesi gerektiği" görüşlerinin HGK çoğunluğu tarafından kabul edilmediği-
Dava konusu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış, vergi dairesi kayıtlarına göre borçlu haciz yapılan adreste faaliyet göstermemiş, haciz mahallinde haciz sırasında hazır bulunmamış olup buna göre mülkiyet karinesi davalı 3. kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Haciz mahallinde bulunulan belgelerin çalışanın şahsi bilgisayarından ele geçirildiğinin iddia edilmesi, davalı üçüncü kişi yanında sigortalı olarak çalışan şahsın, borçlunun kaynı olması, anılan belgelerde yer alan adresin haciz adresinden farklı olması karşısında ele geçirilen belgeler karinenin aksini ispat için yeterli görülmediği- Hacze konu menkullerin, vergi kayıtlarına göre çocuk kıyafeti üzerine faaliyet gösteren 3. kişinin faaliyet alanı ile uyumlu olduğu, davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında akrabalık bağı vs ile organik bağ olduğuna dair dosya kapsamında bilgi belge de bulunmadığı, buna göre, davacı alacaklının dayandığı delillerin, üçüncü kişi lehine olan karinenin aksini ispat için yeterli görülmediği- Davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu, davacı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, muvazaa iddiasını ispatlayamadığı-
İflasın açılmasından sonra müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durduğu ve ancak ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra bu davalara devam olunabildiği , İİK 194 hükmünün amacının masanın aktif ve pasifini ilgilendiren davalara devam edilip edilmeyeceği konusunda alacaklılara zaman tanımak olduğu- Temyiz dilekçesinde adi tasfiye işlemlerinin Bakırköy 1. İcra Müdürlüğünün 2021/10 İflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, ikinci alacaklılar toplantısının 10.05.2023 tarihinde yapıldığının belirtildiği- o hâlde, yerel mahkemece İİK'nın 194. maddesi uyarınca inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre  hüküm tesisi için kararın bozulmasının isabetli olduğu-
İİK 150/ı maddesinde yapılması belirtilen tebligatın muacceliyet için gerekli olduğu- Takip şartı olduğu- Bu nedenle noterde İİK 150/ı maddesi gereğince yapılan tebligatın usulsüz olması halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapılamayacağı- Bu yöndeki şikayetin İİK 16/2 kapsamında süresiz olarak incelenmesi gerektiği- Bu hususun takip şartı olduğu-
Temyizen incelenmesi istenen karar, istinaf isteminin süre aşımından reddine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmadığı- Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasının uygun bulunmadığı-
İcra mahkemelerinin hukuka ilişkin kararlarına karşı kanun yollarında parasal sınırların uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınması gerektiği- İlk derece mahkemesinin direnme kararının verildiği tarihte uyuşmazlık konusu değerin, kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmadığı- "-5311 s. K. m. 24 ile değişik- İİK. 363/1 uyarınca, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarı (01.01.2022 tarihinden itibaren) 18.710,00 TL geçmeyen şikâyet ve itirazlarla ilgili icra mahkemesi kararların kesin olduğu, somut uyuşmazlıkta kesinlik sınırının tespitinde İİK. 363/1'in uygulanması gerektiği" görüşünün HGK. çoğunluğunca benimsenmediği-
Şikayetçinin şikayetine dayanak ve UYAP sistemi üzerinden görüntülenebilen, aktif haciz tablosu uyarınca borçlunun emekli ikramiyesi sıra cetveli düzenlenerek taraflara tebliğ edilmeden icra müdürlüğü işlemiyle alacaklılar arasında paylaştırılmış olduğundan, bahsi geçen tablonun sıra cetveli niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği-