Aksine ciddi ve inandırıcı kanıtlar bulunmadıkça, tanıkların gerçeği söylemiş olduklarının kabul edilmesi gerekeceği–
Boşanma davasına sebep olan olaydan sonra tarafların 3 yılı aşkın süre ile birlikte yaşadıkları, bu nedenle davacının bu olayı hoşgörü ile karşıladığının kabulünün gerektiği, başkaca da evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kabulüne yeterli bir olay ispat edilemediğine göre davanın reddine karar verilmesinin gerekeceği-
«Terk»in şiddetli geçimsizlik yarattığı (evlilik birliğini sarstığı) gerekçesiyle boşanmaya karar verilebilir mi?–
Görgüye dayanmayan tanık ifadelerine göre karar verilemeyeceği–
«Fiili ayrılığın gerçekleşmediğini» savunan davalının gösterdiği tanıklar dinlenmeden, boşanma kararı verilemeyeceği–
Davalının «ruhsal rahatsızlığı»nın ileri sürülmesi halinde, mahkemece -MK. 405 ve HUMK. 42. uyarınca- sulh hukuk mahkemesine yazı yazılarak «davalının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediği»nin sorulması gerekeceği–
Müşterek hayatı devam ettiren eşler arasında, müşterek hayatı çekilmez hale getiren geçimsizlikten bahsedilemeyeceği–