İlamda hüküm altına alınmayan hususlara dayalı olarak yorum, tahmin veya takdir yolu ile icra takibine geçilemeyeceği gibi bu konuda yeniden mahkemeye dava açılarak ilama istinaden takip yapılabileceği dikkate alınarak şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar vermek gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğu-
Gayrimenkulun aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel "şahsi" haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmesine gerek bulunmadığı-
Tebliğ işleminin, muhatabın tevziat saatlerinde evde olmadığı sebebiyle,  tebliğ evrakının mahalle muhtarı imzasına teslim edilip 2 nolu formülün muhatabın kapısına yapıştırılarak, isim ve imzadan imtina eden komşusuna  haber verildiği belirtilmek suretiyle yapıldığı, tebliğ memuru, muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebini ve tevziat saatlerinden sonra geleceğini tespit etmeden muhtara tebliğ ve 2 nolu fişin kapıya yapıştırılması işlemlerini tamamladığı, tebliğ işlemi, 7201 sayılı Kanunun 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesi hükümlerine uygun yapılmamış olmakla usulsüz olduğu-
Davadan (şikayetten) ve temyiz isteminden feragat edilen durumlarda, öncelikle “davadan feragat” hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekeceği-
Davadan feragat edilmesi halinde, mahkemece “bu konuda bir karar verilmek üzere” hükmün bozulması gerekeceği-
“Karar düzeltme talepleri”nin icra mahkemesince reddedileceğine dair kanunda bir hüküm bulunmadığından, bu konuda karar verme yetkisinin Yargıtay’ın ilgili dairesine ait olduğu-
Temyizden vazgeçme halinde mahkemenin “temyiz talebinin reddine” karar vermeye yetkisi bulunmadığı, bu yetkinin Yargıtayın ilgili dairesine ait olduğu-
“Karar düzeltme”nin niteliği gereği üst yargı organlarının hatalarından dönmeyi sağlayan bir rücu yolu olduğu; burada üst merci tarafından verilen hükmün, tekrar aynı merci tarafından bozulup düzeltilmesinin söz konusu olduğu; bir davada birden fazla karar düzeltme yoluna başvurulamayacağı-